Mevlana Hazretleri

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Mevlana Hazretleri

Kıbrıs Postası, makalelerin altına "counter" koymuyor. Bin türlü dedikodu ve yalana sebep olduğu için… Ama biz, her yazının kaç defa okunduğunu, biliyoruz…

Geçen günkü Şeyh Nazım yazısı, rekor sayıda okundu… Zaten "beğenildi" tıklarının sayısından belli… Demek ki kendisi zannettiğimiz gibi "değeri bilinmeyen" biri değil! Ne mutlu!

Bugün izninizle gene ondan bahsedeceğim…

Mağusa Surları içindeki "ezderha" efsanesinin aslının çok eski bir Lüzinyan inancı olduğunu, bu vesile ile birkaç defa yazdık. Şeyh'e ait değildi o iddia… Çarpıcı olan, aydınlarımızın hiç haberleri olmayan bin yıllık bir efsaneyi ondan duyunca, kendi bilgisizliklerine yanacaklarına, küplere binmeleri idi… Efendim… O bir Katolik Efsanesi… AB'ye uyar, merak etmeyin de koca şeyhten "dialektik materyalist" yorum mu bekliyordunuz?

Prens Charles'ın Müslümanlığı meselesi de buna benzer bir şeydir! İkisi arasında özel paylaşılmış bir şey varsa bilemem ama Reha Muhtar, bir programda kendini çok akıllı sanıp, şeyhe soruyor: " Efendim, Prens Charles da mı Müslüman olmuş?" Suratında da çok bilmiş o istihza! Şeyh Nazım da cevap veriyor: " Evet, sen ne kadar müslümansan, o da kadar müslümandır!" Cevaptaki kinayeyi anlamak için arif olmak gerekmez!" Ne sen Müslümansın ne de o" diyor ama kendinin bana öğrettiği bir kural var: "Herkes, bildiği kadar anlar…" İdrak-ı meali!

Geçen gün anlattığım o ilk ziyaretimde, bana sormuştu: " Adaşım, sen Müslüman mısın?"

" Elhamdülillah şeyhim" dedim…

" Hade yahu" diye cevap verdi, "aha Bolşevik'sin, buyuklarından belli…"

" Onlar Bolşevik bıyığı değil, Bektaşi bıyığıdır" deyince…

" Haaa… O zaman başka" dedi… Oradan bir hurma ağacını göstererek, " Kökü birdir, bak dallar başka başka yönlere bakar… Benim dedem de Bektaşi idi…" Biliyordum zaten, büyük dedesi Mustafa Baba'nın Lefkoşa'nın Bektaşi Dedesi olduğunu… Küçük bir sınavdan geçtim… Bakalım lâf ola beri gele mi konuşuyorum, yoksa ne söylediğimin farkında mıyım. Geçtiydim sanırım…
Hallac-ı Mansur'dan "Hazret" diye bahsedilen bir başka Nakşibendi dergâhı bulamazsınız…

"Dostun attığı gül, beni düşmanın attığı taştan fazla yaralar…" diye Pir Sultan Abdal deyişlerini de başka bir şeyhten zor duyarsınız…
Bir müridinden bunları duyduğumda, ağzım bir karış açık kaldıydı… Hüseyin'den… Bütün Lefke tanır… Aslen Leymosun'ludur…
Onunla ilgili bir yazımın altına blog atan Türkiye'den bir uzman:

" Her ne kadar da Nakşibendiliğin Halidi kolundan gelse de o ancak bir Kıbrıslı'nın yapabileceği bir şey yapmış, Nakşilik ile Bektaşilik'i mezcetmiştir. O bakımdan ona Nakşi demeyin! Kıbrısîlik diye bir ayrı yol var artık!" dediydi…

Siz, kiliseye hoşgörü gösterin. Easter ayinine de… Hiç itirazım yok! Engizisyon falan hiç aklınıza gelmesin…

Ben de İngiltere'ye gittiğimde, ilk önce Canterbury Katedrali'ni ziyaret ettim… İyidir…

Ama şeyh haklıydı! Dergâh'ta da yılan yoktur, sizi sokmaz be arkadaşlar… "Gericilik"tir diye hristiyan olacaksanız da olun… O gene de size, "Siz de gelin" derdi… Öyle emin olmayın kendinizden…

Felsefi derinlikte, elli tane piskoposu cebinden çıkardı hayatı boyunca…

Annan Planı boyunca söylediklerini hatırlayın: "Hayır, şeytanın cevabıdır…" Puhu kuşunu bir yana bırakın…

Şu solunum makinasından çıktı mı? Allah saklasın…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.