Hayal kırmak Ve SİRİZA

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.43

7.58

$

6.81

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Hayal kırmak Ve SİRİZA

Syiriza'nın seçim zaferi, bizde başka, Türkiye'de başka başka heveslerin dillendirilmesine yol açıyor. Ne yazık ki hepsi de ham hayal… Neden? Şundan:

Bir defa, Türkiye ile Yunanistan, çok farklı siyasi kültürlere sahiptirler. Ve sonra, Yunanistan'da başarılı olan o görüşlere Türkiye'de "aşırı sol" denirdi eskiden, muadili CHP katiyen değildir… Olsa olsa Dev-Genç falan olurdu… Yani Türkiye'de şansı, hiç yok o türden bir siyasi tavrın…

Bizde ise "sol" demekle, "Kıbrıs'ta barış engellenemez" demek, aynı şeye tahvil olduğundan, sanılıyor ki adam kendine sol deyince, burada da bizim kendini "sol" zanneden çevremizle, al takke ver külah olması lâzım gelir ki hiç de öyle değildir. Niçin?

Helen Solu ile ilgili hiçbir şey bilmeden yorum yapmakla, temenniyi gerçek sandığınızla kalırsınız… Helen Solu'nun başladığı yer, Atina değildir… Ya neresidir? İstanbul'dur! Helenlerce kurulan ilk sol merkez, Osmanlı Sosyalist Merkezi diye "tesmiye edilip", yayın organının adı da "Ergadis" idi… Irgat! İşçi… Türkçe… Sonradan gazetenin adının lisanı değişti: Rizospastis! Aklınıza bir şeyler getirmiyor mu? O gazete o isimle halâ yayınlanıyor da! O zamanlar, Istanbul, Pera'da "mukim"di! Şimdi Beyoğlu deyip, içmeye gidiliyor hani… Helen solunun başlangıcındaki mevzileri, İstanbul dışında, İzmir ve Trabzon'dur… Atina'ya dönüp bakan yok! İlginçtir, bu esnada Osmanlı sanayi işçilerinin nerede %50 si de Helence konuşuyor! Olduğu kadarı artık… Oysa, Osmanlı solunun başladığı yer de İstanbul ya da İzmir falan değil; Selânik'tir… Liman işçilerini örgütleyip, 1. Enternasyonal'e üye olan ilk Osmanlı solunu kuran kişinin adı da Benaroya! Türk değil elbette… Helen de değil, Musevi…

İlk Dünya Savaşı öncesinde, Balkan Savaşı günlerinde (1912)Osmanlı solunun yapısı, budur… Savaş'tan sonra ise milliyetçi akımlar öyle bir ön aldı ki Osmanlı ülkesinde sol, sınıfa göre değil, ulusal aidiyete göre biçimlendi! Garibim Benaroya'yı unuttuk… İstanbul'un işçi Rumları'na dağıtılan Rizospastis, Ege mevzilerindeki Yunan askerlerine dağıtılır oldu… Türk solu, Yeşil Ordu macerasından, Kuvvay-i Seyyare'ye geçti, 1.Meclis'te küçük bir muhalefet grubu haline geldi, sonra o da tasfiye oldu ama bu iki "sol"un olmazsa olmazı, bir birinin etnik aidiyetine karşı oluşmuş olmasıdır. Türk soluna göre Helenler, altı yüz yıl himaye edildiğini unutup, ihanet eden hainlerdir. Helen soluna göreyse, Türkler, 600 yıllık müstevli!

Onun için, Helence konuşup da "solculuk" edecekseniz, ilk şart, kendinizi Türklere karşı korumayı becermenizdir. İlk karşı olmanız icap eden şey, "Osmanlı Tiranlığı", " Türk emperyalizmi"dir… Yoksa kendi sağınız sizin "Türk piçi" olduğunuzu söyler ve yutturur… Ve halk milliyetçidir, hapı yutarsınız… Onun için yapılması gereken şey, en bir öz, hakiki milliyetçi, solun olduğunu söylemektir… Yüz yıldır yapılan da budur…

Yunanistan'ın yeni başbakanı her konuda farklı ama Kıbrıs konusunda resmi şeyleri söylüyor diye hayal kırıklığına uğramadan önce, birazcık tarihe bakmak lâzım… AKEL'i ENOSİS'çi yapan, Yunanistan Komünist Partisi'nin verdiği emir değil mi? Kimden himmet beklersiniz be arkandaşlar? Kıbrıs'ta barış açısından, ben PASOK'a daha çok güvenirim doğrusu…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.