Kıbrıs Rumları AP seçimini yaptı - 4

loading
19 Eylül, Cumartesi
£

9.76

8.95

$

7.56

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Kıbrıs Rumları AP seçimini yaptı - 4

AKEL'e neden güvenmiyoruz?

Bu konuda ciltler yazılabilir ve yazılmıştır da ama gündemdeki konumuz açısından işi kısa bir gazete yazısı ile bitirmek, mümkün olmadığından, iki yazılık bir dizi ve kitap tavsiyeleri ole konu toparlanabilir. Bu yazılarda verdiğim alıntılar, piyasada bulunan kitaplardandır. Meraklısı bu sıcakta başını biradan alıp da okumaya lütfedemiyorsa, bu halkın geleceği için söz söyleme hakkının da kendisine verilmemesini, yadırgamamalıdır.

İlk örneğim naçar, kendi yazdığım Kıbrıslı Türkler'in Tarihi'dir… Metin içinde verilen örnekleri de okuyunuz, derim… İsterseniz! Oradan başlıyorum:

Kıbrıs'a ilk sol fikirler , Yunanistan ve Anadolu Rum Solu vasıtasıyla, 1912'den hemen sonra gelmeğe başlamış. Yunanistan'da örgütlenen, Doğu Sorunu'nun, " Doğu'nun Demokratik Federasyonu" çerçevesinde çözümünü isteyen hareketin, yani Rosa Luxemburg ve Bernstein vasıtasıyla, l.Enternasyonal'i de yanıltan Megali İdeacı elen solu'nun, o tarihlerde, bir de Kıbrıs Şubesi olduğu bilinmektedir. (Panayot Noutsos'tan akt. Mete Tunçay - E. von Zürcher, Osmanlı İmparatorluğu'nda Milliyetçilik ve Sosyalizm s.131)

1921'de, aslında Yunanistanlı ve oranın uyru ğunda olup, Limasol'da yaşayan bir hekim, Dr.Nikos Yiavopoulos'un önderlik ettiği bir grup aydın, ilk defa adada bir sol çevre olarak, ortaya çıkarlar. Bu ekip,herhalde İzmir'deki türdeşlerinin etkisi ile, hem savaşa karşıdır ve hem de, adanın Yunanistan ile birleşmesini değil, bağımsızlığını savunmaktadır. Bunlardan ikisi, Leonidas Stringos ve Christodulus Christodulidis (kod adı Alexis)1924'te Moskova'ya parti okulunda eğitilmeye giderler. Bunlar, okulu tamamlayıp, Yunanistan Komünist Partisi Merkez Komitesi üyeliği'ne atanırlar. İki parti arasındaki ilişkinin boyutuna dikkat çekmemek, elde değil. Öte yandan, İngiliz yönetimi, Dr.Yiavopoulos'u 1925'te "persona non grata" (istenmeyen kişi) ilan ederek, adadan kovar. 1926'da, Yunanistan Komünist Partisi Merkez Komitesi'nda çalışmakta olan Alexis adaya döner. Limasol'da kendi evinde, kızkardeşi Cleo İonniadu ve kardeşi C. Christodulidis (kod adı Skelea)ın da gayretleri ile, Kıbrıs Komünist Partisi'ni kurarlar. Partinin önderleri olarak, Skelea ve Andreas Vatiliodis (kod adı Vatis) ortaya çıkarlar. Yayınlanan Neos Andropos adlı gazetede, partinin inançları ilan edilir:

ENOSİS'e, karşıdırlar!

Kapatıldığı tarihten kısa bîr süre önce, Yunanistan Komünist Partisi yayın organı Rizospastis'de yayınlanan bir bildirisinde. ENOSİS talebi için Londra'ya gitmiş olan bir heyeti "sömürenler" olarak yorumlayan parti; bunların ENOSİS taleplerinin, kendi çıkarları için olduğunu, fakir insanların, bundan hiçbir çıkarları olamayacağını, ENOSİS'e karşı mücadelenin, emperyalizme karşı mücadele olduğunu, adanın fakir köylülerinin savaşım stratejisinin, bu olması lazım geldiğini ifade eder. (N.Kızılyürek. Paşalar ve Papazlar. s.29)

Bunu göklere çıkaranlar, her ne hikmetse, ayni yılın sonlarında, ENOSİS'çiler, papazların önderliğinde, Yunanistan ile birleşmek üzere, ENOSİS'i ilan ederek, isyan bayrağı açıp, vali konağını yaktıktan sonra, Vatis'in neden başpiskoposluğa gidip papazların elini öptüğünü, değil izah etmek, adını dahi anmak istemezler.

Bunu, partinin son, AKEL'in de ilk genel sekreteri olan Plutis Servas, şöyle açıklıyor: " Kilise 1931 İsyanında herkese katılım çağrısı yaptı. Bu çağrıya komünistler de uyarak, isyana katıldı. Gaye ENOSİS'di... O dönemde, Otonom Kıbrıs diye ortaya çıktığımızda, sadece burada değil, Yunanistandan da büyük tepki gelmiş, yer yerinden uğramıştı.'Allahsız,vatansız...' diye suçlanmıştık. Halk bunların etkisi ile bize çok kötü bakıyordu. Halktan soyutlanmış bir durumdaydık.... O yüzden yeni bir değerlendirme yaptık. O süreçte kilise çok etken bir konumdaydı, başka çaremiz yoktu. Mecburi bayrağı biraz indirdik, geri adım attık..." (Plutis Servas, N. Cahit ile söyleşi,ORTAM Gazetesi , 12-27.4.1999)

Yukarı aktardığımız satırlarda, Servas bize birşey daha anlatıyor:

1930'larda, Kıbrıs Rum Kimliği, kendi içinde bile, ENOSİS istemeyen bir hareketi barındırma maktaydı.Ve üstüne üstlük, güya ENOSİS isteme yenleri bile, hem Yunanistan'dan yönetilmekte ve hem de ora kamuoyunun baskısı ile, politika değiştirebilmektedir. Kendisi, isyan esnasında, Moskova'da eğitimde olan, Plutis Servas, 1933'te eğitimini tamamlayınca, o da Alexis gibi, Yunanistan Komünist Partisi'nde görevlendirilir ve 1935'e kadar, orada illegalite koşullarında görev yapar. Anlattıklarından, o günden AKEL'in kuruluşuna kadar, KKK'nın illegal başkanının da o olduğu anlaşılıyor. Onun da, Yunanistan'ın rahle-i tedrisinden geçmesi, ilginç...Yani, KKK'ni de kuran Yunanistan Komünist Partisi imiş, desek,yabana gitmez…

Buradan, iki gerçek ortaya çıkar:

Kıbrıs Elen solu, daha başlangıcında ENOSİS'çi ve Megali ideacı olup, Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanmasından yanadır ve hedefi, kendi ulus devletlerine bağlan maktır... Bunun doğal sonucu olarak da kendini oradaki sol hareketin, bir parçası olarak görmektedir. Yâni "Kıbrıslı" değil, Helen'dir... Bir... (Bunun doğal sonuçları vardır. Yarın konuşacağız)

Ve iki: Kıbrıs Elen Solu, özgün değildir. Genel Elen Solu' nun, bir parçasıdır. Bu bakımdan, düşünce sistematiği Kıbrıs adasının değil, Elenler'in sorunlarına "çare" üretmeye göre biçimlenmiştir.

Bu özelliğini bugüne kadar da sürdürdüğünü göreceğiz...

Devam edeceğim...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.