Allah'ın insanlığa gökyüzünden gönderdiği sütten çıkmış ak kaşık: AB...

loading
12 Temmuz, Pazar
£

8.66

7.76

$

6.86

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Allah'ın insanlığa gökyüzünden gönderdiği sütten çıkmış ak kaşık: AB...

Geçen gün bir Facebook muhabbetinde, "Kardeşim biz bunlara eskiden emperyalizm derdik. Şimdi çıkarları için birleştiler. Bu AB'yi Allah gökyüzünden indirmedi ya?" mealinde bir şey yazdım. Yâni "AB'nin gözü üstünde kaşı var" dedim.

Facebook müntesiplerinden bir genç hanım, çok kızdı: "Büyük Beratlı, kılıcını çekti; şimdi bir de 'AB de kim oluyor?' diye nara atacak" diye dalgasını geçmeye kalktı… Ona cevaben de yazdım…

Estağfurullah…

AB'nin kim olduğunu hiç bilmesem, aramızdan birkaç yüz kişinin ekmek teknesi olduğunu, elbette bilirim. Daha başka bir takım şeyler de bilirdim ki biraz önce National Geographic'te dinlediğim bir programda da benim "yanlış" bilgimin en azından bir bahsini teyit eden bir şeyler söylendi! Tabii söyleyen de İngiliz! İngilizce de söylediğine göre, ciddiye alınmaması Allah'ın emrine uymaz! "Adamlar medeni be sör…"

Neymiş? Bu İngilizler, gidip Çin'in Şang Hay limanını bombalayarak, halkının afyonkeş olmaması için önlemler almakta olan Çin hükümetine insaniyet öğretmişler! Tabii ben söylersem gericiliktir ama koca İngiliz, kendi söylüyor! "Çinli dediğin, afyonkeş olmalı, yoksa insanlıktan çıkar! Çekin afyonu ki bizim de ticaretimiz yürüsün medeniyetsiz herifler" diyerek, Çin'e savaş ilan etmiş bu "uygar" insanlar… Gaz yağı lambası satmak için de bir Çin savaşı çıkardılardı ama o ufak kalır. Bunların Afrika'nın yarısını, kendi ticaretlerine uymak üzere tek ürüne mecbur edip, bugünkü açlığa neden olduklarını da yazar benim okuduğum tarih kitapları. Gidip kıtanın güneyinde Boer Savaşı çıkarmak, kocca Zimbabve'yi Cecil Rhodes'a ihale edip, ülkeye Rhodesia adını vermek gibi vukuatları da var ama hepsine yerimiz yok! Sadece en son Basra'yı teslim almak için çöl sıcağında, yaz günü şehrin suyunu kesip, çoluk çocuğu kırmaktan utanmadıklarını okumuştum. Birinci Körfez Savaşı'nda! Efendim komayın da "demokrat" Labor iktidarında… 1960'larda Malaya'da, Kenya'da sürdürdükleri yerli kırma derbilerini unutmadım ama yer sınırlı… Yunanistan İç Savaşı'nı, Yunan ordusunu Anadolu'ya gönderip her iki ulusun da canının ezilmesini… Başka zaman da o "ide-fixe" lerimi anlatırım. Zamanı? Babamın çocukluğu… Hindistan'ı unuttuk bakın… Vukuat o kadar çok ki irticalen yazmaya kalkınca, hepsi bir anda akla gelmiyor.

Ben sanırdım ki bu Fransa, Vietnam'da ettikleri yetmemiş gibi ille de "Cezayir benim vilayetimdi" diye tutturup, 1 milyon Arap kesti… Ne zaman? Daha benim çocukluktan delikanlılığa geçtiğim çağda… Daha eskiye gitmeyelim! Yoksa, 1576'da St. Barthelemiu Gecesi'nde bir gecede 1 milyon Katolik kestiklerini hatırlamamız gerekecek! Nerede? Paris'te, Paris… Aşkın ve modanın merkezi be sör… Öyle zannederdik…

Orta ve Güney Amerika'da Maya ve Aztek bırakmamış olan İspanyollar anlaşılan "yerli" katletmek kesmemiş; bize anlatırlardı ki bir de bunlar kendi aralarında iç savaş çıkarmış, 1.5 milyon da kendi adamlarını telef etmişler… Hemingway de mi okumadınız? Ayıp… Adam Amerikalı… Çok ayıp… Amerikan söyler de siz duymaz mısınız? Medeniyet öldü mü?

Bu uygarlık projelerinin ev sahibi Belçika'nın yıllarca Kongo'yu sömürüp kanını iliğini kuruttuktan sonra geri çekilirken, "yerli" medeniyetsizlerin başkan yaptıkları Patrice Lumumba'yı "beğenmeyince", dönüp müdahale edip isyan etmiş olan faşist eğilimli Çombe'yi destekleyerek, ülkeyi böldüğünü de zanneylemekteydim… Zaman, 1960'ların ortaları…

Almanlara hiç gelmeyelim! Yirminci yüzyılın başından ortasına kadar çıkardıkları iki dünya savaşında 80 milyon insan öldü… Orta Çağ'da veba kırıyordu insanlığı, modern çağda Almanya kırdı. Zehabındaydım…

İtalyanların bırakın Libya'da olanları, Habeşistan'da sadece mızrakla silahlanmış "yerli" halka havadan serin gazı serperek derilerini yüzerek ülkelerini ellerinden aldığını söylerdi bize "istemez"ler…

Hollanda gibi, Portekiz gibi "ufarakları"nın Endonezya ve Angola'da yaptıklarını da sadece zikredelim… Biri 1960'larda, öteki 1975'te düştü insanların yakasından… Sanırdım…

Bardon be gardaş! Meğer bunların bu işlerde hiç dahli yokmuş! Adamlar melek, melaike… Allah bunları yeryüzüne gönderdi ki Cebrail'e falan ihtiyaç kalmasın… Hiç olur?

"Kim yapmış" derseniz, "bu kadar vahşeti?"

"Kim olacak?" derim… "Ya Rauf Denktaş'tır ya da Recep Tayyip Erdoğan…"

En iyisi biz RTE diyelim de mahallenin namusu da kurtulsun…

"Vallahülazim" de diyecem ama İngilizcesini bilmem, pek bir gerici kaçar ondan sonra… Bilim felsefesi İbn-i Haldun'un Mukaddimesi ile başlar, Arapça; ama bize ayıp… Bu çağda öyle geri lisan mı olur?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.