Anayasa nedir nasıl yazılır? Bakın da göresiniz?

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Anayasa nedir nasıl yazılır? Bakın da göresiniz?

Özellikle bankacılık-finans sektöründe etkisi hissedilen 2008-2009 ekonomik krizi, İzlanda ekonomisini tüm şiddetiyle vurdu. İnanılmaz bir mali yükümlülük altına girmiş olan İzlanda bankaları iflas etti. Hükümet alelacele üçünü devletleştirdi. İzlanda kuronu baş döndürücü biçimde değer kaybetmeye, işyerleri art arda kapanmaya başladı. Evlerini krediyle alanlar, evlerinin değerinin üstünde bir borçla boğuşmak zorunda kaldılar.

Bunların yaşanması İzlanda halkını zor duruma düşürdü... Bu duruma sessiz kalamayan İzlanda halkı Ekim 2008 yılında başkent Reykjavik'te, Parlamento'ya bakan bir meydanda toplanarak protesto gösterisine başladılar ve hükümeti istifaya çağırdılar. Her hafta gösterici sayısı arttı. 17 hafta sonunda sayı 30 bine, yani İzlanda nüfusunun onda birine varmıştı. Hükümet üyelerinin toplantı sonrası kiliseden rahiplerle çıkarken yumurta yağmuruna tutulması, göstericilerin parlamento binasını kuşatmaları sonunda, Ocak 2009'da hükümet istifa etti. Halk kendi gücünü gösterdi. Bu arada kurulan özel mahkemede 2008 krizi sırasında yetkili konumda olan dört politikacı yargılandı. Bunlardan biri de eski başbakan Geir Haarde'dir.

Bunun sonucunda Nisan 2009'da ülkede erken seçim yapıldı. Seçimler sonucunda koalisyon hükümet kuruldu. "İttifak" adı altında birleşen sosyal demokratlar, feministler ve eski komünistlerle Sol Yeşiller Hareketi yönetime geldi. Bu İzlanda'da bir ilkti. Başka bir ilk de, Başbakan'ın kadın olmasıydı. Buraya kadar yaşanan gelişmeler tamamen İzlanda halkının kendi gücüyle gerçekleşti ve herhangi bir ülkenin İzlanda'daki olaylara müdahalesi söz konusu olmadı.

Koalisyon hükümetinin kurulmasından sonra IMF, hükümetten hızla çok kapsamlı bir özelleştirme paketini hayata geçirmesini, 2013'te bütçe açığını ortadan kaldırmasını talep etti. Diğer bir taraftan da İngiltere ve Hollanda da borçlarının ödenmesini talep ediyordu. Hükümet bu baskılar sonucu bu iki ülkenin borçlarının ödenme şeklini kabul etti. Hükümet de ödeme planının biraz yumuşatılmış halini 30 Aralık 2010 gecesi mecliste onaylattı. Her İzlandalı'nın sekiz yıl boyunca ayda 100 avro ödemesine denk düşen bir ödeme planıydı bu. Faiz yüzde 5,5 olarak öngörülmüştü. İzlanda halkı sessiz kalamadı ve 60 bine yakın imza toplayarak Cumhurbaşkanı'nın bu yasayı veto etmesini talep etti. Cumhurbaşkanı yasayı veto edip referanduma götürdü. 2010 Mart'ta yapılan referandumda halkın % 93'ü bankacıların borcunu ödemeyi reddetti. IMF derhal kredileri durdurdu. Ülke adeta tecrit edildi. Fakat vatandaşlar vazgeçmedi ve halkın tepkisiyle yeni hükümet finans krizine yol açan sorumlular hakkında takibat başlattı. Krizde rolü olduğu söylenen pek çok bankacı ülkeyi terk etti. Halkın tepkisi göz ardı edilmedi.

İzlanda halkı sadece hükümeti değiştirmekle yetinmedi ayrıca anayasanın da değişmesini istedi. İzlanda, 1944 yılında Danimarka'dan bağımsızlığı elde ettikten sonra, Danimarka'nın monarşiden cumhuriyete dönüştürülmesiyle ortaya çıkan anayasayı kabul etmişti. Şimdi ise İzlandalılar kendilerinin dahil olduğu ve kendilerinin yazdığı bir yeni bir anayasa istemekteydiler. Kurucu meclise, milletvekilleri hariç, 18 yaşını bitirmiş ve en az 30 kişinin desteğini almış bütün İzlanda yurttaşları aday olabilirdi. 27 Kasım'da yapılan seçimlerde 500 civarında aday arasından 35 kişi seçildi. Bunlar sıradan yurttaşlardı. Bu 35 kişilik konseyin, yaptığı çalışma ilginçti. 35 kişilik Anayasa Konseyi taslak hükümleri web sitesine yerleştiriyor ve halkı burada veya Facebook sayfasında onları yorumlamaya davet ediyor. Ve halkın yorumları gerçekten de metne dahil edilebiliyor. Konseyin ayrıca Twitter, Youtube ve Flickr hesaplarından, tüm toplantılarını canlı yayınlanıyor. Bir ülke, tüm halkı anayasa yapma çalışmasına dahil ediyordu... Anayasayı yapma çalışmasına belli elitlere bırakılmadan halk baştan sonuna kadar dahil edildi.

Halk kendi demokrasisini kendisi getirdi. Asıl demokrasi de budur…

"Önerin ne?" Bu…

"Kim yazacak?" Halk…

Kuru gürültüye pabuç bırakmam… Zamanında sorsaydınız, söylerdik! Lütfetmediniz ki! Daha ağır lâflar işitmek istemiyorsanız, bir susun…

Orda da bir sol koalisyon iş başında idi… Burada da kendinin sol olduğunu iddia eden birileri… Fark ne? Gördünüz mü?

Oturup halâ halka söven yazılar yazma be çocuk da çok fena bir ders alacan bir gün… Soytarılığın gereği yok…

KAYNAK: http://politikaakademisi.org/gercek-demokrasi-ornegi-izlanda-devrimi/

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.