Kıbrıs'ta barış engellenir mi?

loading
3 Ağustos, Pazartesi
£

9.14

8.22

$

6.98

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Kıbrıs'ta barış engellenir mi?

"Engels de tıpkı Marx gibi, proletarya ve proleter devrim açısından, demokratik merkeziyetçiliği, bir ve bölünmez cumhuriyeti savunur. Federatif cumhuriyeti, ya bir istisna ve gelişmeye engel olarak, ya da monarşiden merkezileştirilmiş cumhuriyete bir geçiş olarak, ama bazı koşullarda bir ilerleme olarak düşünür. Ve bu özel koşullar arasında, ulusal soruna ilk planda yer verir... Her ikisinde de küçük devletlerin gerici niteliğini ve bazı somut durumlarda bu gerici niteliği gizlemek için ulusal sorundan yararlanılmasını amansızca eleştirmiş olmalarına karşın, yapıtlarının hiçbir yerinde... ulusal sorunun öneminin küçümsendiği, geçiştirildiği görülemez."

İddia bana ait değil… Lenin'in ünlü Devlet ve İhtilal'inden… Meraklısı mutlaka okumuştur, sayfasını da bilir!

Kıbrıs söz konusu olduğunda, ortada iki iddia var:

Ben de dahil olmak üzere, Kıbrıslı Türkler'in çoğunluğu, adada ta 1799'dan kalma bir Ulusal Sorun yaşanmakta olduğunu söyleriz. AKEL de dahil, Kıbrıslı Rumlar'ın büyük çoğunluğu da biz adada "Lati lôkum" gibi yaşarken, bir gün ansızın Türkiye'nin hükmedip adayı basıp böldüğünü iddia ederler.

Hangi iddiaya hak verdiğinizi, meşrebiniz belirler… Ben inancımı, daha doğrusu, bildiğimi, zaten yazdım. Bu bir Ulusal Sorun'dur…"Yok! Bir İşgal Meselesidir Rumlar doğru söylüyor" diyen varsa, bir tık… Adını da gizlemeden, aşağı yazsın…

Şimdi, sol adına konuşulacaksa, herhalde bilinen ideologlarından daha iyi argüman alınamaz! Neymiş? Marx ile Engels, aslında büyük devletten yanaymışlar ama ulusal sorun varsa, federasyonu da savunurlarmış! Ben, Lenin'in yalancısıyım… Devlet ve İhtilal! Kitabın adını söylerken, çoğunun ağzı dolar ama okumamış, galiba!

Peki bu federasyon hangi esasa göre kurulurmuş?

"Federal bir devleti, bütün halindeki devletten, iki nokta ayırdeder; birincisi, federasyonun üyesi olan her devletin, her kantonun kendi medeni hukukuna ve ceza yasasına sahip bulunması...; ikincisi, halkın meclisi yanında, her kantonun büyük olsun, küçük olsun, oyunu kullanabileceği bir devletler temsilcileri meclisinin, bulunmasıdır." Yani, kurucular eşittir… Kelle sayısına bakılmaz… İddia benim değil gene… Ne yazık! Engels'in… Gotha ve Erfurt Programları'nın Eleştirisi'nden… Sol yayınları… Bunları hatmedenler, hatmedip de artık beğenmeyip, revize bile edebilecek düzeye gelenler, sayfa numaralarını da ezbere biliyorlardır… Şimdi kitap karıştırmayalım… "Yoktur, sen uyduruyorsun" diyen çıkarsa, sayfanın fotokopisini basarız o zaman…

Peki bu daha çok kelle sayısı olanın aleyhine bir eşitsizlik değil mi?

Efendim, değilmiş…

"Bize deniliyor ki, ayrılma hakkını destekleyerek, ezilen ulusların burjuva milliyetçiliğine destek oluyorsunuz. Bizim cevabımız şöyle: Ezilen ulus burjuvazisi, ezen ulusa karşı mücadele ettikçe, biz her zaman için, her durumda ve herkesten daha azimle, onun taraftarıyız; çünkü biz, ezginin en ateşli ve en tutarlı düşmanlarıyız. Eğer ezilen ulusun burjuvazisi, kendi burjuva milliyetçiliğinin çıkarları için savaşıyorsa, biz buna karşıyız. Ezen ulusun ayrıcalıklarına ve zorbalıklarına karşı savaşırız, ezilen ulusun kendisine ayrıcalıklar aramasını da, asla hoş görmeyiz".

Bu da Lenin! Ulusların Kaderini Tayin Hakkı…

Bir da Gramsci atayım mı?

Dürtmeyin, Frankfurt Okulu bile atarım…

Ulusal Soruna, Ezen Ulus Burjuvazisi'nin kelle sayısı tespitleri ile çözüm arayan bir solu, tarih ilk defa görüyor! Pardon ama…

Unutulmamalıdır ki bu gibi durumlarda, sol olmak; kendi sağınızın tam zıddı olmak değildir! O, karşı tarafın sağıdır… Özür dilerim…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.