Yirmibirinci yüzyılda şerebetli datlı savaşları

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.47

7.57

$

6.75

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Yirmibirinci yüzyılda şerebetli datlı savaşları

Sosyal Tarihe meraklı bir tarih yazarı olarak Osmanlı saray mutfağı ile ilgili birkaç yazı yayınladım bu köşeden… Gene siyasetin dışına çıkalım da hayat ondan ibaret değil…

Doğan Avcıoğlu, Türkler'in Tarihi'nin yanılmıyorsam ilk cildinde, Tuğrul Bey'in ilk tatlısının, Bağdat sarayında yediği sütlaç (sütlü aş) olduğunu anlatır. Tarih, 11.yy'dır… İbn-i Batuta, 14.yy'da kaleme aldığı ünlü Seyahatname'sinde, Türkler'in tatlı yemeği ayıp tuttuklarını yazar. O kadar ki Altınordu sultanı, sülalesi köle olan bir Türk'e "Tatlı yersen, hepinizi özgür kılarım" demiş de bizim Türk, "Haşa" demiş, yememiş… Türk kültüründe, tatlı yemekle "yumuşaklık" arasında, bugün bile bir tür bağlantı kurulduğu, örneğin tatlı kahve içenle dalga geçildiği de bir gerçek değil mi? Demek ki gerçekten de Asya'dan batıya yönelen Türkmenler'in şekerle tanışmasının tarihi, biraz geç dönemde olmuş…

Beri yandan, Fernand Braudel de ilk defa Çin'de üretilen şekerin, Mısır'a ancak 10.yy'da geldiğini anlatır, Maddi Uygarlık, 1.cildde… Şeker, Mısır'dan Suriye'ye de ikiyüz yılda gitmiş ve Batı Avrupalılar, bu nesne ile ilk defa Haçlı Seferleri sırasında, orada karşılaşmışlar. Büyük Braudel, şekerin Avrupa'da yaygın kullanımının, 16.yy ortaları olduğunu yazıyor, önceden eczanelerde hastalar için ilaç niyetine satılırmış!

Tarihsel olarak, Bizans mutfağında baklava bulunmasına olanak yok ama ne olur ne olmaz diye, Dolby'nin 12.yy Bizans mutfağını anlattığı Bizans Damak Tadı adlı eserini, bir daha okudum. Olur a, balla, pekmezle falan yapmış olurlar diye… Yok…

Aklı başında İstanbul'lu bir Rum olan Stefanos Yerasimos ise, Osmanlı Saray Mutfağını ele aldığı bir çalışmasında, "Eski Yunan, Roma, Bizans mutfaklarının temeli, ekmek, zeytin yağı ve şaraptır" der… "Osmanlı mutfağının temeli ise pirinç, şeker ve katı yağ…" Tereyağı, iç yağı ya da kuyruk yağı… Osmanlı, zeytin yağını kandilde yakmaktan başka bir işte kullanmıyor… Yerasimos nezaketinden, "Türkler ile Araplar, belki göçebe geçmişlerinden dolayı, sütten elde edilen tereyağ, içyağı ve kuyruk yağı kullanır, ille de sıvı yağ gerekirse, susam yağını tercih ederlerdi." Diyor… Braudel utanmayı atmış, Akdeniz'den kuzeye doğru çıkıldıkça zeytin yağı kullanımının azalmasını, "zeytin yağı uygarlığın yağıdır, katı yağ da barbarlığın" diye yorumlar, Neyse…

Yerasimos'a dönersek, o "şekeri batıya Türkler getirdi" der… Fiziksel anlamda değil… Zira Haçlı Seferleri'nin başarısızlığından sonra, Suriye'de bu tada alışan Haçlılar, şeker kamışı plantasyonlarını Kıbrıs'a getirmişlerdir. Batı dünyasına şeker, Kıbrıs'ın Osmanlı'nın eline geçmesinden sonra, buradan yayıldı… Fas'a 17, Karayipler ve Güney Amerika'ya 18. yy'da gidebildi… Avrupa'da rahatça tüketilebilecek üretim seviyesine de 19.yy başlarında ulaşabildi… Yerasimos'un tespiti, mutfakta kullanma anlamındadır… Pirinç de öyledir… Meraklısı, Braudel'in Maddi Uygarlık'ına bir göz atsın…

Şimdi,hakknda kavga çıkarılan baklavaya bakalım:

Un, tereyağ, Şam fıstığı ve şeker…

Yahu, insafınız kurusun… Nerde var kardeşim bu bileşim? Suriye'de değil mi?

Beri yandan, gene Stefanos Yerasimos tarafından, Fatih zamanında saray avlusunda yeniçerilere verilen bayram yemeklerinde, tatlı olarak baklava ikram edildiği tespit edilmiştir. Tarih, 15.yy'dır…Fatih devrinde, daha Suriye Osmanlı'nın değil… Demek ki daha o zamandan, baklava Anadolu'ya girmiş, Osmanlı sarayında da biliniyor. Peki o zaman, Anadolu nüfusunun yüzde kaçı Rum? Fatih'in sadrazamının adı, Rum Mehmet Paşa… Herif dönme… ll. Mehmet'in öteki sadrazamları Ayas Paşa, Mahmut Paşa, Koca Mustafa Paşa da Rum dönmesi…Varın durumu siz hesap edin… IV. Mehmet'inse kendi menüsünde baklava var…

Beş yüz yıldır beraber yediğimiz bir Suriye tatlısını, "yok senindir, yok benimdir" diye kavga sebebi yapmayı, gene Yerasimos'un bir başka çalışmasında dediği gibi, "burası bir başka gezegendir" tespitini bilmezseniz, anlayamazsınız…

Ekmek Türk yemeği mi, Rum yemeği mi?

Somun, Rumcadır ha… Peksimet de… Ona göre…

Mangallo otunun etnik kökenini bilirsiniz? Gabbar'ın ?

Su hangi millettendir? Ya hava? Portakal çiçeği kokusu, Türk'dür? Yoksa Rum mu?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.