Neden Rusya'da başladı?

loading
27 Mayıs, Çarşamba
£

8.25

7.40

$

6.78

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Neden Rusya'da başladı?

""Tatarlar bir anlamda, Çariçe ll. Katerina tarafından huzura kavuşturulduktan sonra, Ruslar'ın güney doğu yayılmalarına aktif olarak katkıda bulunmuşlardır. Ticari bakımdan büyük bir gelişme kaydederken, dil ve kültür açısından da kendilerine yakın güney doğu pazarlarında bu avantajlarını kullanarak, ön plana geçmişlerdir...

Tüccar sınıf 18.yy sonunda, en nüfuzlu zümre haline gelmiştir… Tatar asillerinden en dinamikleri de burjuva sınıfına katılarak, ticaret ile iştigal etmeye başlayınca, aristokrasi sosyal bir sınıf olarak, ortadan kalkmanın işaretlerini vermiştir.

1821'da çıkartılan bir kararname ile Tatar köylülerinin ticaret ile iştigal etmeleri de mümkün kılınınca, Tatar tacir sınıfı daha da genişlemiş ve palazlanmıştır.

Tatarlar bir yandan Orta Asya'daki Türk dilli yerleşimleri tamamen etkileri altına alırken, diğer yandan coğrafi yakınlıklarını kullanarak, Avrupa ile de sağlıklı bağlantılar kurmuşlar ve iki arada gerçek bir ticari köprü işlevi görmüşlerdir.

İdil'den (Volga) Orta Asya'ya- Astraghan, Hazar Denizi ve Hiva'dan geçerek, uzanan eski yola ilave olarak, biri Ohrenburg'dan Buhara'ya, diğeri Semipalatinsk'ten Taşkent'e olmak üzere iki yol daha ticarete açılmıştır. Orenburg ve civarındaki Seitovskiposad 18.yy sonlarına doğru, Orta Asya'dan gelen ticaret kervanlarının Tatar kapıları haline gelmiştir. 1792'de, Posad'da yaşayan 2674 Tatar'dan, 1820'sinin ticaret erbabı olması, bu gelişmenin en somut bir göstergesidir.

Tatar tacirler, kimliklerindeki "müslüman" hanesinden de azami ölçüde yararlanmışlardır. Hristiyan ve Yahudi tüccarlara kapalı tutulan Buhara, Hiva ve Kokant gibi Özbek pazarları, Tatarlara açılmıştır.

18.yy sonlarında, Sibirya pazarlarında 2.5 rubleye satın alınan bir ibrik, Kazak steplerinde 50 rublelik bir kürk ile mübadele edilmektedir. Özbek hanlıklarından pamuk, astraghan, halı ve kuru meyve satın alan Tatar tacirler, bu pazarlarda Rus dokumaları, demir eşya şeker ve gazyağı gibi mallar satmışlardır.

19.yy'ın ikinci yarısında, büyük Tatar ticaret firmalarından Hüseyinov Kardeşler Ortaklığı'nın muhasebe kayıtları, kârlılık üzerine de fikir sahibi olmamızı sağlamaktadır. Bu kayıtlara göre, söz konusu edilen yüzyılın sonlarında Orenburg kentinde satın alınan mallar, çoğu Tatar olan tacirler tarafından, taşınıldıkları Kazak steplerinde 6 ile 8 misli fiyata alıcı bulmaktadır.

Böylesine yüksek kârlar, hali ile Tatarları servet sahibi bir toplum haline getirmiştir. Tatarlar'ın ticaret ve ekonomik faaliyetleri, doğuya doğru yayıldıkça, Kazan'ın siyaset ve kültür yönünden ilk sıraya yükselmesi hız kazanmış ve bu durum, Türk dilli gruplar için, 1917 devriminin başlangıç yıllarında net bir biçimde tescil olmuştur.

Kazan ve İdil'i Urallar'daki yeni endüstri bölgelerine bağlayan yolun yapımından sonra, Kazan'da endüstrileşme de önem kazanmıştır. 1812de Tatarlar Kazan'daki 10 sanayii tesisinden 9'una; ayni yüzyılın sonlarına doğru ise tüm tesislerin (bütün Rusya'daki NB) 1/3'te birinden çoğuna sahip duruma gelmişlerdir. Akçurin, Agiçev, Apanev, Burnabaev, Yunusov, Rahmatulin gibi aileler tekstil, sabun ve deri sanayiinin doğu Rusya'daki ilk tröstlerini oluşturmuş, Urallar'da altın madenleri ve keresteciliğe el atmışlardır…

19.yy'ın son 25 yılı Rus tacirlerin Orta Asya'daki Tatar tekelini kırma çabaları ile geçecektir.

1870 yılında Türkistan'ı tamamen ele geçiren Ruslar, bölgedeki Tatar üstünlüğüne karşı savaş açmışlardır. Colubkov, Rostoulu, Pegulin gibi Rus öncü tüccarlar, Transkafkas demiryolu ile Orenburg- Taşkent demiryolu'nun inşaatı ile Tatar aracı kurumlarına ihtiyaç duymaz bir hale gelmişlerdir... Rus firmaları Kazakistan üzerinden Orta Asya'ya girmiş, Rus sermayesi pamuk ticaretine de yatırımlar yapmaya başlamıştır."1

İşte tam da bu zamanda, yukarıda adı geçen tröstlerin en büyüklerinden birine sahip olan Akçurin2 ailesinden Akçuraoğlu Yusuf, "Üç Tarz-ı Siyaset"i, Türkçülüğün manifestosunu yayınlar!

Veee… Ama Anadolu'da daha bunların embriosu bile yok, o tarihte… Bunu da bir kenara not edin… Süleyman Nazif de buna, "Tatarların uydurması" diyor, Sebi ül Reşat dergisinde… Tarih: 1912'dir…3

Konu, önümüzdeki haftaya sarkacak, çaresi yok!

1 - H. Kakınç, Mirseyit Sultan Galiev. s. 113-115

2 - François Georgeon. Türk Milliyetçiliğinin Kökenleri Yusuf Akçura s. 15

3 - Niyazi Berkes, Türkiye'de Çağdaşlaşma, s. 436 YKB Yayınları, Ist: 2002

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.