Aslolan evrene bakmaktır…

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Aslolan evrene bakmaktır…

İlerici olmak ne demektir?

Uzun yıllar süren Kıbrıs Sorunu yüzünden, bizim anlayışımıza göre, Kıbrıs'ta barış, çözüm, halklar arası uyum yaratılmasını istemekle ilerici olmak, solcu olmak özdeşleştirilmektedir. Kıbrıslılık, adeta solculuğun alameti farikası haline getirilmekte, yalnız bu alanda değil ama yaşamın her alanında olduğu gibi, kavramlar tersyüz edilmektedir. Entellektüel sohbetlerde bu durum biraz da burun kıvrılarak konuşulmakta, ama kamuoyunun gündemine getirmek, her nedense, bir türlü mümkün olmamaktadır.

Genel anlamda sol, hem göreceli bir kavramdır ve hem de politik olmanın öncesinde düşünsel bir faaliyettir. Karl Marx'a gelene kadar, sosyalist düşüncenin öncüleri olan Robert Owen, De Fourier gibi düşünürler veya İngiliz sendikalistleri Chartistler, politikacı değillerdirler. Ya ütopik düşünce adamları ya da ekonomik mücadele yürüten sendikalistlerdir. Sol düşüncenin politika alanına egemen olması, Karl Marx ve çağdaşlarının döneminde gerçekleşmiştir. Yani, düşünce üretimi ve yeniden üretimi olmazsa, felsefi anlamda, sosyal anlamda ve hatta estetik, semiyoloji, gibi alt bilim alanlarında entellektüel üretim ve yeniden üretim olmazsa, sol politika olamaz! Sol politika, genel olarak, evrenin gelişimi ile ilgili bir saptamanın (durağan hiçbirşey yoktur, herşey sürekli bir devinim ve gelişim içerisindedir) topluma uygulanması için ortaya atılan bir iddia ve eylemdir.

Bu bakımdan ele alındığında, Kıbrıs Sorunu'nun çözümünü talep etmek, tek başına solcu, ilerici şu bu olunmasına yetmez… Bugün, örneğin DİSİ gibi bir hareket, bu hedefi savunarak sağ kalmaya, başka bazı hareketler de tam tersini savunarak sol kalmaya devam ediyorlar. Kıbrıslılık da olsa olsa "patriotizm" yani vatanseverlik diye tanımlanabilir ki hiçbir biçimde solun tekelinde olan bir duygu değildir bu! Ve hatta "vatan", "patrié" anlamında, ulusçuluğun bir göstergesi olup, felsefi ve tarihsel anlamda, sol değil, sağ ile ilişkili bir kavramdır.

Kıbrıs Türk Solu'nun, hem bu kavramlarla haşır neşir olup, hem de "sol" olarak kalabilmesinin altında, başka nedenler yatmalıydı.

"Sol göreceli bir kavramdır" dedik… Örneğin Fransız İhtilali döneminde, mecliste kralın seçtiği vekiller sağda, halkın seçtikleri ise solda otururlardı. Zaten sağ-sol kavramları da oradan gelişti. Ne var ki o solda oturan milletvekilleri, burjuvalardı… Yani, ilk "solcular" burjuvalardı! Aristokrasi'ye karşı gelişimi savunan burjuvazi, solcu idi… Emperyalizm çağında artık kendine ait bir düzeni olan ve onun değişmemesi için çırpınan burjuvazi ise sağcı olmuştur. Zaman ve zemine bağlı olarak görecelidir dediğimiz, işte bu…

Kıbrıs Türk Solu'nu sol yapan şey de işte tam da bu noktadan yola çıkarak açıklanabilir: Toplumun bir adım daha ileri gidebilmesi için düşünsel, ekonomik ve siyasal faaliyet sürdürmek… Çare olarak, geriye dönmeyi değil, ileriye gitmeyi, sistematik olarak benimsemiş olmak… Metodik olarak, geçmişe ait düşüncelerden değil, ileriye yönelik gelişmekte olan kavramlardan, argümanlar geliştirmek. Solu sol, sağı da sağ yapan şeyler, savundukları politik hedefler değil, insanı, toplumu, doğayı ve özetle evreni tanımlamada kullandıkları, metoddur.

Evrenin sürekli bir değişim içinde olduğunu bilmek, evrende her şeyin sürekli bir proçesin o andaki halinden başka bir şey olmadığının farkında olmak, her şeyin içinde kendi karşıtını barındırdığını anlamış olmak; doğum anının, ölümün başlangıç noktası olduğunun bilincinde bulunmak ve birikim olmadan değişim olamayacağının farkında olmak… Yetmez… Bir de evrene ve topluma bu ilkelerden oluşan bir metod ile bakmayı, ve öyle yorumlamayı tabiat haline getirmiş olmak gerekir…

Solcu, ilerici, şu bu olmanın kriteri, budur… Metod, budur çünkü…

Bu bakımdan, eğer sağcı ya da solcu olmayı, güncel politik hedefler ile karıştırırsanız, aklınız karışabilir… Aslolan, yöntemdir.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.