Tarihin arka sayfası

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.40

7.56

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Tarihin arka sayfası

Dedik ya, "Tarihi iki taraflı okumak gerekir." Devam edelim…

28 Kasım 1922'de, Atina'da Averof Zindanı'nda, Helen Tarihi'ne "Altılar" diye geçen bakanlar Gunaris,Stratigos, Baltacis, Teotokis, Gudas, Stratos; Başbakan Protopapadakis ve "Küçük Asya" ordusunun baş komutanı Hacı Anestis, kurşuna dizilerek, idam edildiler! Suçları? Vatan'a ihanet…

"Anadolu Felâketi" dedikleri katastrofinin bedelini, canlarıyla ödedi bunlar…
Oysa, Gunaris bu maceraya karşıydı… Anadolu'yu fethetmeye kalkışan, Elefteros Venizelos idi… Bir süre önce yapılan seçimde, Gunaris'in de içinde bulunduğu Kralcı parti, "Küçük ama şerefli bir Yunanistan" sloganı ile Venizelosçular'ın maceracılığından bıkmış Yunan halkının oylarını alarak, hükümete gelmişti. Yani Yunan halkı da Anadolu'dan çekilmekten yanaydı…

Venizelos devrilince, başbakanlığa Gunaris, maliyeye de Protopapadakis gelmişti…
Bir süre sonra, ikisi yer değiştirdiler! Protopapadakis başbakan, Gunaris Maliye Bakanı oldu…

Gunaris, başbakan olunca, ne olduysa oldu, fikirleri değişti! Anadolu'dan çekilecek diye oy alıp başbakan olan adam, Ankara'ya yürüdü…

Bunda, ordu içindeki Venizelosçu subayların, özellikle de Albay Sarıyannis'in büyük rolü vardır…

Albay, öyle romantik bir söylemle Ankara'nın bir tokatta düşeceğini ve buna cesaret edemeyenlerin tarihin önünde korkak olarak tescil edileceğini söylemekteydi ki ordu komutanı Papulas bile karşı olduğu bu sefere çıkmaktan, kendini alıkoyamadı. "Küçük ama şerefli Yunanistan" diyen Başbakan'a, Ankara Fatihi olmak, herhalde cazip geldi… Sonuçta, Sakarya'da bilinen silleyi yeyip, Polatlı'dan Afyon'a kadar geri çekildiler… Başkomutan Papulas azledilip, yerine Hac Anesti yollandı…

Ertesi yıl da Afyon önlerinde Mustafa Kemal'in büyük stratejisine kurban olup, kendilerinden daha küçük, kötü silahlandırılmış, teçhizat fukarası bir ordu karşısında, altı ayda düşmez zannetikleri savunma hatlarını 24 saatte teslim edip, dağıldılar!

Orduları üçe bölündü, emir komuta zinciri ortadan kalktı, İzmir ile bütün irtibatları kesildi… Yalnız Yunanistan'a değil, Anadolu Rumluğu'na da tarihin en acı felâketini yaşattılar…

O zaman ne oldu biliyor musunuz?

Suç, " Yürüyelim korkaklar" diyen Albay Sarıyannis ve kafadarlarına yüklenmedi… Tam tersine…

Bunlar Yunanistan'a dönüp, 22 Eylül'de Albay Pilatiras yönetiminde, bir darbe yaptılar. Kralı değiştirip, yönetimi ele aldılar. Üstelik, bu Pilatiras denilen adamın marifetleri, unutturulmaması gerekecek kadar büyük: Hazret Anadolu'daki Yunan aşırı milliyetçilerinin gizli örgüt, Milli Teşkilat'ın başkanı! 23 Ağustos gecesi, General Trikupis, buna bir emir veriyor: " Acele git, Dumlupınar mevzilerini işgal et… Türkler bizden önce oraya varırsa, biz artık İzmir'de bile duramayız!" Herif, Albay başına, generale cevap veriyor: " Gece vakti, oraya kadar yürüyemem! Sabah olsun, bakarız! " Sabahtan, Türk Süvari Kolordusu, tozlarını atıyor, Dumlupınar mevzileri, Türk ordusunun eline geçiyor… Savaşı kaybetmelerinin, önemli sebeplerinden biridir bu herif…

Sonra da olanca "milliyetçiliği" ile Çeşme'ye çekilip, topukları yağlayarak, Atina'ya geliyor… Yenildikleri savaşın planlarını yapmış bulunan, Sarıyannis ile bir olup, suçu "Yapmayın, etmeyin başımıza bir belâ getireceksiniz!" diyen ama direnemeyip, göz göre göre rezil olan, başbakan Protopapadakis ve altı bakanına atıyorlar… Bir de General Hacı Anesti ile emrini dinlemeyip, yenildikleri Trikupis'e…

İki ayda yargılayıp, Kasım sonu, hepsini öldürdüler… Trikupis, Ankara'da esirdi, kurtuldu…

Plânları yapıp, emirleri dinlemeyip rezilane yenilenler "kahraman", Atina'da oturan Maliye Bakanı "hain" oldu… Seksen sene sonra, Protopapadakis'in torunu, mahkemeye başvurup, Altılar Mahkemesi'nin adil olmadığını karara bağlattı…

Dedesi "Niyazi" oldu ama…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.