Talat'a hayranım

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.41

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Talat'a hayranım

Mehmet Ali Talât'a hayranım… Çok eski dostum olduğu su götürmez, biliyorsunuz…

Ama son yıllarda, kendi aleyhine lâflar söyleme konusunda bir fenomen haline geldi… Yani özel bir heyet kursanız buna karşı, ancak bu kadar aleyhine çalışabilir, bravo!

Tabii bunca lâkırdıyı, daha müntesiplerinden hiçbiri ağzını açmaya cüret etmeden, Kıbrıs TV'de " CTP'nin Cumhurbaşkanı adayı, Mehmet Ali Talât'tır. Eşyanın tabiatının gereğidir bu… Hiçbir hevesli gönlünü kaldırmasın, bedeli ağır olur…" diyebilmiş birisi olarak söylüyorum.

Biraz geçmişe gideyim de ne demek istediğimi anlayasınız… İkinci Cumhurbaşkanımız M.A. Talât'ın bu huyu son yıllarda edindiğinin, canlı tanığıyım…

İlk aklıma gelenden başlayayım:

Tarihte ben, seçime birkaç ay kalarak, başkanı bulunduğu ve yeniden başkanlığına aday olacağı devlet hakkında "İlan edildiği gece, marazımdan ağladım" diye kitap yayınlatan başka hiçbir politikacı hatırlamıyorum. Hafızam eksiktir de hatırlayan varsa, bana da hatırlatsın, aydınlanayım… "Bana oy vermeyin ha!" der gibi… Bütün seçim kafasına kaktılar, zaten seçimi de kaybetti…

Gene ben, belki aklım azdır; seçim üstü, kendine bir önceki seçimi kazandırmış kadroya, "siz sakın bu işe karışmayın" diye emirler yağdırıp, mutasavver seçim zaferinden sonraki makam ve mansıplar için, seçim öncesinden kavgaya tutuşmuş, bir başka ekip kuran bir politikacı da hatırlamam… Herkesi kırıp döktükten sonra, seçime iki hafta kalarak Saray Otel'de yapılan toplantını katılımcılarından biri de bendim… "Amman sokağa dökülün…" dendiydi ama çok geçti… Mutasavver bakanları, müsteşarları, özel kalem müdürlerini kimse dinlemiyordu, durum iyi değildi… Zorunan kaybetti sanki da… Allah iyiliğini versin…

Durduğu yerde, kimse kendine sormadan: "Türkiye'de olsam, AKP'ye oy verirdim…" diye açıklama yaptığını da herhalde unutmadınız! O sabah telefon açıp, "Be arkadaş, siyaseti bırakmaya mı karar verdin?" diye sorduğumu, her halde inkâr etmez şimdi…

Bu adam, böyle değildi… Zekâsı ile övünürdük biz onun… Bize kızdı da inadımıza mı yapar? Onu da bilmem…

Geçenlerde, üç tane iş adamını memnun edecek diye, kendi tabanının çekirdek kadrosunu zıvanadan çıkararan, "Sosyalizm insanlığın B plânı değildi… Biz hata yaptık" diye günah çıkarmasına ne diyelim? Yahu bu lâfın oportünistliğini tartışmanın yeri bu yazı değil ama, seçime oynayan bir politikacı, "attığım taş, ürküttüğüm kurbağaya değer mi?" iye düşünmez mi konuşurken? Dışardan alacağın oy; içerden kaybedeceğine değer mi? Kim yaptı hesabını? Kişisel moral değerleri bir yana bırakıyorum… Bu yolda ölenlerin ruhuna nasıl hesap verileceğini, bir yana bırakıyorum. Aynı seçime üç defa katılıp, sırasıyla %9, %56 ve %49 oy almış bir mühendis, nasıl hesabı garantiye almadan böyle bir lâf eder?

Dün de başka bir bomba patlattı:

Henüz kendi kaderinin ellerinde olduğu delegelere giydirdi bu defa da! Söylediklerinde %100 haklı ama bunları söylemenin zamanı şimdi midir? Mesut Yılmaz mıydı o "siyaset bir zamanlama sanatıdır" diyen?

Yetmedi, memleketin bütün doktorlarını da karşısına aldı! "Adam, mesleğini bıraksın" diyor… Sen mi besleyeceksin seçim kaybettikten sonra? Biz "bu partinin başına ne geldiyse geçim için siyasetten başka marifeti olmayan mesleksizlerden geldi" derken, o herkesi mesleksiz yapmak derdinde… İlk seçimde Tabipler Birliği üyeleri mi, Ticaret Odası üyeleri mi daha etkili? Görür maazallah…

Bu adam vallahi böyle değildi! Ne oldu?

Her şeye rağmen, benim adayım halâ kendisidir… Kendisine doğru dürüst birkaç danışman bulması kaydıyla… Ben öyle bir göreve talip değilim ha! Kalsın, eksik olsun… Şimdi memleketin bütün ileri zekâlıları bu anlamı çıkarır da neme lâzım… Ama bu kadar da kendi aleyhine çalışan bir politikacıyı ben hatırlamıyorum… Pardon…

Zaten hayranıydım… Şimdi hayranlık sebeplerime bu otomatik gaf yapma niteliği de eklendi… İlle Türk Solu'nun liderliğini, Kılıçdaroğlu'nun elinden alacak! Bardon be sör…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.