Merkez olmak

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.51

7.66

$

6.75

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Merkez olmak

Bizim solumuz, sağımıza çok kızar! Neden? Şükrancıdırlar diye…

Oysa, Türkiye'den gelmiş soyulmuş hıyar görünce, tuzluğu kapıp peşine düşme konusunda, sağımız yalnız başına mıdır?

İdeolojimiz farklı olabilir ama zihniyetimiz aynidir… Çünkü taşrayız ve hiçbir zaman da kendimize göre bir merkez olamadık… Olabilecek miyiz? Bilmiyorum! İki ciddi sosyologa sordum, ikisi de "olamayacağız" dediler… Yanlış anlaşılmasın… Aramızdan bazıları, gidip "merkez"de, otorite olabilir… Merkeze yön verenlerden biri de olabilir… Örneğin Kurtuluş Kayalı, bir kitabında modern Türk tarih yazımına yön veren üç isimden bahseder: Rıza Nur, Baykan Sezer ve Niyazi Berkes! İkisi Kıbrıslı… Ama Kıbrıslı olduklarından değil, merkezde olduklarından bu öneme sahip oldular…

Alın bir de Sırrı Benlioğlu… İlk TBMM'de İktisat Vekili… Bir yerde okuduğuma göre ilk hükümetin programını da o yazmış! Ayrıca Türkiye Halk İştirakiyyun Fırkası kurucularından… Kıbrıslı olduğundan değil, merkezde yaşadığından, tarihsel bir şahsiyet haline geldi… İstediği kadar Kıbrıslı olsun, Hüseyin Köroğlu Lefkoşa Belediye Tiyatrosu'nda oynasaydı, Türkiye'de Yılın Aktörü seçilemezdi… Osman Türkây, Londra'da değil de Kazafana'da yazsaydı o şiirleri, kim onu Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterirdi? Vamık Volkan gelip de bizim Barış Sinir ve Ruh Hastalıkları Hastanesi'nin başhekimi olsaydı meselâ! Kim onu Nobel Barış Ödülü adayı gösterirdi?

Son yıllarda artık halkımıza da mal olmuş, Kıbrıslı olmak özelliği, henüz kendi için bir merkez olmayı becerebilmiş değil. Ne "nesnel etmenler"; ne de "öznel etmenler" buna uygun değil henüz! Ve ileride de bir gün olacak mı bilmem… Ama o "periferik ruh" iliklerimize işlemiş! Sağımızın hayda hayda işledi de solumuz da bundan hali değil… Çizgiden çıkanın da başına vurup, hizaya getirmek konusunda pek bir kabiliyetli, istekli ve becerikliyizdir.

Sağımızın kutsadığı şeyler var: Ordu, derin devlet şu bu… E solumuzun kutsadığı şeyler yok mu? En birincisi: "Bizim arkadaşlar"! Bu yeter de artar bile… Yarım asır İlhan Selçuk'u solcu zannetmediniz mi? Engin Ardıç'ı da "dönek" meselâ? Adam bizim gibilere, "salim arkadaşlar" lâkabını, yirmi yıl önce takmış, haklı…

Aklını kiraya vermiş, grup aidiyeti ve omurilik refleksleri ile yaşayan solcu da olmaz, sağcı da hiç kusura bakmayın…

Herif, "Nobel'i verecek kurula seçildim" diyor? İnanıyoruz… Niçin? Türkiye'den geldi! Ulan İsveç Kraliyet Akademisi'ne mi girdin? Norveç Kraliyet Akademisi'ne mi? Baron mu ilân edildin, lord mu? Bilmiyorsan NOBEL yaz, search düğmesine bak… Resmi site karşında…Üyeler, önericiler, şunlar bunlar! Yok, bizim inanmak, hoşumuza gidiyor…

Hicap duyulacak bir yalanı, adam söyleyip, yutturuyor! Neden? E sormuşlar "bizim arkadaşlar" Türkiye'deki "bizim arkadaşlar"dan birine de o da bunu tavsiye etmiş!

Geçenlerde biri için bir arkadaşıma, "yeteneksiz, özentili bir taşralı" dedim; meydan muharebesi çıktı… Sanki de Lefkoşa New York anasını sattığım… İşte kasaba azmanı, saçma bir yer… Üstelik yerlisi de kalmamış! İçindekilerin tümü ya Hataylı, ya Kıbrıs köylüsü… Varsa var, bir iki aile de gerçek Lefkoşalı ki onlar da belli… Tümümüzle taşralıyız. Periferiz… Merkezden gelen bir üçkâğıtçı bile bizi aldatabiliyor… Neden anlamamakta ısrar ediyoruz?

Bence ya kendimiz için merkez olmayı ruhumuza sindirerek, zihniyetimize de işleyerek öğrenmeliyiz! Ya da ille perifer kalacağız diyorsak, merkezi iyi tanımayı öğreneceğiz… Yok bunun başka bir yolu… Ama öte yandan da bir toplumda en son ve en zor değişen şeyin zihniyet olduğu da biliniyor…

Perifer olduktan sonra, ha Ankara, ha Güney Lefkoşa, ha Brüksel! Farkı yoktur…

Olabilecek miyiz? Sosyolog arkadaşlarım, "olamayız" dediydiler! Ben, sadece "bilmem" diyorum… Belki de oluruz be! Çıkmayan candan ümit kesilmez…

Umarım, oluruz…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.