Ajanda

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Ajanda

E.H. Carr der ki: ''Tarihten önce, tarihçiyi inceleyin...'' Çünkü tarih, yorumdur. Yorum olmazsa onun adı "kronik" olur, Tarih değil.

Konunun metodolojisi ile ilgilenen bilir ki tarih, geçmişin olaylarını, bugünün bilgisi ile günümüzde yeniden inşa etmektir. Bir defa, aynen kurmanız mümkün değildir. Milyonlarca olayı, bugün yeniden nasıl yazarsınız? Zaten arşiv dediğiniz, belge dediğiniz şey de olanların milyarda birini bile zapt etmiş değildir. Kayıt altına alınanlar da taraflıdırlar. Devlet ya da kilisenin (ki en önemli arşivdir Avrupa kültüründe) tarafsız mı olmasını bekliyorsunuz? Daha da kötüsü şudur:

Tarafsız değil, tamam ama sanılır ki belge, yazarının subjektif görüşünü aktarmakla malüldür, sadece! Oysa çoğu zaman öyle bile değildir. Kime yazıldıysa o belge, yazarının kendi görüşlerini de belirlemez çoğu zaman! Muhatabının, yani patronunun, kendisinin o olay hakkında nasıl düşündüğünü sanmasını istiyorsa, onları yazar "resmi" belgenin yazarı! "Tarihte, bir partheon gibi objektif bir belgeler sandığı olduğunu sananlar, ancak aptallardır" der, Carr…

1850'lerde Durkheim'in, Comte'un sosyoloji diye yeni bir bilim kurmasından esinlenerek, o güne kadar edebiyatın bir dalı olan tarihten bir bilim yarattığını, bunun "bilimselliğinin" de arşive dayalı olması dolayısıyla objektivitesi olduğunu ileri süren Leopold von Ranke'nin, en çok faydalandığı kaynak olan Venedik Arşivi'nin, Avrupa'nın en "tarafgir" ve güvenilmez arşivi olduğu biliniyor bugün! Hazretin, bütün "bilisellik" iddiasının da Alman ulus devleti kurmaya çalışan Bismarck'a malzeme yetiştirmeye çalışmaktan ibaret olduğu da ayrıca biliniyor günümüzde…

Bu bakımdan bugün, tarihi "objektif bir bilim"den çok, "bilimsel yöntemler de kullanan, bir sanat" olarak tanımlayan sayısız tarihçi vardır. Kötü yazarsınız, okunmaz! Sanat işte…

Geçmişte, milyonlarca olay yaşandı. Bunlara tarihsel olaylar diyoruz… Hangilerinin kendilerinden sonraki zamanı belirlediklerine kim karar verir? Tarihçi... Tarihi yazan… Onlara da "Tarihsel olgu" deniliyor. Bir tarihçi, konu etmek üzere daha yazacağı tarihi belirleyen "olguları" seçerken, daha o seçim aşamasında taraftır. Daha sonra, zamanı belirlediğini ileri sürdüğü tarihsel olguları aktarırken, bir de üstünden kendi yorumunu yapar! İkinci, "subjektif" adım!

Mesele, ele aldığın dönemin olguları ve seçtiğin "belgeler"i, doğru ve bütünüyle aktarman ve eğer başlarken var olan görüşün, tarihsel olgularla desteklenmiyorsa, görüşünü değiştirmendir. İşine gelmeyenleri gizliyorsan, sana "tarihçi" denmez, "propaganda yazarı" denilir. Manipülasyonu hangi amaçla yapmış olursan, ol... İster savaşa, istersen barışa yönelik olsun, yaptığın tarih değil, propagandadır!

Bu bakımdan, tarih yorum olduğuna göre, yorumu belirleyen de ideolojidir. Yaşama ve evrene bakış biçimin... Onun için mesele "resmi" ya da "gayriresmi" tarih değildir. Yazılan tarih mi? Siyasi propaganda mı? Mesele budur... Yoksa milliyetçi Collingwood da Britanya Tarihi yazmıştır, komünist Habsbawm da... Koyu Stalinci, E.H. Carr da... Üçü de "tarih"tir... Fark, buradadır... Yorum yazara aittir… Ama ele aldığın olguları doğru mu aktarıyorsun? Çarpıtıyor musun amacına yardım etsin diye… Tarih mi yazıyorsun? İdeolojine kılıf yaratmak üzere, propaganda mı yapıyorsun?

Bilimsel metodoloji yönünden amacının hiç önemi yok! Sana göre "anlaşma" ulvi bir amaçtır, karşındakine göre "anlaşamama"! Kimin haklı olduğuna da tarih karar verecek, işin garibi…

Bizde, tarihin ırzına zaten çoktan geçilmiştir… Fakat, genç kuşaklara "tarih nedir?" i kim öğretecek?

Öğretmekle görevli olanların da bilmediğini görünce, gülelim mi? Ağlayalım mı?

Ben hem şaştım hem de eleştirilere verilen ukalâlık boyutundaki aymaz cevaptan, utandım…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.