Madem başladık devam edelim…

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.49

7.62

$

6.76

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Madem başladık devam edelim…

Milliyetçilik, sol ile sağ arasında bir mesele, değildir! Madem başladık yazmaya, devam edelim. Bu yazıyı, bir öncekinin devamı olarak algılayınız, lütfen! Bundan sonra yayınlanacak olanı da, bunun devamı…

Milliyetçilik, bir sağ ile bir başka sağın meselesidir.

Çünkü insan topluluklarını uluslar şeklinde ayırma fikri, aydınlanma felsefesinin bir ürünüdür. O düşünceye göre, artık imparatorlukları dağıtıp, ortak bir pazarda yaşayan, aynı dili konuşan, doğal sınırlarla "öteki" ülkelerden ayrılmış, ortak bir dil konuşan, ortak bir tarih algısı ve gelecek tasavvuru olan topluluklar, kendi devletlerinde ki buna da Ulus Devlet deniyordu, daha mutlu ve özgür yaşayacaklardı. Bunun için Ulus'un bir diğer tarifi de "özgür bireylerin gönüllü politik birliği" diye tanımlanır.

Bu düşüncenin dünyada ön alması, Fransız ihtilâlinden sonradır. Kavmiyeti buna karıştırmayalım, lütfen… O başka… Osmanoğulları ile Safeviler ayni kavimdendiler ama iki farklı imparatorluğu yönetmekteydiler, meselâ… O farklı…

Bizde ise bu düşüncenin ilk defa ortaya çıkması, 1903'te Mısır'da çıkmakta olan Türk Dergisi'nde yayınlanan, Yusuf Akçura'nın Üç Tarz-ı Siyaset isimli makalesidir. Öyle ezelden ebede böyle bir düşünce, yoktur. Galebe çalması ise Balkan Savaşı sonrasında, hatta Kurtuluş Savaşı'ndan sonra olmuştur.

Uluslar, farklı topluluklar olduklarına ve kendi devletlerinde yaşayacaklarına göre, bir ulusun milliyetçiliğinin karşısında, ancak bir başka ulusun milliyetçiliği yer alır. Hem felsefi determinizm açısından ve hem de fiiliyatta…

Feodaliz şartlarındaki kıt'a Avrupası'nı düşünün! O zaman için bu ilerici bir düşünce tarzıdır. Komünist Manifesto'da, Marx bunu ileri sürer…

Sosyalist düşünce ise ki iki yüz yıl sonra ortaya çıkmıştır; toplumların kavimler, uluslar, ümmetler şeklinde değil, sınıflar biçiminde örgütlendiğini, tarih boyunca her şeyin bu sınıfsal çelişkilerden ürediğini ileri sürer. Ulus ile ilişkisi, ümmet, kabile, kavim ile ilişkisinden farklı değildir. Ulus kategorizasyonunun, halkların özgürleşmesine yol açmadığını, tam tersine dünya savaşları ve lokal savaşlar dolayısıyla, bir de "ezen" ulusların, "ezilen ulusları" sömürmesine yol açtığını ileri sürerek, sınıf birliğine dayalı bir "enternasyonalizm" ileri sürer. Bu bakımdan, ulusçuluk ile sosyalizm, iki farklı kategoridirler.

Solcuların Ulusçuluk ile ilgisi, birer ulus içinde ve birer ulus devlette yaşıyor olmalarından ve bu konunun, halkların neredeyse bütün bireylerini ilgilendirmesinden dolayıdır. Halâ yaşanmakta olan ve toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren bir konuda sessiz, tarafsız ve tavırsız kalınamaz.

Bu bakımdan sol, her hangi bir ulusçuluğa ve hele kendi ulusçuluğuna değil; bizatihi "Ulusçuluk düşüncesi"ne karşıdır.

Çatışan iki ulusçuluk arasında taraf tutmaz! Birini "haklı" ötekini haksız bulmaz, bulamaz… Kendi ulusçuluğuna karşıdır diye başka bir ulusçuluğu, desteklemez. Desteklerse zaten artık sol değil, o karşı tarafın sağı olmuştur.

Nedir, sosyalist politikanın Ulusal Programının esası?

Ulusların tam eşitliği…

"Ezilen ulus burjuvazisi, ezen ulusa karşı mücade­le ettikçe, biz her zaman için, her durumda ve her­kesten daha azimle, onun taraftarıyız; çünkü biz, ezginin en ateşli ve en tutarlı düşmanlarıyız… Ezen ulusun ayrıcalıklarına ve zorbalıklarına karşı savaşırız, ezilen ulusun kendisine ayrıcalıklar ara­masını da, asla hoş görmeyiz".

Derdi Lenin… Okuma tembelliğini kamufle etmek için "Günü geçti" demeyin, geçmedi!

Geçtiyse de iki ulusçuluktan ezeninki etrafında tavır koymayı bırakın da kendi alternatifinizi, yazın, görelim…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.