Yaz kış Ercan Havaalanı'na pardesüsüz gitmeyin...

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.40

7.55

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Yaz kış Ercan Havaalanı'na pardesüsüz gitmeyin...

Bayramın birinci gecesi, geç vakit, Antalya'ya uçmak üzere, Ercan'a gittik... Gidin iyidir... Uçarsınız... Becerebilirseniz...

Bizim geceyarısı uçacağı söylenen tayyare, rötar yaptı... Normal... Anormal olansa, ondan sonra olanlar... Yaz gecesi, ter içinde kalmış bir halde, normal uçuş saatinde sizi uçuş salonuna tıkıyorlar. İki buçuk üç saati, orda bekleyerek geçireceksiniz... Yahu, uçağın rötar yaptıysa, yolcunu da o saate göre chek in'e davet etsene... İnsan mı taşıyorsun? Sığır mı?

Bitti mi? Ne bitmesi? Durun, daha yeni başlıyor... Polis kontrolünü geçtik, içeri girdik... Herhalde Ercan Kıb-Tek'e ücret ödemiyor! Borcu var mı yok mu? Memlekete gelince araştırıp sizinle de paylaşacağım... Nerden mi icap etti? Arkadaş, birkaç saatliğine kapatılıp, böyle bir memlekette yaşamanın bedelini ödettirdikleri salonun klimaları öyle bir açık ki! Aklınız durur... Ter içinde girmişiniz... Üzerinizde bir gömlek ya da T şört, salonun ısısı ya 10 derece, ya da 13... On beş değildi kesin... Tavandaki her delikten, içeri kar havası üfleniyor... Kaçacak yer de yok... Salonun neresine gitsen, o beytambal kar soğuğu gelip seni buluyor... Arap'ın balı bol bulması misali... Elektrik, beleş herhalde... Yoksa gecenin bir saati, ortalıkta yolcu falan kalmamış, klimayı en düşük derecede fora etmenin bedelini o şirket sorar yani! Ödese... Ödemiyordur bence... Valiziniz v.s de elinizden alındığı için, üstünüze bir hırka, şu bu almanız da mümkün değil... Alıyor sizi bir "tirtiri havası" ki sormayın gitsin... Beş, on dakika bekleyecek olsanız, bir şey değil... Bir de o havada, iki buçuk üç saat beklemeniz emredilmiş. Baktım ki beklemeye kalksam, ben değil Antalya'ya, LDH'nin Kardioloji Servisi'ne kaldırılacağım... Atrial Fibrilasyonum çıkacak! "Bir yetkili bulalım da derdimizi anlatalım" dedik... " Normal oda ısısı, 20 derecedir... Bu ne? Kutup havası mı?" Yanımızda kadının biri donmuş, kızı nerden bulduysa bir atlet fanilası getirdi, onunla örtünmeye çalışıyor... Palto değil ha! Hırka, kazak, bilmem ne de değil! Atlet fanilası... Nasıl donduysa kadın? Efendim, vakit geç olduğundan, yetkili birini bulmak, mümkün değilmiş! Herifçioğlu klimayı açmış, ayarını da en düşüğe ayarlamış, yatmaya gitmiş herhalde... Efendim, "bu ne rezalet" diye söylenmem karşısında, şirketini savunma gereği duyan bir çalışan, bana anlatıyor ki, normalde kapılar devamlı açıldığından, içeriyi serin tutmak mümkün olamadığı için böyle kuzey Alaska ayarı yapılıyormuş. Ancak o saat vakit çok geç olduğundan ve dahi bir kaç saat de uçak gelmeyeceğinden, kapılar kapalı kalmış, onun için donmaya katlanmamız gerekiyormuş! İyi anladık arkadaş da madem, ayarı yükseltemiyorsunuz, kapıları açın arada bir... Olmazmış! Ya biri aprona çıkarsaymış! Kardeşim bu gidişle zaten biri ambulansla çıkacak o sizin apronunuza da diyecek olduk, ama derdimizi anlatamadık... İyi o zaman dedik kendi kendimize, valize de ulaşamayacağımıza göre, oradan birşey uydurup, sırtımıza geçirelim! Yoksa donacağız... Uzatmayalım, oradaki mağazalardan birinden, uzun kollu bir gömlek ile bir de sıfır yaka fanila uydurduk, giydik ki uçak gelesiye hastanelik olmaya ya da birini boğmaya kalkışmaya... Pamuklu fanila ile uzun kollu gömlek, iyi geldi... Titrememiz geçti, sıra geldi hesabı görmeye... Titreme geçtiydi, kulak uğultusu başladı, sinirden... 400 Turkish Lira... Ertesi gün Antalya'da Altınyıldız mağazasında, üç takım elbise, 600 lira idi... Marka ise marka yani be sör... Herhalde siz, Altınyıldız'dan daha marka değilsiniz be gumbaro... Konuşturmayın adamı...

Şimdiiii... Kıssadan hisse: Demek ki neymiş? Ercan Havaalanı'na giderken, mevsime falan aldırmadan, hiç değilse bir ince pardesüyü, yanınızdan eksik etmeyecekmişsiniz...Ne olur, ne olmaz... Yoksa fincanı taştan oydukları gibi; tuzağa düşürülen yolcuya da bazı işlemler yapmak için sanki müstekil uygulanan bu rezil havalandırma yöntemleri ile işiniz, iştir...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.