Kurtlar düşer mi?

loading
6 Haziran, Cumartesi
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Kurtlar düşer mi?

Kemal Tahir usta'nın Yorgun Savaşçısı, eski Diyarbakır ve Ankara valisi Dr. Reşit Bey'in intiharı ile başlar… Türkiye Kurtuluş Savaşı'nın ilk dönemini anlatan romanda adı geçen Dr. Reşit, İttihat ve Terakki'yi Tıbbıye bahçesinde kuran dört Tıbbıyeli'den biridir. Ötekiler: Dr. Abdullah Cevdet, Dr. İbrahim Temo ve Dr. İshak Sükûti'dir. Bizzat Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları'nda, bu fikri ilk defa Tıbbıye bhçesinde Dr. Hüseyinzade Ali (Turan)dan duyduğunu yazar… Türk modernleşmesi, fikirsel bakımdan, Tıbbıye'nin bahçesinde doruğa ulaştı desem, mezunu olduğum fakülteme iltimas geçtiğim söylenemez herhalde… Ama konu bu değil…

Ustanın bir diğer romanı; Kurt Kanunu da İttihat ve Terakki'nin örgüt ustası Kara Kemal Bey'in intiharı ile son bulur… "Kurtlukta aslolan düşmemektir…" cümlesi, Kemal Tahir ustaya ait…

Derken, bir başka büyük ustada, Reşit Bey adına gene rastladım geçenlerde… Türkçe edebiyatın Ömer Seyfettin ile birlikte nerde ise kurucularından sayılan Refik Halit'te… Refik Halit Karay, bilindiği gibi İttihatçılar'ın azılı karşıtlarından biriydi… Hatta Anadolu hareketini de bir İttiahtçı ayaklanması sanıp, ona bile karşı çıkmıştı… Bedelini ödedi… İttihat hükümeti esnasında, beş sene Anadolu'da sürgünde dolaşmak bir yana; Kurtuluş Savaşı sonrasında da ülkeden sürülen 150 kişi arasında yer aldı… On altı sene, Suriye ve Lübnan'da cefa çekti…

Kırım Girayları soyundan gelen Refik Halit Karay'ın uzun hayatı da edebiyatımızın en büyük birkaç ustası arasında yer alması yanında, politik hatıraları bakımından da çok önemlidir. İlk sürgünden nasıl döndü? Cemal Paşa'nın himmetiyle… Yetmedi! Ziya Gökalp'in "iltiması"ile partinin yayın organı Yeni Mecmua'nın, başyazarlığını bile yaptı… Gün geldi bu İttihatçılar Savaşı kaybettiler. (Haberin geldiği gün, hazret parti genel merkezinde oturuyormuş!) Yazarımız o andan itibaren, eski hummalı muhalefete geri döndü ve Hürriyet ve İtilaf Partisi'nin önde gelenlerinden olmak bir yana, Damat Ferit Paşa hükümetlerinde de önemli görevler aldı… Bri darbe de bundan yedi, bu defa yurt dışına sürgün gitti… On atı sene… Nasıl döndü? Bizzat Mustafa Kemal Atatürk'ün "iltiması" ile… Affın onun yüzünden çıktığı söylenir?

Nedir bunun hikmeti? Mustafa Kemal Paşa, makalelerini okutur, "Aleyhimize yazıyor ama güzel yazıyor" dermiş… İki defa affa mazhar olduysa bunun sebebi, Türk diline olan müthiş vukfudur… Nerden nere geldik?

Dr. Reşit Bey, diyorduk… Üstadın "Minel Bab İlel Mihrap" isimli kitabında, (Baştan sona bütün ayrıntıları ile demeye gelen bir deyimdir…) kendisi Ankara sürgünü iken siyasi muarızı Dr. Reşit bey'in valiliğinde, büyük bir nezaket ve dostlukla karşılaştığını anlatır. İki siyasi karşıt, ama yakın ve birbirine saygılı, iki dost da aynı zamanda…

Mütareke'de, Reşit Bey tutuklanır… Halit Refik, bunu duyduğunda, üzüldüğünü yazar… Eski komitacı ve örgütçü doktor, Bekirağa Bölüğü'nden kaçar… Yazar, bunu duyduğunda pek sevindiğini anlatır… Ne var ki mensubu bulunduğu parti, Ermeni tehcirinden suçladığı eski Ankara valisinin, kaçmasını, mevcut hükümetin iktidarsızlığına yorar… Yazar, valinin o tarakta bezi olmadığının göz tanığıdır! Oysa, partisi bu durumu protesto edip hükümeti düşürmek üzere, Bâb-ı Âli'ye bir "heyet" gönderir… Sözcü kim? Refik Halid Karay!!! Yazar, sevdiği ve kaçmasından çok memnun kaldığı eski Ankara valisinin firarından yaşlı sadrazam Tevfik Paşa'yı sorumlu tutan bir dizi eylemden sonra, hükümetin düşmesinde üstüne düşen rolü, oynar! Hükümet değişir… Kendisi de kendine düşen iskemleye geçer oturur! Ve mecburiyetten Reşit Bey'in peşine düşülür… Doktor, Beşiktaş sırtlarında yakalanmak üzere iken, kendi kendini vurur… Revolver 22 kalibrelik imiş… Küçücük bir şey…

Dostu da o esnada makamda oturmaktadır… Bunu duyunca, kahrolmuş, diyor kendisi…

Efendim, politika… Sonrasını zaten yukarıda yazdım… Önce sürgün, sonra gene af…

Şimdiii… "Çok entrika var" diye söylenirken, bu hakikaten büyük adamların yaptıklarını da hatırlayın istedim, bir…

Ve asıl işin çok önemlisi: Kemal Tahir'i anımsatmayı çok istedim! O da iki… " Kurtlukta aslolan, düşmemektir…"

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.