Kürtaj yapmak...

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.40

7.55

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Kürtaj yapmak...

Herkes biliyor ki ben Kadın Doğum uzmanıyım... Son günlerde büyük bir haklı infiale yol açan, olayla ilgili olarak, sustum… Gazete yazılarıma nerdeyse iki haftadır, ara verdim; hatta… Uzun kulaktan,"neden yazmıyor? Aha bu doktor milleti böyledir!" denildiği fısıldandı kulağıma.. . E tabii… Meslektaşım ve çok eski bir arkadaşım olan Dr. Fahri Karagözlü'yü korumak için, çamura yattım… Doğru! Hakikaten biz doktorlar, birimiz, adam boğazlasa, ötekimiz üstünü örter! Kaldı ki bu Fahri, benim oğullarımın da ebesidir… Başını mı yakalım?

Sustum, çünkü… İşin uzmanı olarak, ne olup bittiğini anlamak için, beklemeyi ayrıntıları da öğrenmeyi tercih ettim … Dedikodu üstüne, yazmak için, diplomalarımı çöpe atmam lazımdı… Onun için, yazmadım; bekledim…

Öncelikle, doğru bilimsel bilgiyi okurla (isterse tabii) paylaşmalıyım. Tıbben bu duruma "Kürtaj" denmez... Kürtaj, 16. Hafta'ya kadar, rahmin içini kazıyarak, gebeliğe son vermeye denilir. Zaten Latince "curretage" demek, kazımak demektir. 12. haftadan sonra yasaktır. 2014'te galiba Türkiye'de sınır 10 haftaya indirilmiş… Zaten mesleği bıraktığımdan, onunla da ilgilenmedim. Kaldı ki, kendim meslek hayatım boyunca 10. haftadan sonra yapmadım... Acemiliğimde yanılıp da yaptığım da olduysa 10-12.hafta arası, yasal olduğu halde, Allah beni affetsin... Çünkü çekersiniz, bir "elcik" gelir... Çekersiniz, bir "ayacık" gelir... Çekersiniz, mandalina gibi bir "kafacık" gelir... İnsan olanı fenalık basar... Çünkü 12. hafta "organogenezis"in bittiği haftadır. Yani artık o bir embrio değil, küçücük bir insancıktır... O haftadan sonra artık, o "insancık" büyür, dışarıda da yaşayacak hale gelene kadar ve doğar... Allaha şükür mesleğimi alnımın akı ile yapıp, huzur içinde köşeme çekildim. Şimdi rahatça esip, gürlüyorum…

Ancaak, 16. haftadan sonra yapılana, " Erken doğum yaptırma" denilir. Tıbbi bir zorunluluk varsa kurul kararı ile yapılır. Tıbbi zorunluluğu kurul belirler, hekimin kendi değil... Sevkedersiniz, kurul "evet bu bebeğin doğumu anneye ya da kendine zararlıdır" diye karar verir; siz de gereğini yapar, kurul kararını da dosyaya koyarsınız... Prostoglandin F2-alfa diye bir madde var… Jeli varsa, cervixe, yoksa; tabletini derin vajene koyarsınız; altı saat sonra sancı başlar, gebelik mahsülü, kesesi ile beraber, "düşer"! Plasenta da tam gelirse, kürtaj falan yapmazsınız… Ya da üstten açar, ne varsa elinizle toplar çıkarırsınız. Plasenta parçası kaldı mı kalmadı mı? Ona da kürtaj yaptınız mı yapmadınız mı? Yalnız siz kendiniz bilirsiniz… Daha sonraki haftalarda, hayda hayda böyledir… Çünkü mesele Erken DOĞUMdur…

Kürtaj 12. Haftadan önce yapılır… Hadi hadi, 12-16 haftalar arası de kalan plasenta parçalarını toparlamak için… (Revizyon curretage)

28. haftadan sonra, bebek bazan kuvöze bile gerek kalmadan, yaşar... 30 haftadan sonra zaten kendiliğinden yaşar... Kuvöze bazan ihtiyacı olur... Bazan eski ameliyatlı anneler gibi durumlarda, zaten35. haftada, bebeği sectio ile biz doğurturuz... Doğum öncesi ve sonrası bazı önlemler ile yaşar...

Bu bakımdan dilerim işin sonu böyle çıkar ama meslek ahlâkı ve hukuk açısından buna ne denildiğini yazmaya dilim varmıyor... Yaşama kaabiliyeti olan bir insanın canına son vermek neyse, buna da o denir; eğer haber doğruysa... "Doğru" demek için, mahkeme sonucunu bekleyeceğim ben kendi adıma… Lâkin, Kürtaj değildir bu... "Yasa Dışı Şartlarda, Gebeliği Erken Sonlandırma"dır adı… Kuvvetle muhtemeldir ki "curretage" bile yapılmamıştır. Öyle 30 haftalık gebelikte, kürete etmeye gerek yok, plasenta kendiliğinden düşer; normal doğumdaki gibi veya elinizi sokar alır çıkarırsınız, sezaryen'de olduğu gibi… Bitti gitti… Ne kürtajı?

Kürtaj diye diye, savcıları da etkiler de "yasa dışı kürtaj" diye bir dava açtırırsanız, bakın şimdiden söyleyeyim, iyi bir avukat, "kürtaj yapılmadığını" kanıtlar, insan da kendine yöneltilen "suç" iddiası dışında suçlanamayacağından, herkes beraat eder. Ve sonra da "ayni eylemden iki kez dava açılamadığından" döner dükkânı geri açmak bir yana, bir de sövüp sayanlara tazminat davası da açarlar. Sebebi de "necip matbuatımız" olur… Ben haber vereyim de…

Devam edeceğim…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.