AB ve İngilizler...

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

AB ve İngilizler...

İngiliz bir yengem var… Bir gün bana sordu: " Gördüğün ülkeler içinde en beğendiğin hangisi?" Ne bileyim gardaş? Ben bunları medeni ve Avrupalı sanırım, hep öyle söylendi ya? Yanılıp, "Almanya" dedim… Küplere bindi! "Onlar Londra'yı bombalayıp, taş üstünde taş; omuz üstünde baş bırakmadılar! Sen de gidip bir de üstünden onların memleketini mi beğeniyorsun? Yuh olsun sana…"!!!

Hayretler içinde kaldım… A, aaa… Bizim yengeye bak! Daha İkinci Dünya Savaşı'nın kinini tutuyor! Yaşı o yılları hatırlamaya elverdiği için, "Siz de bütün Alman şehirlerini yıkmadınız mı?" demedim… Sustum…

Derken, bizim bir de İngiliz gelin var! (Bizim aile BM Güvenlik Konseyi gibidir… Yazları, toplantıya geçiyoruz…) Benden on beş yirmi yaş, genç! Aslında, İngiliz de değil, Welsh'tir… Galli diyoruz Türkçe'de… Bir sohbette ona da "En beğendiğim ülke Almanya'dır" demek gafletinde bulunmaz mıyım? Aman! Be mübarek adam dersini almaz da herif ayni hatayı ikide bir işler mi? Genç menç bakmayın! Bu da bir öfkelendi ki sormayın… " Dünya'da o kadar ülke var, bula bula onların ülkesi mi? Dünya başlarına yıkılsın, nelerini beğendin? Sana hiç yakıştıramadım"dan başlayıp, bir giydirdi ki sormayın… Ben de hayret ve şaşkınlıkla, "Avrupalılık ruhu" aranmaktayım…

Birkaç yıl sonra, bizim gelinin Canterbury'deki evinde misafirim… Muhteşem bir kır evidir… Sabah sabah mutfağın önündeki balkona çıktım ki zehirleneyim… Karşıdan güneş doğuyor… Elinde sigarası ve kahvesi ile Maggy (adı budur) de geldi… "Good morning!" Karşıdan doğan güneşe baktım… "Good morning" dedim… " Şimdi gün doğuşuna bakınca kararım değişti. İngiliz kırları, Almanya'dan güzelmiş!" Bayıldı… "Yesss…"

Almanya'da, İngilizce konuşmayı pek denemedim; çünkü Türkçe yetiyor… Ama Brüksel'de Fransızca bilmeden yaşamanın çok kolay olmadığını, deneyerek gördüm. Fransa'da ise İngilizce konuşunca, inadına bilenin bile cevap vermediğini, bütün dünya biliyor.

Neden? Eskiden başlayım:

Fransızlar'ın ünlü Jan Dark'ı var ya? Efsane… İlk okulda her çocuğa öğretilen milli mesele… Kime karşı savaşmaktaydı o esnada hanımefendi? İngilizler'e… Kırk Yıl Savaşları! Neden? Çünkü İngilizler, hem adaya göçüp, başka bir halk olmuşlar, hem de Fransa'da kalan dede mallarının "ilk sahibi" olarak, Fransa'da kalmış akrabalarının "kullanıcı" olduğunu söyleyip, mallarını geri isteyip; almaktaydılar… Kan çıktı… Arkasından Yüzyıl Savaşları! Mezhep kavgaları… Westfelya Barışı ile güya anlaştılar… Ardından Napolyon gelip, Alman malman, bütün Avrupa'yı süpürdü… Moskova'ya kadar… Öyle mi? Almanlar da buna Bismarck ile karşılık verdi… Birkaç defa, "Ha" deyene kadar, Paris'e kadar gittiler… En son 1942'deydi… İngilizler de yüz yıl savaştıkları, ondan sonra da dünya sathında (ABD, Hindistan, Kanada, dünyanın her tarafı) "mermi manyağı" ettikleri Fransızlar'ı bu defa korumaya alıp, Almanlar ile bir daha "girişti"! Bin yıllık savaşların bir paragraflık çok kısa bir özetinden bahsediyorum!

Fransız'ın "öteki"si, ya Alman'dır; veya İngiliz! İngiliz'inkinin Alman olduğu meydandadır, Fransız'a pek ilişmez… Gerektikçe dersini verir sadece… Alman'ınki de Rus değilse, İngiliz'dir… Rus'unki de Alman…

Onun için Fransa'da İngilizce konuşarak yaşamak zordur; İngiliz'e de "Almanya'yı sevdim" demek bir okka sitem dinlemeyi gerektirir…

Binlerce yılda, özgün bir tarihle ortaya çıkan güncel kültürleri, son elli yılın ekonomik çıkar hesapları (ki amacının ne olduğunu bilmeyen de yok) ortadan kaldıramazdı, kaldıramadı… Binlerce yılın bölünmüşlüğünü, elli yıl ortadan kaldıramaz… Fransız'ın Jan Dark'ı, İngiliz'in Fatih William ile Aslan Yürekli Richard'ı, Alman'ın da Şarlken'i unutması lâzım ve halkların hafızaları, entelektüeller kadar nankör değil…

Bu yazı yayınlandıktan sonra Britanya, AB'de kalır ya da kalmaz… Ama bizim AB müntesipleri de bilsin ki öyle bir tek "Avrupa kültürü" daha birkaç bin yıl doğmaz… Hem hani "Bin çiçek açsın, bin fikir yarışsın!" dı? Mao Baba'yı unuttuk mu?

Ben de her İngiltere'ye gittiğimde Canterbury Katedrali'ni ziyaret eder, sokak kiliselerinin avlularında, üzerinde "Greatness and power" yazılı koskoca anıtlarla halkın gözüne sokulan, o mahallenin verdiği şehit mezarlarına bakarım…

Milliyetçiliği, biz icat etmedik…

İki dakikada pusuladan sileriz, mesele değil…

Ama asıl sahibi olan adamlar, öyle ha deyince, vaz mı geçerler sanıyorsunuz?

Hadi hayırlı oylamalar bakalım, mevlâm ne eyler?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.