Büyük Kaya...

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.50

7.66

$

6.75

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Büyük Kaya...

Facebook "müntesipleri" farkındadırlar… Son haftayı hastanede geçirdim… Süreç devam ediyor, henüz tam sağlığıma kavuştuğumu söyleyemem ama şimdilik eve geldim! Kaç gün süreceğini bilmediğim bir "istirahat" ve sonra tedaviye devam… Allah kimseyi düşürmesin…

Yoğun Bakım'da yattığım iki günde, bir kitap devirdim: Dr. Kaya…

Başlangıcında projeye ben de dahildim ama ne yazık ki yazımında katkım olamadı, üstad Ahmet Tolgay ve Dr. Filiz Besim kaleme aldılar, ellerine sağlık…

Herkese tavsiye ediyorum… Benim de hocalarımdan biri olan Dr. Kaya Bekiroğlu, bu halkın yetiştirdiği en kıymetli birkaç aydından biridir. Ve gördüğüm en yetenekli, en cesur, en birikimli cerrahtır… Behçet Kemal Çağlar onu konu eden şiirinde "En akıllımız Kaya" demiş! Ne kadar haklı…

Gene bana ihanet eden kalbimle aklım arasında gidip gelen bir mücadelede Kaya Bekiroğlu'nun gıyabında dahi olsa bana ortak olması, aklıma ne getirdi biliyor musunuz? Dinleyin:

Gene bizim "müntesipler"in çok iyi tanıdığı bir sosyal medya fenomeni vardır: Lapsana Molla… Kimileri benim müstear adım olduğunu zannederler ama değil… O da bu memleketin yetiştirdiği en birikimli birkaç aydından bir başkası! Elbette dostumdur ve dostluğundan onur duyuyorum. Adını çok merak edenlere de bizim o çok güzel deyimimizle "govcala" diyorum… Ne söylendiğini anlamak yerine kimin söylediğini merak edecek kadar düzeyden yoksunsa birinin akıl dünyası, "govcala"sın …

Lapsana Molla'nın bizim memleketteki hayat, yönetim, sanat, meslek, politika, aşk; her şeyle ilgili bir tespiti var:" Vasatlar cuntası memlekete hakim oldu" der…

Şimdi "ne alâka" diyecek vasat sayısının, beklenenin çok üstünde olduğunu bilerek, Dr. Kaya ile "Vasatlar" cuntası arasındaki alâkayı yazayım da sözüm yabana gitmesin: Dr. Kaya Bekiroğlu, vasat değil işte… Ömrünün önemli bir kısmını bu adada geçirmiş olmakla birlikte, hep bu kısır adanın çoook üstünde, dünyalı bir yerde durdu… Odasındaki duvarda asılı İngilizce bir şiiri anlamadığımda, "İngilicca bilmemin be ama?" diye bana sitem etmişti! Oysa şiir Orta Çağ "İngiliccası" idi… Anlamı da şu: " Hiç düşmanın yoksa, hayatta hiçbir şey yapmadın demektir!" Uzun uzun Stalin ile Trotsky arasındaki fikir ayrılıklarının sebebini konuştuğumuzu hatırlarım… Sosyalist değil! Ama benim kadar vakıftı konuya… Çoğu solcu geçinen vardır ki haberi bile yok! Daha yığınla ayrıntı yazabilirim entelektüel kimliği ile ilgili…

Öğrenmek isteyene, sadece cerrahi öğretmedi yıllarca. Bence ona bakıp, adam olmayı öğrenmek, çok daha kolaydI o zamanlar, genç hekimler için…

Evet…

Hasta yatağımda yatarken, kalbim bana ihanet etmiş gene, Allah'la canım arasında, "Büyük Kaya"yı okuyunca, aklıma bunlar geldi… Neden bu memleketin, her bir haltı "pretending"?

Politikacılar değil, moda oldu onları suçlamak; oysa onlar "vasat"ın sözcüsü, niçin en kostaklanan da en kabadayısı da en büyük lâfları eden de en iddialı düzen ve nizam meraklısı da en sanatçısı da en isyankârı da en romantiği de en gerçekçisi de "küçük" bu memleketin?

"Büyük adam"ı oynayan küçükler ülkesinde, "küçük adam"ı oynayan büyük bir adamdır Dr. Kaya Bekiroğlu… Keşke bir değil de on-yirmi Kaya'mız olabilseydi… Bu, başka bir memleket olurdu o zaman…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.