Darbe (coup) devrim (revolıtıon) değildir…

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.43

7.58

$

6.81

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Darbe (coup) devrim (revolıtıon) değildir…

Üç büyük darbe yaşadım… İlki, 27 Mayıs'tı… Henüz çocuktum, ne olup bittiğini anlayamadım. Seçilmiş başbakanın, "üniversite öğrencilerini kıyma yaptığı", "kasasından kadın donu çıktığı", "sevgisinden olan bebeğini öldürttüğü" yalanlarını çok iyi hatırlıyorum… Adamı astılar… Hepsi de yalan çıktı…

İkincisi 12 Mart! Darbe yapılırken, Türkiye'de değildim…

Ama Türkiye Demirel'in başbakanlığında, önemli alt yapı yatırımları yapmaktaydı. Oysa biz, Demirel'i "sevmiyor", seçimle indiremezsek, ordu eli ile devrilmesini, devrim sanıyorduk! Türk Solu gibi, Yön gibi dergiler, ordunun hükümeti devirmesinin teorik hazırlığını yaparak, baktılar ki başarılı olamayacaklar, üniversite öğrencileri arasından çıkan gruplar, sanki de darbeye gerekçe yaratmak için, ülkeyi "yönetilemez" hale soktular.

Darbe, geldi…

Ertesi gün "Ordu kılıcını attı" diye manşet atanlar, solculardı…

O sonbaharda üniversiteye başladım. Ve daha ilk günden, sokaklarda eski Amerikan Vahşi Batısı gibi afişleri gördüm. Darbenin ön koşullarını yaratan solcu gençlerin resimlerini içeren afişler, "aranıyor" başlıkları ile sokakları doldurmaktaydı…

Arananlar öldürüldükçe, durumdan vazife çıkaranlar, o sokaklardaki afişlerde, resimlerinin üzerine geniş bir X işareti atmaktaydı. Yanlış hatırlamazsam, o afişlerde resmi olan "arananlar"dan, vartayı ölmeden atlatan, bir Ertuğrul Kürkçü'dür, bir de Nahit Töre…

Türk Solu dergisi ekibi, öldürüldü! Ya dağlarda kurşunlandı, ya da Deniz Gezmiş gibi asıldı…

YÖN ekibi de ya yurt dışına kaçtı, veya uzun hapisler yaşadılar. Oysa orduyu gece gündüz darbe yapmaya çağıranlar, bunlardı. Doğan Avcıoğlu, Altan Öymen, Uğur Mumcu, Zülfü Livaneli, İlhan Selçuk, İlhami Soysal ve benzerleri…

Solun yeşil dipli mumla davet ettiği darbe gelmiş, solu katletmişti…

Sonra, 12 Eylül'ü yaşadık… Bu defa da Ankara'da asistandım…

Hastanede, siyasetin "s"sini konuşmazdık! Nasıl konuşacaksın? Bu defa da Evren ekibi gelmiş, "bir soldan asıyor, bir sağdan"! Hiçbir şey seni kurtaramaz…

Bir gece, saat gece yarısından sonra 1'de, bir ameliyata girdik. Günün yorgunluğu, uykusuzluk falan, karşımdaki arkadaşı sarhoş etmiş, ameliyatın bir yerinde, ıslıkla Enternasyonal Marşı'nın melodisini çalmaya başladı… Hayretle yüzüne baktım! Solcuymuş, bilmezdim! Uyanmadı…

Devam ediyor…

Elimdeki ekartörü, portegü tutan sağ eline, "tık tık tık" vurdum! Kendine geldi, sustu…

Ameliyattan sonra, bana teşekkür etti…

Allahtan o esnada ameliyathanede benden başka o marşı bilen yoktu…

Geceleri, sokakta dolaşan kadınları yakalar, bize "kızlık muayenesi"ne getirirlerdi…

"Bak bakalım son yirmi dört saatte ilişki yaptı mı?"

Darbe dediğiniz, budur…

Bir defa geldi mi, önceden onu desteklemiş olmanız da sizi kurtaramaz…

Üç defa yaşadık…

Şimdi, "Bu Tayyip'i biz indiremiyoruz, asker gebertsin" diye dua edip, mugalâta yapanlar, ya o günleri hatırlayamayacak kadar gençtirler ya da Türkiye'de hiç yaşamamışlardır, başlarına geleceklerden haberleri yok!

Birisi bana mesaj attı: " Aslolan çoğunluk değil, çoğulculuktur!"

Yok yahu? Demek ki seçim yapmanın bir anlamı yok!Trump'a, oy veren Amerikalı; Tacher'e oy veren İngiliz, De Gaulle'e oy veren Fransız, Merkel'e oy veren Alman "yobaz" değil; bizimkiler öyle! Sözü geçmesin! İkna etmeye gerek yok! Vur kafasına…

Bir toplum, bileşik kaplara benzer…

Ve genellikle ideolojileri farklı olsa bile, ayni zihniyeti taşır! Şimdi bu "çoğulcukcu" arkadaş, demek istiyor ki: "Cahil halkın çoğunluğunun anlamı yoktur! Önemli olan,'bilinçli' azınlıktır!"

Neden? E "bilinç"!

Biraz Marx okuyun… Mesela Alman İdeolojisi… Kesmezse Lenin de önerebilirim: Ne Yapmalı?

"Bilinç" ideadır…

Adı üstünde, "ideoloji"! İş "idea"ya kalırsa, dinden eski ve kuvvetli "idea" yoktur…

Siz kendi "idea"nıza iman edersiniz, başkası da kendininkine…

Sizin kendinizinkini en doğru görmeye ne kadar hakkınız varsa, herkesin de var…

Sizin kadar…

İşi "din karşıtı" bir idea düzeyine indirir de sırf kerametini sizin bildiğiniz bir idea marifeti ile azınlığı çoğunluğa sulta biçmekle görevlendirirseniz, "çoğunluk" çanınıza ot tıkar…

Ayni argümanla…

Ayni kafa…

Başka bir argüman geliştirmek gerekiyor…

Darbe şakşakcılığı yapmak çare değil… Kaç defa denendi…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.