İşimiz Allah'a mı kaldı?

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

İşimiz Allah'a mı kaldı?

Seçim sabahı bir ülkeyi terketme huyum hiç yoktu. Ama bu defa sağlık sorunum vardı, 1 Kasım sabahı Türkiye'den ayrıldım. Bir gece önce, bana sonuç tahminim sorulduğunda, " Ak Parti %44-48 trendinde oy alır!" demiştim, bizimkiler çok kızdı. Az daha "şeriatçı" ilân edilecektim. Ertesi gün akşam, sonuçları dinlerken, gülme krizine tutuldum. Adamlar %50'ye dayandı.

Neden? Çünkü siyaset, satranç gibi bir oyundur. Çok bileşeni birlikte düşünüp, belirli bir hedef doğrultusunda, mantıklı hamlelerle kazanılır. Bileşenlerden bir gözünüzden kaçarsa, mat olursunuz… Temennilerle gerçeğin, hiçbir zaman; hiçbir koşulda bir bağlantısı, yoktur.

2 Kasım sabahı, 7 Haziran'dan on gün sonra bu sütunda yayınladığım bir yazı aklıma geldi, baktım. Yazı şu:

" 7 Haziran seçimlerinden bu yana Türkiye'de olup bitenlere bakıyor musunuz? Ben bakıyor ve hayretler içinde kalıyorum. Neden, derseniz?

Nerden başlayayım?

Önce zil takıldı oynandı ki AKP tek başına hükümet kuracak bir çoğunluk sağlayamadı… Onun ardından, meclise giren diğer üç parti de ayrı ayrı açıkladılar ki hiçbiri AKP ile koalisyon kuramayacak! Amenna… Fakat sonra, şimdi de açıklıyorlar ki üçü birlikte de bir hükümet kurmayacaklar! AKP/MHP olur mu? Ki en uygunu o aslına bakarsanız… Hayır olmaz… AKP/HDP? O da olmaz… AKP/CHP, hiç olmaz… Pek, güzel… CHP/MHP/HDP olacak demek ki! Hayır… O hiç olmaz… İkisinden biri CHP ile koalisyon yapsın, öteki onları dışarıdan desteklesin… MHP de HDP de birinin olduğu yerde ötekinin olamayacağını açıkladıklarına göre o da olmaz… AKP azınlık hükümeti kursun, birinden biri dışarıdan desteklesin… Kimse kabul etmiyor…

… AKP hükümeti görevde, Davutoğlu da başbakan! Yenisi kurulana kadar, orada oturmaya devam edecekler. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, hükümeti kurma görevini; ilk partinin başkanına verecek… Ve o da kuramayacak! Ama başbakan olarak, oturmaya devam edecek… On beş gün sonra, gidip cumhurbaşkanına görevi iade edecek… O da çağırıp ikinci partinin başkanını, diyecek ki : " AKP kuramadı, buyurun siz kurun…" Kılıçdaroğlu, herhalde "hayır, bana ne" diyemez… İki hafta da o debelenir, kuramaz geri gelir… Etti otuz gün… On beş de Bahçeli harcasa, etti mi size kırk beş? Öte yandan, anayasa da cumhurbaşkanına, 45 günde hükümet kurulamazsa, meclisi feshetme yetkisi veriyor… Buyurun, erken seçime… O zaman da meydanlarda Erdoğan ve Davutoğlu'nun söyleyeceklerine cevap yetiştirin…

… Elbet, klozeti altındandır; altın kupada çay içer gibi bir şeyler söylemek mümkün ama bu arada hükümet kim? Başbakanlık koltuğunda kim oturuyor? AKP ve Davutoğlu değil mi? …"Kazandık" dedikleri seçimden sonra bile ne yapacağını bilemeyen, bir hükümet kuramayan, koalisyon ortağı bile olamayan partilere, gene aynı destek gelir mi? Yoksa AKP gene %45-46'yı mı bulur? Hele arada dövizin çıkması, istikrarsızlık, tüketici fiyatlarının artması, yabancı sermaye girişinin durması gibi sorunların sebebi de bu üç partinin sebep oldukları kriz diye sunulacaksa, ki adamın eli armut devşirmiyor…

Varın düşünün… Siz düşüne durun ama bu üç partiyi yönetenler acaba ne düşünüyorlar? … Taraftarlarına ne deyip de gene oy isteyecekler?… Şaşkınlığımın sebebi de o… (Nitekim hiçbir şey diyemediler…)

…

Adamı haklı çıkarmak üzere mi politika yapıyorsunuz kardeşim? Kendi ayağına gece gündüz sıkarak, yürünebilir mi?

… Hayretler içindeyim…"

Haziran'da hayret ettiğimizden, Kasım'da hiç şaşırmadım. Türkiye muhalefeti çok bile oy alıyor! Mantığa karşı inat ederek, işte böyle olunur.

Ve bir sure sonra bizde de olacaklara şimdiden dikkat çekmek için, dün bizim gazetede yayınlanan Ulaş Barış'ın haberini de aşağı alıyorum:

"Famagusta Gazette'nin haberine göre, seçim öncesi başta Nikos Anastasiadis olmak üzere hemen hemen tüm hükümet yetkilileri, tek başına AKP iktidarı yerine zayıf bir koalisyon modelinin ortaya çıkması halinde Kıbrıs müzakerelerinin bundan olumsuz etkilenebileceği yönünde görüş belirtmiş, endişelerini ortaya koymuştu.

Yapılan açıklamalarda, AKP'nin MHP ya da CHP ile kurmak zorunda kalacağı bir koalisyonla birlikte, Türkiye'nin Kıbrıs sorununda 'şahin' bir tutum izlemesinin olası doğuracağı ve bunun da müzakerelere kötü etki edeceği ifade edilmişti.

Gazeteye konuşan ve Türkiye'deki seçimlere AB adına gözlemci olarak katılan DISI'nın hukuk danışmanlarından Kriakos Hacıyanis, seçimi AKP'nin kazanmasının, Kıbrıs sorununa olumlu etki edeceğini düşündüğünü belirtti…"

E bizim "çözüm"cüler, karalar bağladı… Nasıl iş?

Rum politikacılar, hem Kıbrıs'ta barış isteyip hem de Cumhuriyet türü gazetelerin dolduruşuna gelen bazılarından daha akıllı ama Allah bizi korusun… Gene bir başka tufaya gelmeyelim…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.