Kumandaria şarabının dayanılmazlığı

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Kumandaria şarabının dayanılmazlığı

Padişah Abdülmecit tahta çıktığı zaman, Osmanlı İmparatorluğu'nda yenileşme çabaları, en üst düzeydeydi. Sultan daha pek çok alanda olduğu gibi, kültür yaşamında da yeni fikirlerin önünü açmak gereğini duyan bir insandı. Bu bağlamda, (bu lafı da hiç sevmiyorum), yeni bir Osmanlı Tarihi yazılmasını gerekli görür ve ünlü Fransız yazar Alphonce de La Martin'i İstanbul'a davet ederek, ona bir çiftlik ihsan edip, Osmanlı Tarihi'ni yazmasını ister.

de La Martin, Padişahın istediğini, yapar. Yazdığı tarihi, Abdülmecit'e sunar ve ihsanlar alır. Yani, Abdülmecit, yazdığı tarihi, beğenir. Ünlü yazar, Osmanlı sarayında, kendisine Kumandaria şarabı ikram edildiğini anlatır. Abdülmecit'in sarayındaki konuklarına sunduğu bir şarapmış, kumandaria... Bu, önemli değil... Asıl hoş olan, ayni kitapta, ll. Selim'in Kıbrıs'ı alış sebepleri arasında, Joseph Nasi'nin, kendisine sunup, tiryaki ettiği bu ayni şaraba olan düşkünlüğünün de sayılması! Şimdilerde, bizim resmi tarih hokkabazlarımızın, bunun Osmanlı'yı çekemeyen batılıların bir uydurması olduğunu iddia ettiklerini, biliyoruz. Ne var ki, Osmanlı padişahı Abdülmecit, bu iddiayı kaleme alan Fransız yazara, bir de çiftlik bağışlamış. Padişah mı bilir, tarih diye türlü çeşitli hokkabazlılar edenler mi? Ben, bilmem…

Sir Harry Luke'a göre, ll. Selim, sarhoş kafayla hamamda cariye kovalarken, kayıp, kafasını kurnaya çarparak hakkın rahmetine ulaştığı esnada, Kumandaria'dan mest bir haldeymiş. Sir, " böylece" diyor, " Kıbrıs, yenilgisinin ve Baragadino'nun kötü sonunun intikamını, üç yıla varmadan aldı! "

1291'de, Akka kalesinin Haçlılar'ın elinden alınmasından hemen sonra, Hospitalier şövalyeleri, buradaki karargahlarını, 1210'da Kral Hugh l. tarafından kendilerine verilen, Limasol ile Erimi köyü arasındaki bölgeye taşırlar. Burada, sonradan Koloş Kalesi'ni de yapacak olan bu Hristiyan şovalye tarikatının başında, Jean de Villiers bulunmaktadır. Tarikat üyeleri, Rodos'a gidinceye kadar, Kıbrıs'ta yaşamışlardır. Bu birkaç yüzyıllık bir zamandır. Bu esnada, şövalyeler, bölgenin kireçli toprağında, üzüm, pamuk, zeytin, mısır ve şeker kamışı üreterek, yaşamlarını sürdürürler.

Bu dönemde, adaya yerleşen tek şovalye tarikatı, Hospitalier ya da St. John diye anılan bu grup olmayıp, bir ikinci tarikat da Kıbrıs'ı mesken tutar. Bunların adı da, Templar Şövalyeleridir. Bu iki tarikatın, adada üç yerleşim yeri ve kumanda merkezi vardır. Bu merkezler, tarikat başkanlarının ünvanı " Grand Coumanderé" olduğu için, Coumandaria ( Kumandanlık) diye anılmaktadırlar. Kıbrıs'ta üç adet Kumandaria olduğu bilinmektedir:

a) Büyük Kumandaria: Koloş Kalesi ve çevresindeki genel komutanlık.

b) Küçük Kumandaria: Baf yakınlarında, şimdiki Finike köyü ve çevresi.

c) Templos Kumandarialığı: Girne yakınlarında şimdiki Templos ( Zeytinlik ) köyü ve çevresi ki, Templar şövalyelerinin merkezidir.

Kumandaria şarabı, Koloş Kalesi cıvarındaki, kireçli topraklarda yetişen bağların üzümlerinden elde edilir ve adını, üretildiği yerden alır. Orta çağın erken yıllarından beri, bu şarabın Avrupa'da ünlü olduğu bilinmektedir. 16.yy'da Koloş Kalesi ve civarının yönetimi, ünlü Venedikli Cornaro ailesine geçer. Adanın Lüzinyan yönetiminden Venedikliler'e geçmesine neden olan, Lüzinyan döneminin son Kraliçesi Catherina Cornaro da bu ailenin kızıdır.

Yani şarabımız, kralların, kraliçelerin içkisidir. Uzun yıllar özelliklerini koruyarak dayanabilen, vermut tadında, kıvamlı ve şişesinin etrafında, sazdan bir örgü ile saklanan şarab, Orta Çağ'da İngiltere kraliçesi'ne sunulmuş ve Kıbrıs şarabının Avrupa'da ün kazanması, böyle başlamıştır. Orta Çağ'dan beri, Avrupa saraylarında bilinen bir içki olan Kumandaria, öyle görülüyor ki, en azından ll. Selim ile Abdülmecit arasında, İstanbul sarayının da önde gelen şarabı imiş...

Bugün de rahat edin gardaş… Sizle ilgili bir şey yok! Vurun şaraba… Yarasın…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.