Kimse bizden

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Kimse bizden

Cumhurbaşkanı sayın Akıncı, güzel bir lâf söyledi: " Kimse bizden dil, din, ırk ayırımı yapmamızı beklemesin!"

Ama eksik söyledi! Bence "Yapanlara saygı göstermemizi de beklemesin" diye de ekleseydi, hem cümle hem de politikası yerine otururdu.

Söz konusu olan, Nevruz Günü, sarı/yeşil/ kırmızı bayraklar altında çekilen halaya, başbakan Ömer Kalyoncu ile birlikte katılmış olmaları. Bizim memlekette kavramlar elli yıldan beri aşureye çevrilmiş olduğu ve kavram tanımlanmadan "tartışıldığı" için; "tartışmalarımız" da körün fil tarifine dönüyor. Herkes tuttuğu yerden algıladığı kadarını gerçeğin tümü sanıp, diline gelen "doğru"yu söylüyor ve bir de üstünden gerçeğin mutlak sahibi olduğunu sanıyor. Onun için izninizle, önce birkaç lâfın anlamlarının tanımını yapacağım.

Bütün ilkel takvimlerde, yeni yıl; ilk baharın gelmesi ile başlar. Bunun için nerdeyse dünyadaki her eski halkın da yeni yılı, baharın başlangıcı idi. Julius Sezar, yeni yılın başlangıcını, eski Mısır Güneş Takvimi'nden etkilenip, MÖ 40'ta kışın ortasına çekene kadar… Çin'de takvim halâ Şubat ayının ortasında başlıyor. Bu bakımdan Farsça "Yeni gün" anlamına gelen Nevruz, nerdeyse her eski etnos'un yeni yılıdır. Sadece Kürtler'in değil… Bizim gibi Türkmen kökenli halklar, zaten o günü tarihin çok eski dönemlerinden beri Mart Dokuzu adıyla kutlarız… Nitekim, İskele'de bir hafta önceden kutlandıydı… Nevruz diye kutlayanlar da var Asya ve Anadolu'da… Çocuklarına Nevruz adını verenler de…

Garibaldi'nin meşhur lâfıdır: " İtalya'yı kurduk, şimdi sıra İtalyan Ulusunu kurmaya geldi…" Ulus ve ulusçuluk, nihayetinde biolojik değil, kurmaca kavramlardır. Etnos ile ilişkisi, sanıldığından çok daha azdır. Bunun için her şeyden önce bir "ortak tarih" yaratılır… "Ortak bir vatan" ve "ortak bir de bayrak…" icat edilir.

İdeolojik olarak bir Kürt ulusu yaratmaya çalışan bir politik hareketin, bu gerçekleri unutturup, gürültü, şamatayla bütün animist ilkel dinlerin takvim başlangıcını, sanki kendisinden başkasının haberi yokmuş gibi sunması, Newroz, birincinin kanıtıdır… Hendek kazıp, Mao'nun kurtarılmış bölgeler stratejisini tatbik etmeye kalkmak, ikincisinin… "Bayrak" da üçüncüsünün… Halkların bayrakları yoktur… Bayrak, devletindir… Halkın değil… "Renkleri de mi yasaklayalım?" Hayır, elbette… Ama bayrağı olan halkın, devleti de olması lâzım geldiğini, bayrağı çekenin bildiğini de bilelim…

Gene de "ulus" bunlardan ibaret olmayıp, kan bağı zannedilen etnisitinin, "gölge uzantısı" değildir. Özgür vatandaşların, gönüllü, politik bir seçimidir. Ama böyle özgür bir seçim yapmak için, yukarıda yazılan ideolojik kurgunun dayanması gereken, bir de maddi koşullar bütünü vardır. Ortak bir pazara sahip olmak, bu pazara hakim bir burjuvaziye ve bu pazarda üretimi sürdüren bir proletaryaya, bu pazarda iletişimi sağlayacak ortak bir dile ve bu pazarda ulaşımı sağlayacak ortak bir ulaştırma ağına da sahip olmak gerekir. Bunlar yokken ulus yok muydu? Yoktu! Ümmet vardı, aşiret vardı, soy sop vardı… Ulus başka bir şeydir… O şartlar yoksa şap soksanız, ulus mulus olamazsınız… İlkel feodal topluluklar, aşiretler şunlar bunlar olduğunuzla kalırsınız. Bakınız: Afrika… Bakınız, Arapça konuşan halklar, Afganistan, Seylan v.s. Hindistan'da onca etnos ve dile rağmen bir ulus var ama…

Şimdi, geri dönelim: Kürt vatandaşlarımızın taa Pers İmparatorluğu günlerinden kalma, arkaik bir takvimi kutlamasına karşı mı çıkalım? Hayır! Ne münasebet… Biz kendimiz kutlamıyor muyuz? Aynı şeyi üstelik…

Elbette: " Kimse bizden dil, din, ırk ayırımı yapmamızı beklemesin!"

Ama, eğer varsa, yapanlara saygı göstermemizi de beklemesin… Ne oyanda, ne buyanda…

Türk olmak, bir ayrıcalık değildir… Ama bir suç da değildir… Tersine çevirin: Kürt olmak bir suç değildir… Ama bir ayrıcalık da değildir…

İnsan olmak bize yetmezse, daha çok konuşacağız…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.