Sloganlar Dünyası...

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Sloganlar Dünyası...

Geçen Pazartesi yayınlanan yazıma çok değişik tepkiler aldım… Bence bunlar tarihsel nitelikte olduğu için, ele almamak olmaz… Sessizlikle geçiştiremem, o eskidendi…

Öncelikle, özelden yazan aklı başında olduğunu herkesin bildiği bir arkadaşa teşekkür ederim. Kıbrıs Türk Solu'nun şerefini kurtardığım anlamında cümleler kullandı… Estağfurullah…

Daha sonra, yaptığı yorumların tümünde düz CTP'li olduğu belli olan bir arkadaş, yazının altına attığı blogda: "Zorla güzellik olmaz! Ne önerirlerse, kabul etmek MECBURİYETİNDEYİZ!" diyerek, konuşmaya konuşmaya, hiçbir ciddi düşünce üretmeye üretmeye, CTP'nin bu toplumun solunu ne kadar, siyasetten uzak, hadım bir felsefeye sürüklediğinin bir örneğini verdi… Hadımlaşmak her iki anlamıyla bazılarının politikasıysa, başarılı olmuştur… Mecburmuşuk! Kendine "sol" demeye utanmayan bir topluluğun, mensuplarına teslim olmayı telkin ettiği dünyada görülmemiştir. Kusur o günahsız insanlarda değildir. Ferdi, Ömer ve M.Ali kına yakabilirler…

Partinin kurucularından, çok sevdiğim ve çok da saygı duyduğum bir dost da (çünkü o da çok gadre uğramıştır) " Doktorun yazdığı gerçekleri kimse inkâr edemez ama bu günlerde, felsefeyi lâflardan kurtarıp, barışa yönelik eylemler ve söylemler yaratmak gerekir" diye yazdı…

En dikkate alınması gereken eleştiri de bu!

Çünkü, en hatalısı budur…

Kıbrıs Türk Solu, belki de 1958 kırımının verdiği kırgınlık ve hırsla, kendi sağına karşı öyle bir hınç duydu ki karşı taraf solunun yaptığı ihanet düzeyindeki hataları, hep gizledi… Güya barış aranıyordu… Bugün oldu, Fazıl Önder sırtından hançerlenirken, Ahmet Yahya yatağında kurşunlanırken, Ahmet Sadi evinin önünde taranırken, Ayhan Hikmet karısının yanında uyurken katledilirken, tüzüğüne "ENOSİS" koyan, politikasını da " Demokratik yığınsal yoldan ENOSİS" diye ilan eden; 1950 ENOSİS Plebisitini düzenleyen ve hatta kend MYK üyesi Derviş Ali Kavazoğlu'nu ölüme gönderen AKEL'den hesap sorulacağına, bu rezaletin gizlenmesi için, yalan bile söylendi… Daha da söyleniyor… Herifler, kendi 80.yıl tezlerine, "ENOSİS politikamız hataydı" diye yazdılar… Halâ bunu söylemek adeta caiz değildir! 2004 ihanetini yaptılar, halâ bizimkilerin gözünde itibarları berdevam…

Neden?

Gerekçe yukarıda yazılıdır… "Barışı yapacaksak, ancak bunlarla yapacağız… Kırmayalım, bir barış kültürü yaratalım…" Barış kültürü yaratmak da bana ait bir düşüncedir ama şimdilik konu o değil. Kem küm ederlerse, onun da belgelerini yayınlarım… Da kimse "bunlarla" barış marış yapılamayacağını anlamak istemiyor! Yapılabilecek olsaydı, Talât yapabilirdi… Yapacaksanız, ötekilerle yapacaksınız ve bunlar gene 1960'ta olduğu gibi karşı çıkacaklar. Milliyetçiliği kışkırtıp, oy artırmak umuduyla… 1950, 58,60, 64 ve 2004 tanıklarımdır.

Bu politika, Rumlar arasında, bizim tarafta kendilerine bütünüyle hak veren, %30'un üstünde bir kitle olduğu zehabını yaratıp, bir gün onlar "iktidar" olur ve sorun kendi istedikleri gibi çözülür hayaline sebep olmaktan başka bir işe yaramamıştır.

Bu işin bu kadar uzamasının altında yatan nedenlerden biri de budur…

Niçin?

Sınıf mücadelesi!

Bırakın bugün artık bu kavrama inanmayanların CTP'nin çoğunluğunu oluşturmasını, (Dışişleri Bakanı bu kavrama inanıyor mu? Ya Meclis Başkanı?) bu ne menem bir sınıftır ki güneydeki hep kendi milliyetçiliğinin peşinde sürükleniyor da mahallenin namusu hep "olmayan" ve inanılmayan" kuzeydekine kalıyor?

Başından beri bir utanma, bir mahcubiyet, aklınız durur… Sanki de heriflere borcumuz var… "Söyleme da…" Asıl büyük hata, budur… Herif ben evimde otururken top ateşine tutuyor, onun bunu yapması ayıp değil; benim söylemem ayıp!

Sonunda iş öyle bir raddeye geldi ki adını söylesem hepinizin bileceği bir delikanlı, " Abi Naci Talât Erenköy Mücahidi miydi?" diye soruyor… Özker Özgür de öyleydi, Turhan Korun da, Alpay Durduran da Hüseyin Celal da Ergün Vehbi, 23 yaşında beş köyün TMT komutanıydı, kod adı: Yavuz… Arif Hasan Tahsin, Girne Dağlarını ve Boğaz'ı ele geçiren TMT Kovan Beyi idi… Savaştığı da Lissaridis'in milisleriydiler…

Asıl büyük hata, bunları gizleye gizleye, bugün dumura uğramış bir toplulukla, barış aramak zorunda kalmış olmaktır…

Sade sloganla, çorba bile yapamazsınız, değil barış…

Gerçeklerle yüzleşmeden, bu iki halk; barışmayacaktır, benden söylemesi… İstediğiniz kadar slogan atın…

Yarın da bu sloganlardan ibaret felsefe ve yaşam biçimine değineceğim… On lâf ezberle, ondan sonra beyin ameliyatı hakkında da Discovery'nin rotası hakkında da ahkâm kes… Bütün bir emri, mahallede, "ağır abi" olarak geçir…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.