Denizleri astılar…

loading
3 Haziran, Çarşamba
£

8.49

7.56

$

6.74

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Denizleri astılar…

O zamanlar, cumartesi de okul vardı! Yarım gün… Öğlen çıkıp gidiyorsun…

O sabah nasıl denk geldi bilmem, İstanbul üniversitesi Merkez Binası'na bizim "Baş eski Bakanı" Ferdi Sabit Soyer ile girdik… Farklı semtlerde oturup, değişik yönlerden geliyoruz çünkü… Geme o zamanlar Merkez Bina'nın kapısında, bir "Fruko" karakolu var… Toplum Polisi, demek… Yoklanıp, moklanıp öyle giriyorsun… Yok öyle üç kuruşa köfte… Elini kolunu sallayarak, üniversiteye mi girilirmiş? Uzatmayalım, ellendik falan, girdik…

Ana yoldan, binaya doğru birkaç attık ki içerden bir gümbürtüdür koptu… Birileri,dinamit veya benzeri bir şey patlatmışlar.

Ferdi'nin uyanıklığı sonradan olma değil! O zamandan da leb demeden leblebiyi anlardı…

Hemen geriye seyirtti… Bana da:

" Fırla" dedi… "Denizleri astılar… Şimdi kan gövdeyi götürecek bunun içinde…"

Daha gireli bir dakika olmamış, kapıya çok yakınız yani… Biz kapıya doğru koşarken, karşıdan da bir kürüm polis, binaya doğru taarruza geçti… Herhalde önlerinden daha yeni yoklanarak geçtiğimizden olsa gerek, bizim suçsuzluğumuza hükmetmiş olmalılar, bize ilişmediler… Canımızı Bayezit Meydanı'na zor attık… O Kaymaklı'da top oynarsaydı, ben de mücahitlikten yeni gelmişim! Kondüsyonumuz süperdi o zamanlar…

Şimdinin sünepelerine mesel gibi gelebilir! O zamanlar, duvarlarda posterler olurdu, eski batıdaki gibi… Siyah zemin üstüne, bir takım resimler… En yukarıda, beyaz büyük punto "Aranıyor"! Resimlerin altında da arananların isimleri… Mahir Çayan, Hüseyin Cevahir, Ulaş Bardakçı, Nahit Töre, Cihan Alptekin, Ertuğrul Kürkçü, ilh… Bunlardan biri öldürüldükçe, (ne halse hiç yakalanmazdı! Kürkçü hariç… ) birileri o afişlerdeki resimlerinin üzerine, kırmızı bir çarpı işareti koyardı… Üşenmeden… Her afişte…

Bayezit Meydanı da bunların sergisi… Çıktık… Üniversitenin içinden gümbürtüler gelmeye devam ediyor… Vurduk, Divanyolu'na… Cağaloğlu'nun oralarda, gazetelerin ikinci baskıları dağıtılıyor! Ben Günaydın'da gördüm… Manşet: Asıldılar… Bâb-ı Âli'nin önünden geçtik… Karşıda Alay Köşkü…. Hani padişah orada oturur da sefere giden Ordu-yu Humayun, önünden geçer giderdi… Biz ters tarafa dönüp, Sirkeci Yurdu'na attık kapağı… Kara haberi biz mi gütürdüydük, yoksa önceden erken kalkanlar duymuş muydu,unuttum…

Sabah sabah bomba sesleri ve koşturmaktan zaten iflahım kesilmiş… Ferdi nere gitti, ne yaptıydı, o da aklımdan çıktı şimdi ama ben Dr.Erkut Öner'le maça gittim… BU gibi durumlarda, en iyisi kalbalılar içinde kaybolmaktır diye düşündüğümden, bir... Bir de o zamandan da Salazar'ın "futbol, fado, fiesta" meselesine çok değer vermediğimden… Ben Fener taraftarıyım ama maç, cimbom maçıydı… O zamanlar, böyle şeyler de olabiliyordu… Cimbom gol atınca sevinçten parçalanmadınız diye, kimse sizi öldürmezdi… Rakip kimdi? Maç nasıl sonuçlandı? Unuttum… Numaralı tribündeydik… Eski Dolmabahçe'de… Karıncaezmez de oralarda mıydı? Onu da unuttum vallahi…

Tek aklımda kalan, hemen önümde duran, ünlü aktör Yusuf Sezgin'in elindeki gazeteye bakıp bakıp, adeta dertleşecek birini ararken, dönüp bana " Astılar çocukları! Şimdi Türkiye kalkınacak…" demesi…

Çok şaşırmıştım… "Ben onu böyle bilmezdim" !

Dün altı Mayıs'tı…

Ben de o günü, böyle yaşadım… Şimdi aradan kaç yıl geçti, hesaplamaya gönlüm yok!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.