Yalanlar ve komik trajedi...

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.45

7.58

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Yalanlar ve komik trajedi...

Başkanlık Sistemi başlıklı yazıyı, bilerek bir hafta yerinde bıraktım. Gerek onu okuyanlar, gerekse nerdeyse çeyrek asırdır bu konuda yazdıklarıma göz atmak zahmetinde bulunanlar, göreceklerdir ki ben Başkanlık Sistemi'ne taraftarım. Ancak;

Başkanlık Sistemi'nin ruhu, yürütmenin yasma üzerinde sulta kurmasına ve kendini denetlemesine izin vermemesine karşı olmaktır. Sistem, birbirinden gerçekten bağımsız üç ayak üstündedir.

1) Halktan şahsen onay almış başkan ve onun hükümeti,

2) Halktan onay almış ve halktan başka hiç kimseye karşı (hükümet ve parti ) sorumlu olmayan gerçekten bağımsız yasama organları

ve 3) Şimdi size çok acaip gelecek ama gene sadece halka karşı sorumlu olan ve seçimle gelen savcılar ve yargıçlardan ibaret, tam bağımsız yargı!

Nerede var bu? Sistemin mucidi olan ABD'de… Emniyet müdürleri ve valiler de seçimle geliyorlar…

Bu sistemin öyle işletilmediği yerlerde, başkan (ve parti) yasamaya da egemen olursa, giderek diktatörlüğe dönüşme tehlikesi taşıyor bu sistem! Orta Doğu ve Güney Amerika'daki örnekleri, bunu ortaya koyuyor. Toprakları bol olsun ve ondan öte örnek de bulunmasın ama kendi memleketimizden bir örnek de verebiliriz: Makarios %96 oy ile geliyordu ama karşıtları ve Grivas onu sürekli diktatör olmakla suçluyorlardı! Sonunda da darbe yapıp, hepsi birden mahvoldular…

Bu kadar açık ve bu kadar evrensel örnekler varken, Türkiye'de başka saiklerle (çünkü parti disiplini ortadan kalkıyor ve hayatının amacı seçim kazanmak değil, partinin başına gufi ilânı gibi çöreklenmekten başka hiçbir şey olmayan adamlara yapacak iş bırakmıyor ve bunu söyleyemiyorlar tabii ki) bu anayasa değişikliklerine karşı çıkan bir ekip, lütfedip dersine de çalışmadan, başından beri yalan söyleyip, duruyor!

"Başkanlık" dediler, "padişahlıktır!" Yalan… ABD'de krallık mı var?

"Başkanlık" dediler, "tek adam yönetimidir!" Yalan… Fransa'yı tek adam mı yönetiyor? Ya da ABD'yi?

"Başkan" dediler, "devletin rejimini de değiştirir isterse!" Yalan… Anayasanın başındaki değişmez maddeler aynen duruyor…

"Başkan" dediler, "lokantaları da kapatacak!" Yalan… Aslında dertleri "Meyhaneler ne olacak? Bizim beyaz leblebi ile rakı içip de sarı saçlım mavi gözlüm edebiyatı ile güya modernizm yapmamıza bir halel gelir mi?" demek ama diyemiyorlar, yalan söylüyorlar…

"Başkan" dediler, "muhtarları iptal edecek" yalan… Alâkası yok…

"Başkan" dediler, "meclisi feshetme yetkisi alıyor"! O da yalan… O yetki zaten eski anayasada da var! Son seçim nasıl yapıldı? Unuttunuz mu? Bunlar 45 gün hükümet kuramayınca, cumhurbaşkanı meclisi iptal edip, erken seçim ilân etmedi mi? Ve üstelik eskisinde başkan meclisi iptal edip kendi yerinde kalabiliyor ama öneride meclisi iptal ederse, kendinin görevi de bitiyor! Ve eskisinde meclisin de başkanı görevden alma yetkisi yokken, önerilende, mahkemeye verme yetkisi dahi var…

"Kendi ikinci dönemi bitmeden, meclisi feshedip, kendi de seçime gidip, pratikte üç dönem başkanlık edecek." Dediler! Yalan… Değişiklik önerisinde, ikinci dönemde bir başkan meclisi feshederse, kendi süresi de dolacağı gibi, bir daha da aday olamayacağı yazılı… Eve gidiyor, yani… Milletvekili geri gelebilir, o gelemez…

Referandum oldu bitti, yalanlar bitmedi!

"1.700 bin fazladan OY kullanıldı!" Hani kanıtı? Yok… Kaç sandıkta sandık görevlileriniz "bu sandıkta kayıtlı seçmen sayısından fazla oy kullanıldı" diye itiraz etmiş? Hiçbirinde… Yalan…

"Suriyeliler oy kullandı" Yalan… Ve ayrıca sol diye ortada gezen adamların yabancı düşmanlığını dışa vuruyor…

"Mühürsüz oy kullanıldı!" İyi de "Mühürsüz oylar da sayılsın" diye YSK'ya başvuranların kendi partinizin il başkanı ve sekreteri olduğunun belgesini yayınladı adamlar… Yalan…

Koskoca genel başkan, çıktı grupta dedi ki: "Geçmişte bilmem hangi ilçede seçim sonuçlarına itiraz ettiydik de seçim iptal olundu!'' Yalan… Hiç öyle bir şey olmadı…

Doymadı, "Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda kararı var" dedi… O da yalan! Çünkü AYM'nin YSK'yı denetleme yetkisi yok! O da yüksek mahkeme, öteki de…

İnsaf be insanlar… "Yürütme yasamaya egemen olursa, Peron olursun, El Turco olursun, Saddam olursun, Mübarek olursun" desen, zaten başka bir şey söylemeye gerek yoktu… Mal meydanda… Bu kadar kolayca savunulacak bir meselede bile çarşafa dolanır, yalandan medet umarsan, ancak rezil olursun…

Şimdi de tutturdular, "AGİT" magit… Git Belçika'dan aday ol o zaman… Ya da Hollanda'dan…

Tamam, adamdan nefret ediyorsunuz, anladık! Ama memleketi yönetmeye talip olan insanların, nefretlerinin gözlerini kör etmesine izin vermeye hakları yoktur.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.