Yangın ciğerimizi yakıyor…

loading
3 Haziran, Çarşamba
£

8.49

7.56

$

6.74

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Yangın ciğerimizi yakıyor…

Öteden beri söylerim: Kıbrıs'ı bilmeden, Kıbrıs Sorunu hakkında yorum yapanların bize verdiği zararı, EOKA vermemiştir! Hele bir de beyin tutulması ile konuşulursa… Trodos'taki yangından, cezbeye tutulanlar var ya? Halt ediyorlar…

Sınırları, insanlar çiziyor… Doğa sınır tanımaz… Dinleyin:

O yanan bölge var ya? Solya vadisi… Lüzinyan belki de Bizans zamanından beri, Lefke Nahiyesi (zaman zaman da ilçesi) içerisindeki iki önemli vadiden biridir. (Öteki, Maratasa Vadisi)… Soli'den başlayıp, Kakopetriya'da (geri zekâlı bir reklam spikeri kevaşenin dediği gibi Karkopetriya, değil!) biten bu vadi, Lefke'nin arka bahçesidir. Lise'nin yanından geçen yol, şimdi askeri bölgedir ama normal zamanda; takip ederseniz, on dakika sonra Solya'dasınız. Aplıç'tan güneye dağlara doğru giderseniz, barajı geçer geçmez sola dönün, on dakikada gene Solya'dasınız. Çamlıköy'ü geçer geçmez; sağa dönerseniz, Ayyorgi'ye varırsınız; normal koşullarda… Devam edin, iki dakika sonra gene Solya'dasınız…

Solya vadisindeki köyler; Flâsu, Evrihu, Korago, Aybifan v.s. kökenli pek çok Kıbrıslı Türk var! En ünlüsü, Rauf Denktaş! Ailesi Aybifan'lıdır… Çalakalem aklıma ilk aklıma gelen, Dt. Sami Solyalı'dır, adı üstünde… Hemen şimdi aklıma gelen, Dilek Çetereisi de aslen Solya'lıdır… Hepsini yazmama burası yetmez… Ama bütün o köylerin nüfus kayıtları (Rum-Türk) halâ Lefke'dedir. Tapu kayıtları da… Mahkemeleri de Lefke'de yapılırdı. Benim çocukluğumda, hafta sonu bütün o köyler alış verişe, sinemaya, panayırlara v.s. Lefke'ye gelirlerdi. Araba, bisiklet ve hatta serin yaz akşamlarında, yürüyerek. 1958'e kadar, hem Türk'ü; hem Rum'u… EOKA'dan sonra, sadece Türkler… Zaten o tarihe kadar, bu tıngır sıcaklarda Lefkeliler de oraya yaylaya çıkarlardı. Özellikle Kakopetriya'ya… Şimdiki gibi güneş altında çiroza dönülmezdi, o zamanlar…

Kapılar açıldıktan sonra, bir gece oğlumu Kakopetria'ya götürdüm, yemek yemeye… Arabadan indi, etrafa bir baktı! "Sanki de Kıbrıs değil burası" dedi… " Yok oğlum, tam da Kıbrıs'ın göbeğindesin…" dedim… "Şu şırıl şırıl akan dere var ya? Bu hangi dere biliyor musun? Bütün çocukluğunu hastanenin yanında kıyısında geçirdiğin; Karkot bu! Hani Rauf bey, hakkında kitap yazdı…" Geçtik, yemeğe oturduk. Lokanta sahibi hemen masamıza geldi. "Türk müsünüz? Nerelisiniz?"… "Lefke'li" dedim, "tanıdığınız var mı?" " Çoook yakından tanıdığım bir Lefke' li var" dedi, "eşim…" Yaşlı bir adamdı…

Böyle iç içedir orası… Milli mesele bir yana… Politik kavgamızı gene verelim ama intikamımızı ağaçlardan almaya kalkacak kadar zekâ yoksunu olamayız… Hele biz, Lefkeliler… Ciğerimiz yanıyor resmen… Gençliğimiz, çocukluğumuz yanıyor… Hatırlarımız kül oluyor…

Ve mesele de bundan ibaret de değil! Duygusal bir mesele değil, yani!

O tepelerde ağaç olmazsa, o ormanlar ortadan kalkarsa; o tepelere kar yağmazsa, siz istediğiniz kadar siyasi sınırlar koyun, Güzelyurt aküferi kurur be insanlar… Tabiat sınır tanımıyor… Bugün Mağusa'ya kadar pompalanan o su, kurur… O yeşil Lefke de çöl olur… Omorfo Ovası da Mesarga'ya döner… Biz de Anadolu'ya göçeriz, mesele de biter herhalde…

Kıbrıs sadece Rumlar'ın değildir diye ömrümüzü verdik… Ama bir memlekete sahip çıkmak, politik ayak patırtısı ile olmaz… Yer altına, yer üstüne; taşına toprağına da sahip çıkmakla olur… Solya ne kadar "onların ise o kadar da "bizim"dir… Bütün ada gibi…

Politik sidik yarışı yapacağız diye ülkemizin ciğeri yanarken "oh olsun" diyenleri duydukça, anlıyorum ki bazıları kırk elli yıllık değil, beş yüz yıldır "göçmen" bu ülkede… Sahibi olmaya niyeti yok! Ya da aklı yetmiyor… Birkaç bin yıllık "göçmenler" ile birkaç yüz yıllıkları el ele verdiler; ortada Kıbrıs diye bir ülke bırakmayacaklar… Milliyete değil, bu kafaya dikkat çekerim…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.