"İlerici" ve "barışsever güç" nasıl olunur ve altyapısı nasıl kurulur!...

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.45

7.58

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

"İlerici" ve "barışsever güç" nasıl olunur ve altyapısı nasıl kurulur!...

Bu yazı, facebook arkadaşım Lâpsana Molla'ya aittir… 1991'den beri, "ortak seçim olursa, sonucu böyle olur!" dediğimiz için şimdi kıçımıza kına yakmamızı önerenler var. Önümüzdeki ay, sıcaklar çok artacak be arkadaşlar, çünkü yazda hava sıcak olur… Kınayı şimdiden hazırlayayım mı? Şimdi önce Lâpsana'yı okuyalım hep beraber… Sonra da iki çift lâfım olacak…

"Önce, Kendine "lobilerden" bir lobi seçip orada duracaksın...

Sonra,"hakikatler" zemininden koparak, inançla özdeşleşecek ve bu inanç gücüyle gerçekleri çatıştıracaksın.

Gerçekler gitti mi artık insan aklının ötesini görebiliyorsun!

Daha sonra bu inançlardan doğan bir değerler sistematiği yaratacaksın.

Bu arada kiliselerdeki ayinleri kaçırmak yok !..

Ayinler Grekçe anlamıyorum diye dert etme; senin gibi anlamadan tatmin olan milyonlar var!

Sosyalist'sen derhâl değişeceksin...

Neden diye soran olursa; "sosyalizm insanlık için bir "B Planı" değildi... Yanlış teoriyi benimsemişiz, ben sosyal Darwinist gibi düşünüp "Liberal" düşünceyi benimsedim" diyeceksin...

"Beyaz yakalı" gömlek ,kravat takıp, ticaret odasında seminere de katıldın mı, imaj mes'elesi de tamamdır...

Artık "van minit " demeye ,hazırsın ...

Şimdi önce, Rum siyasilerle perspektif ve hedeflerine dönük bir işbirliği antlaşması yap...

Ekibini kur ve "ekonomik büyüme ve sosyal kalkınma zemini" altında, bir öncellikler ve eksenler iştişaresi manifestosu hazırla...

Barışla birlikte "ekonomi uçaaacaaak...

40 bin Euro kelle başı... Aman petrol canım petrol" şarkıları da bestelersen,barış mes'elesi tamamdır.

Sonra,ahlâk alanını da ele geçirmelisin...

"Kilise ...Kilise ... Ayin, ayin" diyerek,akla karşı bir devrim momenti başlatman lâzım!.

Eylemlerinde ahlâki bir onaya,yani felsefi bir değerler sistemine ihtiyaç duyacaksın...

Devlet dipolomasisinin yerine, "halk diplomasisi" nin değer ve zihniyet dünyasını, toplumsal varoluşun merkezine yerleştir.Halk Diplomasisi önceliğini pervasızca savunmalısın!..

Topluma "Aklı öne koyarsanız kendinize yanlış bir rehber seçersiniz . Akıl kendi ürettiği çelişkilerden kurtulamaz" dersin...

Maraş - Ercan vaadiyle ortak konsensüsü lanetleyip GAÖ'lerin yüceltilmesini sağlamalısın ki;

Felsefe "barışın hizmetçisi "olarak varlığını sürdürmesi koşuluna, itaat etsin.

Akılsız varolma peşinde koşmaya başladılar mı,ahlâk alanını da ele geçirdin demektir...

Son ama önemli birşey daha...

"Hayırsever" ilişkisi içinde güttüğün medyatik popülizmi dünya kamuoyu ile paylaşarak yatırma dönüştür ki, hemen seni "sosyolojik vaka" tezine kapak yapsınlar!.. Hem de siyaset erbabı memleket toplumla birlikte iflas mı etti diye kara kara düşünsün...

İflas,bir kişinin kaynaklarını tüketmesi durumu diye tanımlanır ya!..

Sonra sermayeyi çağırır "ahbap-çavuş kapitalizm"ini oynarsın ..."

Buraya kadar, Lâpsana Molla'dan…

"Ezen ülkelerin işçilerinin enternasyonalist eğitimi, zorunlu olarak, her şeyden önce ezilen ülkelerin özgürlüğü ve ayrılması ilkesinin savunmasını içermelidir. Yoksa ortada enternasyonalizm diye bir şey kalmaz. Bu propagandayı yapmayan ezen bir ulusun sosyal demokratını, emperyalist ve alçak saymak, hakkımız ve görevimizdir... Polonyalı yoldaşlarımız, ulusların kendi kaderlerini tayin yerine ortaklaşa tayin iddiasını o kadar beğeniyorlar ki... Bütün gericiler ve burjuvalar, belirli bir devletin sınırları içinde zorla tuttukları uluslara, ortak bir parlamentoda, kaderlerini 'ortaklaşa tayin etme' hakkını, tanırlar. Wilhelm II de , Belçikalılar'a, Alman İmparatorluğu'nun kaderini, bir ortaklaşa Alman parlamentosunda 'ortaklaşa tayin etme' hakkını tanıyor... Eğer bu, bu kadar yürekler acısı olmasaydı, gülünç olabilirdi!"

Bu da LENİN'den…

Buyurun bu da kapak olması bakımından Engels'ten:

"Federal bir devleti, bütün halindeki devletten, iki nokta ayırdeder; birincisi, federasyonun üyesi olan her devletin, her kantonun kendi medeni hukukuna ve ceza yasasına sahip bulunması...; ikincisi, halkın meclisi yanında, her kantonun büyük olsun, küçük olsun, oyunu kullanabileceği bir devletler temsilcileri meclisinin, bulunmasıdır."

Haadi, kolay gelsin… Kınaları hazırlayın da gelip alacağım… Eksilmeyelim…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.