Evkaf'ın su meselesi... ne iter ne biter...

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Evkaf'ın su meselesi... ne iter ne biter...

Annan Planı günlerinde, bilinen bir Rum politikacı, bana dediydi ki: " Kusura bakma ama ben Pendaya'yı istemek zorundayım. Çünkü Pendaya (Bende Aya'dan gelir) biliyorsun ki vakıf... Ben ölmüşlerimizin vasiyetlerini yok farzedersem, kimse kiliseye evet dedirtemez!" Yanıtım şuydu: " Elbette sen iste... Ama, sizin ölmüşlerinizin vasiyeti değiştirilemez de bizimkilerin vasiyeti paçavra mı?"

Aslında bu işin başı taaa 1878'e kadar gider... 1913'te İngiliz adadaki vakıfların mütevellileri Kıbrıs dışında oturur, İstanbul'da yaşar; gelip malına bakmaz diyerek; zaman aşımından dolayı mülkiyet haklarını düşürmeye başlayıp, olan vakfı devletleştirdi. Kimse karşı çıkmadı…

30 yıl malına gelmeyince biri, mülkiyet hakkı düşer mi? İngiliz "düşer" dedi... Başka yerde değil... Burada! 1878'de aldığı yetkiyi kullandı… 40 yıldır gelmeyene ne olacak? Hiç! "Koymadık gelsinler" demeyin! Çünkü İngiliz da bizim vakıf mütevellilerini koymadıydı.

1913'te bu memleketin yasal hükümeti kim? Osmanlı... İngiliz de facto yönetim... De facto yönetimin tapusu geçer mi? İngiliz de Rum dostlarımız da söz konusu 1913 olunca "geçer" deyip, o yasa dışı yönetimin verdiği tapulara "uluslararası hukuk" diyorlar. Bugün de yasal yönetimi diyelim ki KC Hükümeti, ama KKTC de de facto yönetim değil mi? Peki şimdi bunun verdiği tapu neden "yasal" değil? Madem de facto yönetimler tapu verebiliyor? Bir guruşluk Urum malı tutmam ha!

Bu adada pozitivizmi egemen kılacayık diye biz her mezarlığı yıktık. Medrese bırakmadık... Her eski şeye "pis" dedik... Bütün okullarımız mezarlıkların üstüne inşaa edilmiştir. Ben kendi yaşadığım yerden örnek vereyim: Lefke'nin Gureba Mezarlığı'nın üstünde, şimdi ilk okul, Karadağa giden yol, su deposu vardır. Camii haziresi ise "şiro" ile sürülüp, bütün mezarların yıkılması bir yana, iki tanesi hariç, hiçbir mezar taşı da yoktur... Aşağı Camii avlusundaki mezarlık, dümdüz edilip, üstüne göçmen evleri inşaa edilmiştir. Şimdi kasabanın merkezi olan konumdaki mezarlık yıkılıp, üstüne Mücahitler Gazinosu yapılmıştır. Piri Paşa Medresesi'ni biz yazıp durmasak, unutulacaktı... Gaziveran mezarlığının üstünde, düğün salonu var, çalar çığırırık... Spor külübü var, allah ne verdiyse oynarık... Lefkoşa'da Selimiye Camii çevresine bakın bakalım, şehida mezarları ki yüzlerceydi, nerde? Girne Kapısı Mezarlığı ne oldu? Lise? Hem elçilik? Yeni cami mezarlığı ne oldu? Okul bahçesi? Medreseler ne oldu? Büyük Medrese'nin yıkılmadan önceki bir resmini sosyal medyada kullandı geçen gün, Tuncer Huseyin Bagiskan. Bir bakın! Maşallah... Selimiye Meydanı'na ne kadar ihtiyacı varmış bu milletin? Hiç başka yerde başka meydanlık yokmuş! Ki o medreseyi yıkıp, asfalt bir manasızlık haline getirdik... Sultan Mahmut Kütüphanesini neden yerinde kaldı? Ya da camiideki Aziziye Kapısını neden yıkılmadı? Ben bunlara hayret ederim asıl... Padişahların eserleri... Yıkalım gardaş... Biz laikiz... Sonra da "kökümüz burada" diye çığrışalım! Hani? Nerede? Kök mü kaldı?

Evkaf da bu anlayışla elden gitti... Şimdi de Yahudi'nin düşkünü gibi, eski defterleri karıştırıyoruz… Ben dahil! 100 sene "müslüman evkafını, İngiliz değil, müslüman halk idare etmelidir" diye bağıranlar, al da sen da İngiliz gibi yağmala diye mücadele etmedi... Madem eskidir, fenadır... Kafa budur... Bir genel müdür, "vakıfların dinle ne alakası var?" diyebilmiştir... "Güneş buzdur" demek gibi anlamsız bir lâf... O kadar kafa karışıklığının gerekçesi de "dünya ve ahret işleri ayrı idare edilir" zannetmektendir... Laisizmi ilk okulda anlatırken, o cümle yetebilir... Ama gerçek öyle değildir... Çok özetle, "dini alan, siyasi alanı; siyasi alan da dini alanı etkileyemez" demektir. Din siyasete karışamaz ama siyaset de mezarlığı, medreseyi, camii vakıflarını yıkıp, başına giyemez!

Biz kendi gaflet ve dalaletimizden, önümüzdeki elli yıl içinde, bu adada mülksüzleşip, gider Muğla'ya yerleşirik artık... Bodrum'a... Birer meyhane açarık… Bize de bu yakışır…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.