Bekleyelim bekleşelim, tenhada buluşalım, mavilim…

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Bekleyelim bekleşelim, tenhada buluşalım, mavilim…

Geçtiğimiz hafta içimi huzurla dolduran bir açıklama duydum! Sevgili dostum Mehmet Çakıcı da “ Federasyon’u desteklemeye devam ettiğini” açıkladı! “Madem Çakıcı destekler, tamamdır, artık mesele bitti, kaçarı yok!” dedi, bir tanesi! Desteklemeseydi, zordu işimiz!

Ben da desteklerim!

Da… “Mış” Federasyonu kuracağımız Kıbrıslı Rumlar’ın %67’si desteklemez der, Kıbrıs Universitesi yaptığı ankette… Leymosun Türkçesi ile… Buyrun:

Anastasiadis, zaten desteklemediğini ve kabul etmediğini eli değdikçe açıklıyor. AKEL’in geçen sene yayınladığı Çözüm için ön şart niteliğindeki 8 maddeyi okuyunca, onların da bizim kadar teşne olmadıkları meydana çıkıyor, atmayayım o maddeleri de şimdi buraya! DİSİ+AKEL oylarının %70 civarında olması gerçeği ile bu yukarıdaki grafiği de karşılaştırınca, meselenin tutarlılığı da ortaya çıkıyor…

Çakıcı kardeşimin, benim ve sayın Akıncı’nın ve hatta Tufan Erhürman’ın desteklememizin de bir kıymet-i harbiyesi kalmıyor…

“Federasyon’dan yanayız, tek yol federasyon”! Tamam da kiminle?

Bunlar istemiyorlar, Belçikalı Flamanlar’la mı? Yeni Zelanda’lı Mauriler ile mi?

Diye sorunca, memleketteki AKEL müntesipleri, “Anastasiadis arar masadan kaçsın da korkar; bizi kaçırmaya çalışır, oyununa gelmeyin” diyorlar ama Anastas dostumuz on defa zaten kalkıp gitmedi mi? En sonu Crans Montana’da? Ne korkması? Gözlüğü fırlattığı gibi, gidiyor mübarek… İlk defası da değil…

Masadan kalkıp gitmek bu kadar “çok kötü” bir durum olup da gideni mahkûm ettirecekseydi, hazır gitmiş adamın gittiğini gizlemek ve geri getirmek için yedi göbeğimizi niye çatlattık? Madem “giden kaybeder”di,  adam zaten “gitmiş” yani bu iddia sahiplerine göre “kaybetmiş” değil miydi? E? Ne yalvardık dön diye?

Bekleyelim? Amenna…

Neyi?

Benim da canım asıldı bir federasyon kurmaya ama görüyoruz ki muhataplarımız istemiyorlar… İstemediklerini söylemekten kaçındıkları da yok! Ve çok açıktır ki “eşitlik”i tartışan biri, federasyon değil, (onun ne demek olduğunu da bilmeyen öğrensin) “azınlık haklarını” konuşmaya oturmaktadır…

Neyi bekleyelim?

Bizi böyle masada tutarak, şu doğal gaz meselesinde Kıbrıs adına bütün uluslar arası anlaşmaları kendi yapıp, bizi off side’a düşürmesini mi?

Yoksa bir arkadaşımızın bu geç yaştaki ikbalinin devam etmesini garanti etmesini mi?

Ben de “federasyon’a desteğimi” sürdürüyorum ama Çakıcı ile ya da Akıncı ile veya Erhürman ile ben, federasyon kuramıyoruz ki…

Neyi bekleyelim?

Çıkmaz ayın son çarşambasını mı?

Godot’yu mu?

Onu da söyleseler, ben de beklemeye geçecem… Neyi bekleyeceğimi bilemediğimden, bekleyemiyorum… Tenhada da buluşamıyorum türküde söylediği gibi… Brüksel’de falan da olmuyor… Görünüyor…

Yoksa, ayıp ettiniz yani! Tabii ki “Tek yol devrim”! Pardon eski hastalığım nüksetti, “Tek yol federasyon”!

“Kurban olduğum Allah/

Tez gönder gavışalım, mavilim…”

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.