Yok yasa, yap yasa...

loading
6 Haziran, Cumartesi
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Yok yasa, yap yasa...

Çok sık bahsediyorum ama önemli eserdir… Çünkü yazar, önce Cemal Paşa'nın, sonra da Atatürk'ün yaveridir… İçerili yani… Görmüş, duymuş… Birinci elden… Faşist maşist demeye de kalkmayın sizin "Dinazor" Azra Erhat'ın da babasıdır (üvey)… Falih Rıfkı Atay, Zeytin Dağı'nda Enver Paşa'nın hukuk anlayışını anlatırken der ki:

"Yok yasa, yap yasa…" Paşa böyle söylermiş… Meclis çoğunluğu elinde değil mi? Bastır gitsin… Yasaları yaptı… Ama 3.5 milyon km2 toprağı da 7 yüzbin km2'ye indirdi… Yani yasa yapmak, öyle her derdin dermanı değildir. Her meclisten geçen metni "yasa" zannetmek de doğru değildir. Yasa yapa yapa, dünyayı kendi başına da yıkabilirsin…

Yasalar ancak, doğru bir politik tahlilin, uygulanması için, doğru yazılırsa faydalı olurlar. Yoksa değil KKTC'yi, Osmanlı İmparatorluğu'nu, 3. Rayh'ı bile yıkacak kadar kötü olabilirler; eğer altında yatan politik tahlil yanlışsa…

Önce sorunu tespit edecek kadar bilgi birikimin ve aklın olacak, sonra doğru teşhisi koyacak kadar olgunluğun ki kendi hatalarını bile doğru tespit edebilesin, daha sonra meselenin politik çözümünü öngörebilecen ve en sonunda da o politik zemine uygun yasayı yapıp, UYGULAYACAN... Bırakmayacan isteyen uysun... Ya da kör tüttuğunu becersin...

KÖGEF zamanı, sokaklarda vurulmaya başlandığımızda, zamanın parti liderine gelip, "Önlem alın, bizi bir bir vuruyorlar" dediğimde, bana " Meclis'te gündem dışı bir konuşma yapıp, meseleyi tutanaklara geçirdim. Konu tarihe intikal etmiştir! Başka ne yapayım?" demişti… Konu tarihe geçti ama arkasından altı kişi daha öldü…

Şimdi de yasanın politik perspektifinden geçtim... Yasa yapar da hiç birinin altına "buna uymayana şu ceza verilir" yazmazsan, kim uyar? O zaman nasıl çözecen? Niyetini ve temennini, meclis tutanaklarına geçirince, sorun çözülmüyor ya!

Onun için ben, Talât'ın "şu kadar günde şu kadar yasa yapacağız" iddiasını hiç ciddiye almadım ve saymıyorum da ama daha hiçbirini de yapamadığını biliyorum. Zaten yapsaydı da hiçbir şeye yaramayacaktı, yukarıda yazdıklarımın ışığında…

Geçen gün bu konulara kafa yoran bir arkadaşım dedi ki: "Bu memlekette becerir da birkaç bankadan, (başta Kalkınma) 10 milyon doları aşan bir borcu alabilirsen, senden o parayı geri alabilecek ne kurum vardır, ne de güç!"... Aha budur mesele... Baştan aşağa hepsini yanlış düşününce yaptığın yasa da Yalova Kaymakamının emrine döner... İsteyen uyar...

Siyaset zordur der Weber'inden Marx'ına, Hobbes'undan Troçkisine, Gramsci'den Althussere yetiştiren, siyasi örgütle olmayanı ayıran, siyasetin zor kullanma tekelini elinde tutmasıdır. Neye dayanarak? Tercihimiz elbette halk oyuna dayanmasıdır ama her zaman öyle değildir, maalesef… Bazan da tüfeğe dayanır… Biz yasa yaparık, zor yok… Uymak mecburi değil... Ne uyacam be sör? Mahkemeye çıkar, avgat parasını öder, ederim oyanı... Ne uyacam?

Diyecektim, Zekai'nin Nitovikla meselesi çıktı… Adamı aldığı borç değil; fahiş faizler de değil, avukat parası batırıyordu…

Yarın da bunu yazacam…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.