Gündeme dair...

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Gündeme dair...

Bizim okurumuz, nedense ada dışı konuları bizden okumak istemez! En çok okunan yazılarımız, kendi sorunlarımızı işlediğimiz yazılardır. Ama arkadaşlar, insaf edin! Dünya Kıbrıs'tan ibaret değil… Ve ne yazık ki kâinatı bir idare etmiyoruz… Tam tersine, bizi dünyanın koşulları belirliyor… Hele yakınımızdaki dünya… Bölgemiz…

Gazze burnumuzun dibindedir…

Gazzeli çocukların gözlerine bakıyor musunuz? Ben bakamıyorum… Utanıyorum! İnsanlığımdan…

Hüzün var o gözlerde…

Şaşkınlık var…

Hayal kırıklığı o kömür karası gözlerde…

Bakamıyorum… Başımı öteye çeviriyorum… Zayiatın %30'u çocuk… Ada zıvanadan çıktı dün gece… "Bunlara kim yardım edecek be?" diye bana bağırdı… "Amerika'dan korkarlar? Türkiye savaşa girsin…"

Çocuğun halinden çocuk anlar… Utandım, oğlumdan… İnsanlığımdan utandım…

BM Sözcüsü, hüngür hüngür ağlıyordu ekran karşısında… Gördünüz mü? Eskiden Filistin deyince önce bizim solumuz coşardı… Tamam! Benim de gönlümde El Fetih yatıyordu… Yaser Arafat, Leylâ Halit ve hatta Habbaş… Ama Filistinliler Hamas'a oy verdi… Ne yapalım? Filistin halkı'na mı küselim? Benim gördüğüm en ilerici Arapça konuşan halka uygulanan bu zulüm, bizim burada "kim aday olacak?" ayak oyunlarından daha mı önemsiz? Yazmayalım mı?

Her ağzımızı açtığımızda, "Kıbrıs Sorunu, ada enerji kaynakları yolu üzerinde olduğundan, zor biter" demeyi marifet sananlarımız, o kaynakların üstünde oturanlara yapılan bu zulümü okumaya bile tahammül edemiyorsa, varsın beni okumasın…

Daha yakın ve daha etkili:

Bu yazıyı yazarken, televizyonda Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul mitingini izliyorum… O şehirde yüzlerce mitinge katılmış, bazısının da düzenlenmesinde görev almış birisi olarak diyorum ki "tarihin en büyük mitingi…" Aynı deneyimle Recep Tayyip Erdoğan için diyeceğim de: "Gördüğüm, dinlediğim en iyi hatip!"

Bizi hiç mi ilgilendirmez? Türkiye'yi kimin hangi perspektifle yöneteceğinin bize hiç mi etkisi yok? "Bize ne?" mi? Yazmayalım mı?

Ve madem ille de yerel gündem ilgi çekiyor, buyurun bir de "ilgi çekecek" bahisten konu açayım:

Şu banka soygunu ile ilgili bir yazı yazmayı planlıyordum… Şöyle Bony ve Clide'dan başlayan, Jessie James'den geçen, en son da İngiltere'deki büyük tren soygunu ile kıyaslayan bir yazı… Çünkü basından öğrendiğimize göre, hiç biri bu kadar kolay olmamıştı; bildiğim kadarıyla…

Biz yazmaya yetiştirmeden, ortaya suçlananların isimleri çıktı… MÇ ve BÇ'yi tanırım… Ne kadar iyi tanırım? Çok iyi tanırım…

Mustafa'yı da Bilay'ı da doğdukları günden beri tanırım… Daha doğrusu doğdukları andan itibaren! Çünkü, ikisinin de ebesiyim; deyim yerinde ise… O deyimde olduğu gibi, asıl "elime doğdu"lar… Amcaları, babaları, halaları da arkadaşlarımdır… Rahmetli dedeleri de iş arkadaşımdı… Bir kuşak önce babamın, ondan öncekiler de dedemin arkadaşları idiler… Akrabadan öteyiz yani…

Dolayısıyla bu iki çocuğu doğurtup, ailelerine teslim ettim ama bütün büyüme aşamalarının da tanığıyım… Son derecede, zeki insanlardırlar…

Bütün bu ayrıntıları bilmeme dayanarak, ben ikna olamıyorum… İnşallah yanılmıyorumdur…

Bu pilav çok su kaldıracak sanırım… Ama böyle bir soygunun yapılması bile bana "tuz da mı koktu" dedirtti…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.