Federasyon kurmak ve Dimitri Kitsikis

loading
27 Mayıs, Çarşamba
£

8.25

7.40

$

6.78

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Federasyon kurmak ve Dimitri Kitsikis

Bu konuyu birkaç defa yazdım…

Bazı şeyler var ki zamanından önce yazılırsa, dikkat çekmez…

O bakımdan, tam zamanıdır diyerek, ayni konuyu tekrar gündeme getiriyorum.

Sanırım, epey tarih okudum. Hem değişik, hem de çeşitli kaynaklara baktım. Kütüphanemde tarih kitapları, tıp kitaplarından fazla yer tutuyor. Felsefeyi de geçmiş durumda…

Eğer bu bir bilgiyse, o bilgiyle derim ki :

Türkler ile Helenler'in devlet konusundaki iş birlikleri, nerede ise taa 10.yy'a, Anadolu Selçukluları ve Kutalmışoğlu Süleyman Bey'e kadar gider. En önemli Selçuklu veziri Karatay, sultanın Rum dönmesi, dayısıdır! Efendim? Padişahın, anası da Rum imiş yâni…

Kim mi bu Selçuk Sultanı? Alâeddin Keykubat…

En önemli Selçuk sultanıdır… Selçuklular göçebe bir devlet, olsa Cengiz İmparatorluğu gibi olur, ömrü bir kişi ile bağımlı olurdu. Bunu fark eden Anadolu Türkmenleri, devleti kurmuş ama yerleşik hayata geçerken, devlet düzeni için, yerleşik bir kültürün ögelerini kullanmışlardır. Bunun da en kestirme yolu, sarayı özümsemedir. Ta Selçuklular zamanında…

İstanbul'un ele geçirilmesi ile Sultan 2. Mehmet, bu fırsatı çok iyi kullanarak, atalarından kendine miras kalan göçebe devletini, bir dünya imparatorluğuna çevirmiştir. Çandarlı Halil Paşa'nın katli, imparatorluğun ikinci derecedeki Türkmen ailesinin ve özünde de Türkmen aristokrasisinin tasfiyesidir. Gerçi, kuruluştan beri bir Türkmen/Helen işbirliği devam etmekteydi. Osman Bey'in Köse Mihal, Evranos bey gibi Rum yoldaşları vardır ama Fatih ile ortaya çıkan, artık Bizans'ın uç beylerini, tekfurlarını devşirmenin ötesinde, Bizans saray mensuplarını özümseme, kendi düzenine ve birikimlerini kullanmadır. Tam bir imparatorluk politikası… Nitekim, Çandarlı Halil Paşa'dan sonraki sadrazam, Mahmut Paşa'dır…

Hani bugün İstanbul'da semt var adına, o! Saraylı bir Rum dönme… Ardından adı üstünde Rum Mehmet Paşa geliyor… O da dönme… Sonra Koca Mustafa Paşa, o da saraylı bir aileden gelme bir Rumoğlu… Onun da adına mahalle var günümüzde! Ve bu böyle devam eder ondan sonra da…

Taa imparatorluğun son günlerinde bile, Kara Todori Paşa gibi, Muzurus Paşa gibi Rum Dışişleri Bakanları vardır devletin. Maliye bakanları ve elçilikleri, bir yana bırakalım! Yerimiz yetmez…

Bir Rum tarihçi vardır ki bu konuda söyledikleri dikkate değer:

Dimitri Kitsikis… Kendisi Ottawa Üniversitesinde tarih profesörü olan Kitsikis, bir dönem Mao ile yakınlaşmış, sonradan bir süre de Turgut Özal'a danışmanlık yapmıştır. Kitsikis'in "Türk/Yunan İmparatorluğu-Osmanlılar" diye bir kitabı var. Türkçe'de de çıktı (İletişim Yayınları). Kendisi, Osmanlı İmparatorluğu'nun bir ortak devlet olduğunu ileri sürerek, iddia eder ki Türkler ve Helenler, işbirliği yaptıkları sürece, birlikte dünyayı yönetmişlerdir. Ne zaman ki bu iki halk 1821'den başlayarak, birbiri ile çatışmaya tutuştu, her ikisi de batının sömürgesi durumuna düştüler. Bu gidişten çıkmanın yolu, Türkler ve Helenler'in, batı merkezli düşünceleri terk edip, tekrar Osmanlı günlerindeki işbirliği anlayışına dönmeleri ve Türkiye ile Yunanistan'ın bir federasyon haline gelmesidir. Türkiye'de Kitsikis'i, bizim gibi birkaç meraklı ve rahmetli Özal gibi uçuk bir adamın dışında dikkate almadı, kitabını okumadı da! Ama Yunanistan'da, eski Yunanlılar'ın da Asya kökenli, dolayısıyla Türk asıllı olduklarını da iddia ettiği için, fırtınalar çıkardı, söz konusu kitap…

1821'den sonra, Helenler Türkler'den nefret etmeye başladılar ağır ağır ama 1921'e gelindiğinde, Türkler bizi halâ seviyor ve neden kendilerine başkaldırdığımızı anlayamayıp, hayretler içinde kalıyorlardı, diyor… Bence de haklı…

Yunanistan'da bu adama çok kızdılar ve o da geri Kanada'ya gitti…

Keşke, Kitsikis gibilerin sayısı artsa… Her iki tarafta da…

O zaman aramızdaki sorunları çözmek için bakmamız gereken kaynağın, kendi tarihimiz olduğunu anlarız! Sorunu yaratanların tavsiyeleri, değil…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.