Batsın bu dünya mı?

loading
2 Haziran, Salı
£

8.51

7.58

$

6.81

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Batsın bu dünya mı?

İşin doğrusu, çok da yakından incelediğim bir akım değildir. Ama tarihin her döneminde varlığını sürdürdüğünü biliyorum. Bu bakımdan, bütün modern izm'lerden eski ve kökü çok daha derinlerdedir. Belki de Hasan Sabbah'ın Alamut Kalesi Haşhaşin'lerine kadar gider diyecektim ki birden, aklıma Mazdek zamanında İran'da da olduğu, yâni islâm ve hatta hristiyanlık'tan da eski olduğu geldi.

Nihilizm'den bahsediyorum.

Bilimsel bir söylemle ele almak gerekirse, tarihsel süreçte ortadan kalkmakta olan toplumsal sınıf veya katmanlara ait bazı bireylerin, kendilerinin tarihsel toplumsal varlığı ile birlikte, her şeyi de ortadan kaldırma girişimidir, diyebiliriz. Gelmekte olan yok oluşa karşı, derin melankolik bir ruh hali ile hiçbir şeyi beğenmeme, sürekli kendinden ve yoldaşlarından başka herkesi ve her şeyi haksız ve yanlış görme, giderek kutsanmış bir kendinden geçme ile, yalnız düzeni değil, toplumu ve var olan her şeyi de yıkma isteği. Bu bazen eyleme dökülme cesareti bulur… Toplumsal/sınıfsal yok olma korkusu ne kadar derinse, ümitsizlik, saldırganlık, yıkıcılık da o kadar şiddetli oluyor.

Teorik olarak Anarşizm'in nihilist bir özelliği olup olmadığı tartışılabilinir. Blanqui'nin, Proudhon'un, ya da Bakunin'in yani anarşizmin kurucularının metinlerinde, böyle bir eğilim var mı yok mu farkında değilim. Özellikle Bakunin'de yok gibi geliyor bana… Ama anarşistlerin kendilerinde var! Aslında kendinin de yok olacağı herhangi bir eylem veya girişimi bile bile yapan ve kendiliğinden menkul bir kutsanma sebebini bulup da felsefesini ona yaslayan her harekette vardır bu toplumsal olarak yok olacağı veya önemini yitireceği endişesine kapılmanın, mistik adanmışlığına dayanmış nihilist hal, tavır veya söylem.

Söylem deyince, şöyle bir durdum… Oturduğun yerden, kimseyi beğenmemekle, en aydın, en ilerici, en devrimci gibi görünüyorsun ama aslında hiçbir şey yapmıyorsun. Ne toplumun ilerlemesine katkın var, ne de ortadan kalkacak endişesini taşıdığın tarihsel, toplumsal kategorinin, tarih önünde direnmesine bir katkın! Bu bakımdan, günümüzde nihilist ruhsal halin söylem aşamasında duranlar, düzenden nemalanmanın bir yerinde, memnuniyetsiz, pasifist bir söylemle, kendi kendini tatmin eden bir küçük burjuva aydının, çerçevesini çizerler. Endişesini taşıdıkları varsayılan toplumsal sınıf, katman veya kesitleri bile aşağılarlar. İşi eyleme dökenler, en ümitsiz olanlar, "Oturup bekleyeceğime, ben giderken dünyayı da götüreyim bari" diye düşünür hale gelenlerdir.

Bir kısım küçük burjuva yarı aydının bu kimseyi beğenmeme, tarih kadar eski olan "ölümsüzlüğün sırrını keşfetmiş adam" pozlarına girme, kendini toplumdan da akıllı gösterme, kendi kendini kutsama hali, özünde bakarsanız, bütün bir hayatı kendi ruhu ile yüz yüze, toplum dışında, kendi kendine yaşamaya dayalı bir derin pasifizmin ta kendisidir.

"Hiçbir şey olmaz", "Büyük güçler, izin vermez" gibi söylemleri ben, bu çerçevede değerlendiririm. "Bir şey olsun için" ne yaptın? "Büyük güç"ü aşmak için ne yaptın? Sorularını, sorarım kendi kendime… Senden kuvvetli olan "büyük güç"e cepheden saldırıp, kesin yenilgi ile yok olmayı önermenin dışında, ne yaptın? "Büyük güç"ün senden ve herkesten güçlü olduğunu peşinen kabullenip sadece memnuniyetsiz bir yüz ifadesi ile söylenmenin dışında, ne yaptın? Halkın da moralini bozup, "büyük güç"e teslim olmasının bir bileşeni olmanın dışında, ne yaptın?

Yok olacağından korktuğun şeyin, bir nefes daha alabilmesi için ne ürettin?

19.yy'da makineleşme üretime egemen olmaya başladığı zaman, bazı işçi "önderleri" emeğin haklarını koruyabilmek için, makinelerin kırılması lâzım geldiğini ileri sürmekteydiler. Çünkü bir makine, on işçinin işsiz kalması demekti. O zaman buna en önde karşı çıkan da Karl Marx'ın ta kendisi idi. " Toplumsal ilerlemeye karşı çıkılarak, ilerici olunamaz"!

Onun gibi, "Hiçbir şey olmaz" diye diye, statükonun devam etmesi ile değiştirilmeye çalışılması arasında tarafsız kalınarak aslında mevcut olana, geri olana hizmet edildiğini fark etmek için, insana feraset gerekmiyor.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.