Limbik uyanıklık

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.43

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Limbik uyanıklık

Birkaç ay önceydi… Niyazi Kızılyürek'ten aktararak, Kent Üniversitesi sosyoloji profesörü Frank Farudi'nin bir tespitini yazmıştım. Farudi, günümüzde İngiliz üniversite öğrencilerinin, kitap okumayı "gereksiz" bulduklarını açıklayan bir araştırmadan sonra, "Bilgi çağının cahil kurumu: Üniversite" diye bir makale yazmıştı… Kendisine çok kızan meslektaşlarına karşı da oturdu, tuğla gibi bir kitap yazdı: "Where have all intellectuals gone?"

Gerek Farudi, gerekse de Kızılyürek; Google çağında, önceden tam tersi olan ve karşı çıktığımız bir durumun, artık tersine döndüğünü ileri sürmekteydiler. Neydi o durum? Eskiden entelektüeller, cahilleri aşağılar ve seçkinci olmakla suçlanırlardı! Biz de katılırdık… Oysa şimdi, "Çağımızda bilgiye ulaşmak çok kolay" diyen cahiller, entelektüelleri suçlamaya ve aşağılamaya başladılar.

Bilgi Çağı falan dedik ama şimdi bilgilenme, nette bulabildiğiniz bir hayli yanlış makalenin başlıklarını okumaktan ibaret oldu…

Eskiden adam bilmez, bilmediğini de bilirdi… Şimdi de bilmiyor ama "bildiğini sanıyor"!

"Google'dan master yapmaya kalkmayın, canınızı yakarım…" dediğimi öğrencilerim bilirler… Kaynakça'ya beş tane Google Academic makalesi yazıp tez diye getirenin canına okumakta olduğumu da… Güya "uzmanı" olacağı ve tez savunmasının ertesi günü kartvizitine "Uzman" yazacağı konuda hiç kitap okumamış, sırtarıyor! Diye çok söylendim…

Geçen gün, bir başka dostum Mehmet Çağlar, (kendisi Profesördür, kusuruna bakmayın) netten bana bir klip attı:

"Post Truth Çağ'da Limbik Sistem"…

Efendim… Post modern dediler dediler, şimdi ortaya çıktı ki bu durum Post-Truth bir durum… Gerçek Sonrası… Gerçek Üstü… Nasıl yorumlarsanız yorumlayın…

Şimdi Bilgi Çağı mı? Bilgiye ulaşmak çok mu kolay?

İnternette bomba yapmaktan tansiyon tedavisine kadar, istemediğiniz kadar bilginin sere serpe dolaştığı, gerçek! Ama hangisinin doğru, hangisinin saçma, hangisinin reklam amaçlı yazılmış yalan, cehalet ürünü hezeyan olduğu, meşkuk!

Bunların arasından, hangilerini seçip okuyacağınız, hangisini aklınızda tutacak kadar inanacağınız ve okuduğunuzu nasıl yorumlayacağınız da size kalmıştır! Yani beri ortalıkta dolanan milyonlarca iddianın, hangilerinin doğru olduğunu yorumlamak tarihin başından beri olduğu gibi gene insanoğlunun garip beyninin işidir. Bu yetenek de söz konusu alanda, başından başlayarak geliştirilen, sistematik bir kitap eğitimini edinmekle mümkün olabiliyor… Eğer bu yoksa, ortalıkta dolaşan ve herkesin ulaşabileceği gibi yazıp âleme de atabileceği milyonlarca bilgi kırıntısından, iddia ettiğiniz konuyu ya hiç öğrenememe veya yanlış öğrenme ihtimali, daha ağır basıyor! Ve üstelik cahili olduğunuz bir alanda, bir de üstelik kendinizi "âlim" sanarak!

Çağlar'ın beni de etiketlediği klipte konuşan psikolog diyor ki: "İnsan beyninin yorum ve sağduyu üreten kısmı Frontal Lob Korteksidir. (Uzman bir hekim olarak, kalıbımı basarım, doğru) ama bu bilgi kirliliği bombardımanından sersem olanlarda, Frontal korteks ortadan kalkıyor! Yerine duygusal reaksiyonları yönlendiren Limbik Sistem ikame ediliyor."

Ne oluyormuş o zaman? İnsanlar, gerçeği, akılla değil, duygularıyla tarif etmeye başlıyorlarmış!

Yani? Temennisini gerçek sanıyor! Kendi ne isterse o olabilir sanıyor! Kendine göre kendisinden daha önemli bir varlığın evrende ortaya çıkması mümkün değil ya? Evrene göre de öyledir sanmaya başlıyor… Size göre siz mi önemlisiniz? Venüs yıldızı mı? Kendiniz! Bu doğal… Venüs nerede? Ama güneşin de sizi Venüs'ten daha çok önemsediğini sanmaya başlarsanız, felâket…

Bir süredir, ortamda böyle tiplerin varlığının ampirik olarak farkındaydım, yazdım da… Dikkatli okuyucum hatırlayacaktır. Ama Çağlar, bana bilimsel açıklamayı yapan o klibi de gönderdi ya? Sağolsun!

Limbik'miş… "Yetiştik dedik be sör! Şimdi vaz mı geçelim?" felsefesinin organik izahı, buymuş! Aptallıktan değil…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.