Tarafsız taraf olmak... ve Şeyh...

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.53

7.67

$

6.75

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Tarafsız taraf olmak... ve Şeyh...

Şeyh Nazım-ı Kıbrısî el Hakani ile ilgili hafta sonu yayınlanan yazım, sanırım kırk yıllık yazılarım içinde, en çok okunan ve tavsiye edilen yazı oldu!

Yorumcularımızdan bir tek Mağusa'dan yazan, "Tarafsız Gerçekçi" kod adlı arkadaş, çok fena bozuldu… Bizim onun görüşlerine saygımız olmasa, makalenin altında yorumlarını tutmazdık! Ama kendisinin kendinden başka kimsenin görüş ve inançlarına saygılı davrandığı, sanmıyorum…

Yazdıklarını, okudum… Özellikle Mağusa Surları içindeki ejderha efsanesini Şeyh Nazım'ın uydurmadığını, bunun çok eski bir Lüzinyan efsanesi olduğunu bildiğini görmek, beni sevindirdi. Çünkü çoğu "aydınımız" kendilerinin bilmediği bir eski Kıbrıs efsanesini, yüz yaşındaki adamın bilmesinden utanacaklarına, küplere biniyorlar… Mağusa Surları söz konusu olduğunda, bir din adamından, "Dialektik Materyalist" bir yorum beklenmesine şaşırdım sadece… O günlerde bizim

Tarafsız Gerçekçi arkadaşımız da şeyhe inanıp, sur dibine giderken, kurt köpeğini de yanına almış! Kendi yazıyor… Buna da gülümsedim doğrusu...

Şakayı bir yana bırakırsak, Bilim de Felsefe de "gerçeği" arar… Biri deneysellikle, öteki tefekkürle! Bazı örnekler vardır ki bilim gerçeği felsefeden altı yüz yıl sonra keşfedebilmiştir. Meselâ, "Bir ben vardır bende, benden içeru"; Yunus Emre tarafından Nörofizyoloji'den altı asır evvel söylenmiştir. Gerçeğe varma babında, felsefenin yanıldığı örnekler de vardır.

Bilimin yok mu?

Fizik Biliminin Isaac Newton'a kadar başka, ondan sonra başka, Einstein'den sonra da bambaşka kurallar içerdiğini unutmayalım! Newton'un Gravitasyon Yasası uyarınca, uzaydaki cisimler, birbirini kütleleri ile orantılı bir güçle, çeker. Yer çekimi dediğimiz şey, budur. Oysa Parçacık fiziğini savunanlar, şimdi uzaydaki cisimlerin, birbirini çekmeyip, ittiğini iddia ediyorlar! Uzaydan, kütleye doğru… Yoksa, Big Bang açıklanamazdı, diyorlar. Onlara göre yer çekimi, aslında uzay itimi! İleri sürdükleri kanıt ise Einstein'in ünlü "Güneş Tutulması" deneyi… Hangisi "şaklaban"? Newton mu? Einstein mı?
Mutlak gerçeğin, insanın dışında bir yerde durduğu ve insanın ona vakıf olmasının mümkün olduğu görüşünü ilk defa ortaya atan düşünür, Platon'dur. Platon'un gerçek hakkındaki öngörüsü, batı zihniyetinin temellerinden birini oluşturmaya, devam etmektedir. Bu öngörü daha sonra dinler tarafından teyid edilmiştir. "Gerçek, Tanrı kelâmıdır"...

Doğal bilimlerin gerçeği bile görecelidir. Mutlak bir gerçek yoktur. Çünkü bildiğimiz "gerçek"bile, sadece dünyada böyledir. Uzayın başka yerlerinde bambaşka olabilir ve henüz gerçeğin o boyutu hakkında bir fikrimiz yok.

"Hakikat ile hata, kutupsal karşıtlıklar içinde devinen düşüncenin bütün belirlenimleri gibi, ancak son derecede sınırlı bir alan için mutlak bir geçerliliğe sahiptirler… Eğer onu bu alan dışında kesinkes geçerli olarak uygulamaya girişirsek, ... karşıtlığın iki kutbu, kendi terslerine dönüşürler, hakikat hata, hata da hakikat yerine geçer."
Buyurun Focault:

" Her toplumun, hakikate ilişkin kendi politikası vardır… Hakikat, bir hakikatler rejimidir."
Popper: "En iyi kuram "zamana bağlı olarak yanlışlanabilir, çürütülebilir olan kuramdır" Konumuz bakımından diyor ki üstad: " Hakikat, zamana bağlı olarak değişir! Bunu bilmeyen teori iyi bir teori değildir." Liberal…

" Hakikat... özgürlük korkusudur." Keith Jenkins… Bu da post modernist!

" Değişimler ve durumdan duruma geçişler bütünüdür her şey!" Bu da İbn-i Haldun. Ötekilerden bin yıl önce söylemiş nerdeyse… Filozof! Hem de Müslüman…
Kusura bakma ama savunduğun şey, "bilim" değil be arkadaş! Pozitivizm… Auguste Comte! Einstein'den beri de aşıldı…

"Hayatta en hakiki mürşid, ilim" değil; yüz yıldan beri… Çok daha komplike bir mesele bu… "Bilim nedir?" önce bu yanıtlanmalı…

Comte'un lâfıydı o… Atatürk'ün sanırsınız…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.