Tampon D'etat

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.45

7.58

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Tampon D'etat

İki haftadır köşe yazısı yazamıyorum. Tembelliğimden, boş vermişliğimden değil… Efendim: akademik makale yazıyoruz, üstünüze iyilik sağlık. Bilime "katkı koymaktan", (alıkoyun da yiyeceyik ortalığı) size zaman kalmıyor, affedin… Sadece meslektaşlarınızın okuyacağı monografiler yazmak ne işe yararsa?

Yazmakta olduğum bir konferans bildirisi için çalışırken, Nutuk'a bakıyordum. Bir yerde, Atatürk, Salih Paşa ile tartışmasını anlatıyor. Bilenler bilir, Salih Paşa padişahın adamıdır. İstanbul'da der ki: " Bu Mustafa Kemal beni sever! Bırakın gidip kendisini ikna edeyim de bu Anadolu'da ayrı hükümet kurma macerasından vaz geçireyim." Onlar da "İyi ya!" derler, "git"…

Gider… Oturup tartışırlar Mustafa Kemal Paşa ile… O Kemal Paşa'yı ikna edemez ama, Kemal Paşa onu, İstanbul'a dönse bile kendisine karşı bir tertipte yer almamak üzere söz vermeye ikna edip, geri gönderir. İşte o tartışmayı anlatırken, Atatürk kendi kaleminden yazıyor ki Salih Paşa'ya Sivas Kongresi kararlarını da aktarıp ikna etti. Kararları da Nutuk'a "iktibas" ediyor eski deyimle…

Onun kaleminden birinci maddeye oturttuğu kararda deniyor ki: "Suriye ile Kilikya arasına bir "tampon d'etat" (tampon devletçik) kurulmasına müsaade etmeyeceğiz."

Ana!!! Tam de bu Kuzey Irak referandumu, Amerikan yardımı şu bu arasında, sırası mıydı şimdi bunu okumanın? Devam edince görüyorsunuz ki "tampon d'etat"a karşı çıkış, Kuzey Suriye ile de ilgili değil tek başına, Mezopotamya'yı da içeriyor… Sebebi? Kimsenin kavmiyeti ile ilgili değil! Tam tersine, kendini savunmakla alâkalı! "Bu girişim" diyor, "Anadolu'yu kuşatma hevesindeki emperyalist devletlerin bir projesi olup, Musul'da Akdeniz'e bir çıkış sağlamak üzere düşünülmektedir" (son bölüm, mealen)

Zaten, madem ki "bilen bilir" diye başladık, bir bahis daha açalım… Bilen bilir ki Birinci Dünya Savaşı sonunda Türkiye /Suriye sınırını çizen de zamanın Yıldırım Orduları Komutanı olarak bizzat Mustafa Kemal Paşa olup, Mondoros Mütakeresi'nin 16. Maddesine göre onun çizdiği sınır, ta Halep'ten başlayıp, Musul'a kadar uzanmaktaydı. Görevde olduğu süre boyunca, ne İngilizler ne de Fransızlar'ı kendi hattının bir milim kuzeyine geçirmemiştir. Bunu da hakkında en nefret dolu kitabı yazan Yüzbaşı Armstrong'tan okuyoruz. (Bozkurt) Onu o görevden aldırmadan, Sycess- Picot Anlaşması'nın kuzey sınırını uygulayamamıştır, İngiltere ile Fransa…

Yıldırım Orduları Kumandanlığı'nı bırakıyor, gelip bir sene sonra Salih Paşa'ya Ankara'da yukarıdaki görüşleri aktarıyor.

Tekrarlıyalım: Neden karşı? "Çünkü" diyor "bu Anadolu'nun muhasarasıdır!" Hem kendi güneyi ile irtibatını kesiyor ve hem de kuzeye kıvrılıp uzanarak, Anadolu'nun kendi doğusu ile de bağlantısını bırakmıyor!

Neden bu gayret? Bir düşünün bakalım, Güney'de ne var? Doğu'da ne var? Veya şöyle soralım, hem güneyde hem de doğuda ortak olan ne var? Güney'de Musul; Doğu'da Bakü, yok mu? Petrol kaynakları var, petrol kaynakları… Salih Paşa ile Kemal Paşa arasında o görüşmenin yapıldığı günlerde, zaten Musul petrol kaynakları da Osmanoğlu ailesinin Abdülhamit kanadının (bir de Abdülmecit kanadı vardır) özel mülkü idi, üstünden… Sonradan İngiltere el koydu, BP'ye verdi… Dava daha sürüyor…

Sadede gelelim: Ne diyor? " Kilikya ile Suriye arasında bir "tampon d'etat'a müsaade edemeyiz!"

Kim? Mustafa Kemal Atatürk… Nerde, Nutuk'ta… Sivas Kongresi Bildirgesi'nin birinci maddesi imiş… Utanmasa haftada bir kurultay toplayacak olan CHP'nin ilk genel başkanı Atatürk'tür, bilmeyen yok ama ilk kurultayı olarak da Sivas Kongresi kabul ediliyor, biliyor muydunuz?

Ben ne diyeyim? Hırs aklın önüne geçmemeli, yeter mi?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.