Görüşmeler hangi aşamada?

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.55

7.69

$

6.76

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Görüşmeler hangi aşamada?

Kıbrıs sorunu'na yönelik görüşmeler devam ediyor… iki halkın birbirlerinin önerilerini benimseyememesi zaten rutindir. Ancak asıl ilginç olan, güneyde Hristofyas'ın mülkiyete ilişkin önerilerine, ortağı DİKO'nun da karşı çıkması ile oluşan durumdur.

Kıbrıslı Türk bakış açısı ile bakıldığında, güneyde olup biteni kavramak hiç de kolay değil. Çünkü ne kadar ilginçtir ki sağımız da solumuz da güneydeki siyasi yelpazenin yapısını, tanımıyoruz. Kıbrıs Rum siyasetinin en eski partisi olan AKEL'i bir yana koyarsak, oradaki siyasi yapılanma, bizdeki gibi bir sağ/sol eksenine göre düzenlenmiş değildir. Özellikle 1974 sonrasında, siyasi parti yapılanmasının ekseni, Başpiskopos Makarios olmuştur. Makariosçu bir orta sağ parti: DİKO ve başpiskoposun özel doktorunun başında bulunduğu, bir sol parti: EDEK…

Ta o zamandan, hatta daha da eskiden beri, "Bir anlaşma olmazsa başımıza bir felâket gelecek, gelin anlaşalım" diyen Kliridis, 1974'teki cumhurbaşkanı vekilliğinin ardından, Viyana'da Denktaş'a harita verdi, veya verilen haritayı almayı kabul etti gerekçesiyle aforoz edilince, Makarios'la yollarını ayırmış, onun payına da eski EOKA mensupları düşmüştür. Dolayısıyla orada bir de Makarios Karşıtı cephe vardır: DİSİ ve sağa doğru giden küçük küçük bir takım faşist düşünce merkezleri…

AKEL, bu noktada tercihini darbe karşıtı olmak hasebi ve 1968'den itibaren cumhurbaşkanı ile yaptığı işbirliğine dayanarak, Makariosçular'dan yana koyunca, Rum siyasi düşünce dünyasının dikiş tutturması imkânı da ortadan kalkmıştır. Çünkü, milliyetçi geçmişine rağmen, Kliridis ekibi aklın yolunu denemeye her kalktığında, güneyde "emperyalizm'in adadaki adamı" avazeleri ile karşılaşırken, son dönemde liberal ve Avrupalı bir duruş sergilemeyi başarmıştır. Oysa asıl milliyetçi görüşler, Makariosçu cephede yaşamaya devam ediyorlar. AKEL'in bu noktadaki handikapı, anti emperyalist olacağım diye, zamanında Kliridis'e yapıştırdığı "yabancıların adamı" yaftası dolayısıyla, siyaseti" tek yolda" yapmak zorunda kalmasıdır. Gittiği yolda gidiş var, dönüş yasaklanmış! O zaman eli mahkûm, iki Makariosçu partiye teslim olmak zorunda kalıyor. Düşünce üretmek hak getire… AKEL'in bu düşünsel yapıyı bugün edindiğini sanmak da yanlış olur. 1948'den beri, "Devrimci demokratik yoldan ENOSİS" diye kongre kararları aldıklarını, unutmadık. ENOSİS'e karşıdır diye partiden atılan kurucu genel sekreter Plutis Servas, Lidra palas'taki bir toplantıda, " Böyle bir ülkede Türkleri dikkate almazsanız, ülke bölünür. Bunu Makarios'a bir türlü anlatamadıydım. Ezakia (Papayuannu) da ona uydu, yıllarca "ENOSİS ge monon ENOSİS" deyip durdu…" demişti… Çünkü o günlerde Yunanistan'da iç savaş vardı ve bir komünist ihtilalin eli kulağındadır sanılmaktaydı. KKE'nin Stalinci kanadının lideri Zahariadis'in de Yunan halkına ulusal ögeleri de savunduklarını kanıtlamak üzere, ENOSİS politikasına ihtiyacı vardı… Dolayısıyla Makariosçu milliyetçiler ile AKEL arasındaki işbirliğini 15 Temmuz Darbesi'ne bağlamak, olayı tam izah edemez. Kökü çok daha derindedir…

ENOSİS artık anlamsız olsa da şimdi de o cephedeki beyinlerin arkasında, adada bir Helen Ulus Devleti ve onun çok zengin haklarla techiz edilmiş Türk Azınlığı çerçevesinin dışına, bir türlü çıkılamadığı görülüyor. AKEL'in Avrupa Birliği üyeliğine zaten karşı çıkmış olduğunu kendi tezlerinde yazdığı da bilinirse, ulusötesi bir birliğe girmiş bir yapının, kendisinin içe kapalı/ulusal ve hatta etnik bir yapı üzerinde bu kadar ısrar etmesini nedeni, ancak böyle anlaşılır.

Mesele mülkiyet rejimi değildir… O kolay istedikten sonra…

Etnik önyargılardan ve tarihin tutsaklığından uzakta, AB üyesi "ulusötesi" bir devlet mi yaratacağız, yoksa etnik bir çoğunluğun, etnik bir azınlığı zaptü rapt altında tutacağı bir ulus devlet mi empoze edeceğiz?

Mesele budur… Ve yazık ki sahipsizdir…

Yazıyı okurken, şaşırmışsınızdır. On sene önce yazıldıydı nerdeyse… Önyargılarımız dondurdu bizi bu memlekette… Fosil gibiyiz… On sene sonra gene yayınla, gene okunur…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.