Where Have All Intellectuals Gone?

loading
1 Aralık, Salı
£

10.46

9.39

$

7.85

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Where Have All Intellectuals Gone?

Başlığı inadına İngilizce yazdım… Muhataplarının anlaması lâzım… Anlayamamışlarsa zaten çekin kuyruklarını gitsinler…

Yıllarca önce, Niyazi Kızılyürek Yenidüzen'de yazmıştı:

"Kent üniversitesinin Sosyoloji profesörlerinden Frank Furedi, 2001 yılın Mayıs ayında Sunday Times gazetesinde "günümüzde üniversiteler ne işe yarar?" başlıklı bir yazı yayınladı. Furedi, bu makalesinde İngiliz üniversitelerinin gidişatını sorguladı ve bu bilgi kurumlarında artık entelektüel bir ortamın kalmadığını, öğrencilerin bir yılda bir kitabı bile sonuna kadar okumadıklarını iddia etti." Üniversite yöneticilerinden biri buna çok kızmış ve Furedi'ye gönderdiği yanıtta, "Bilgi Çağı'nda, internet ortamında artık kitap okumanın çok önemli olmadığını" zannettiğini açık etmiş! Furedi de ona cevaben bir makale değil, kitap yazmış! Kızılyürek'in satırlarıyla diyor ki:

"Üniversiteler artık hakikatin araştırıldığı yerler olmaktan çıktı ve piyasanın gereksinimleri ile ekonomik çıkarlara endeksli kurumlar haline geldiler. En vahimi, hakikat arayışının artık "eski moda" ve "marjinal bir edim" olarak algılandığını ileri süren Furedi, günümüz üniversitelerinde entelektüel olmanın küçümsendiğini ve eğitim ile kültür ürünlerinin hızlı tüketime yönelik teknik bilgi ile sınırlı kaldığını vurguladı."

Niyazi, ayrıca aktarıyor ki:

"İngiliz eski eğitim bakanlarından Charles Clarke'ın eğitimin amacını "ekonomik büyümenin motoru" olarak tarif ettiğini belirten Furedi, aynı bakanın şu sözlerine de yer veriyor: "hükümetimizin orta çağdan kalma bir anlayış olan bilim insanlarının hakikat arayışını desteklemeye hiç niyeti yoktur."

Kızılyürek, ele aldığım yazısında, ekliyor:

"Furedi'ye göre yaşadığımız çağda her ne kadar "bilgi toplumu" veya "bilgi iktidardır" gibi şeylerden söz edilse de, içinden geçtiğimiz epistemolojik süreç, nesnel bilgi anlayışını büyük ölçüde reddetmektedir. Oysa bilgi hakikat arayışının (hakikate sahip olmanın değil) ayrılmaz bir parçası olarak algılanmazsa, içi boşalır ve anlamını yitirir. Böyle olunca, sadece belirgin amaç ve çıkarlar için kullanılan bir araca dönüşür ve tüketime hazır bir ürün haline gelir."

Ben de o zamanlar gene bu makaleyi konu ettiğim yazımda, yukarıdaki paragrafı şöyle açmışım:

"Ver ücretimi, istediğin 'gerçeği' ben sana yazayım... Sokrat ile Gelileo Galilei çooook eskilerde kaldılar... Şimdi "Bilgi" çağındayız ve herkes "uzmanlar" ile çalış(ıyor)! Benim uzmanım, senin uzmanına beş basar... Madem ki "gerçek de görecelidir" diye döşeniyoruz... Al sana "bu da benim gerçeğim… Hakikat"ten önce, ihtiyaçlarımız geliyor artık... Sen kaç paralık hakikat istiyorsun, onu söyle... Verelim gardaş! Parasıynan değil mi? Kaç önge hakikat isten? Dartalım… Sinoplu Diyojen değil ya bu adamlar! "

Bunun böyle olduğunu zaten Niyazi Kızılyürek de inkâr etmiyor yazısında ama o başka bir şeye dikkat çekiyor:
"Bilginin bir tüketim ürünü haline gelmesi, yeni bir toplumsal bölmenin oluşmasına da yol açtı. … Günümüzün baskın epistimoljisine göre nesnel bilgi yoktur ya, Allah ne verdiyse tüketime sunulabiliyor. Her şey sanat, her şey bilgi sayılabiliyor. Buna itiraz ettiğiniz zaman da "kendini beğenmiş entelektüel" veya "halktan kopuk marjinal" yakıştırmalarıyla karşı karşıya kalıyorsunuz… Bütün popülizmlerde görüldüğü gibi, bu alanda da kendini popülizm üzerinden pazarlayan yeni sanat ve eğitim elitler oluştu."

Ben de buna karşı, o kadar da uzun boylu değil, diyorum. Engizisyondan, imparatorluklardan, bin türlü karanlık şer odağından korkmayan gerçek düşünce insanları, bunlardan korkacak değil, herhalde… Meydan cahillere mi kaldı? İşte ne kendisi korkmuş, ne de Ferudi… Biz de, Allah'a şükür…

O yazıda Kızılyürek bir de "sanat" örneği veriyor, Atina Bienali'nde görmüş: Herifin biri kameranın karşısına geçmiş, otuz bir çekiyor… Sanat filmi… Gerçekçi Sanat… Hasss…

Şimdi hem Gezici ve benzerlerinin anketlerine bir daha bakın, hem de Afrika'da yayınlanan karikatürü, bir daha yorumlayın…

Kolay gelsin...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.