Ulusal sorun bitse de kurtulsak…

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.49

7.62

$

6.76

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Ulusal sorun bitse de kurtulsak…

1991'de, bir kitap yazıp, Kıbrıs'taki meselenin, bir Ulusal Sorun olduğunu ileri sürdüydüm. Çünkü AKEL, bu tanımlamadan, şeytandan korkmadığı kadar korkmaktaydı. Ve yine çünkü, eğer bir meseleye ulusal sorun derseniz, sol literatür; konunun kelle sayısına bakmadan, "ulusların eşitliği ile çözüleceğin" ileri sürer. Eşitliği kabul etmemek için, bin dereden su getirip, yok "işgal sorunu", yok "azınlığın isyanı" yok, "Anglo Amerikan emperyalizminin böl/yönet politikası" denmekteydi. Oysa bu çatışma, daha ortada emperyalizm yokken vardı. (1799-1804-1839 v.s.) Yeter ki biri çıkıp da Ulusal Sorun demesin… O zaman eşitliği tartışmak gerekecek! Adam güya komünist ama eşitliğe karşı!

Bir sorunu yanlış tarif ederseniz, çözemezsiniz. Nitekim, "çözülemiyor"!

İki ulusal ideolojinin çatıştığı bir meselede, izleyebileceğiniz, üç yol vardır! Ya bir ulusçuluktan yanasınızdır! Ya karşısındakinden… Veya, ulusların eşitliğine dayalı kendi sol politikanız vardır. Kendi ulusçuluğunuz karşı olabilirsiniz! Ama bu, tek başına doğru çözümü savunduğunuz anlamına gelmez! Karşıt ulusçuluğun tuzağına düşmüş, onun değirmenine su akıtmakta da olabilirsiniz.

" Ulusların ayrı ayrı örgütlendiği koşullarda bazen ezilen halkın devrimcileri, kendi şovenizmleri ile uğraşmaktan o kadar gözleri kararır ki ezen ulus şovenizminin peşine düşerler" der, Lenin…

Ayraç nedir? Ulusların, kelle sayısına bakmadan eşitliğini savunmak… Yoksa, bin türlü bahane üretip, birini ötekinden üstün görmektesinizdir ki o zaman kendi solunuz değil; karşıt ulusçuluğun sağı haline gelmişinizdir…

Kitap yirmi yıldan sonra yeni baskı yaptı. Meraklısı okur. Piyasada var.

Lenin, ulusal sorunu çözerken, birlikte kalmak adına ortak karar verme hakkında der ki:

"Polonyalı yoldaşlarımız, ulusların kendi kaderlerini tayin yerine ortaklaşa tayin iddiasını o kadar beğeniyorlar ki... Bütün gericiler ve burjuvalar, belirli bir devletin sınırları içinde zorla tuttukları uluslara, ortak bir parlamentoda, kaderlerini 'ortaklaşa tayin etme' hakkını, tanırlar. Eğer bu (tavır NB) bu kadar yürekler acısı olmasaydı, gülünç olabilirdi!"

Ve devam eder:

" Ezen ülkelerin işçilerinin enternasyonalist eğitimi, zorunlu olarak, her şeyden önce ezilen ülkelerin özgürlüğü ve ayrılması ilkesinin savunmasını içermelidir. Yoksa ortada enternasyonalizm diye bir şey kalmaz. Bu propagandayı yapmayan ezen bir ulusun sosyal demokratını, EMPERYALİST VE ALÇAK SAYMAK, HAKKIMIZ VE GÖREVİMİZDİR...

... Bunun karşıtı olarak, küçük bir ulusun sosyal demokratı, ajitasyonunun ağırlık merkezini, bizim genel formülümüzün son sözcüğü üzerine getirmelidir: Ulusların "serbestçe kabullendiği birlik."

Bitti mi? Hayır!

"… Ezilen ulus burjuvazisi, ezen ulusa karşı mücade­le ettikçe, biz her zaman için, her durumda ve her­kesten daha azimle, onun taraftarıyız; çünkü biz, ezginin en ateşli ve en tutarlı düşmanlarıyız. Eğer ezilen ulusun burjuvazisi, kendi burjuva milliyetçili­ğinin çıkarları için savaşıyorsa, biz buna karşıyız. … ezilen ulusun kendisine ayrıcalıklar ara­masını da, asla hoş görmeyiz"

Şimdi bütün cahiller diyebilirle ki: " Bunların zamanı geçti!"

Hiç kusura bakmayın ama dünyaya sosyalist ideolojiyi siz hediye etmediniz! Zurnanın son deliğisiniz bu babda.. Sizi mi, argüman alacağız, Lenin'i Marx'ı, Engels'i, Dimitrov'u, Gramsci'yi, Althusser'i, Habsbawm'm mı?

Toplumu, toplumsal kategorilerin bir aşuresi sandığınız anda, o eski tabirle zaten sağ sapma içindesiniz. O zaman da kendi sağınızın tam karşıtı; sol değildir! Karşı tarafın sağcılığıdır… Unutulmamalıdır ki bir konuda kendi felsefesi olmayan, olan bir başkasının dediklerini tekrarlar, o kadar… Birine karşı olmak kendiliğinden bir başka felsefe değildir! Onun karşıtına teslim olmaktır. Çatışan iki milliyetçilikten, birinin önerilerini tekrarlamak, solcu olmaya yetmiyor. Kendi önerinizi söyleyin…

Tam zamanıdır, bir daha hatırlatayım, dedim…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.