Türkiye'nin başı sağ olsun…

loading
12 Ağustos, Çarşamba
£

9.56

8.61

$

7.33

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Türkiye’nin başı sağ olsun…

Türkiye’den gene iç yakan bir deprem haberi geldi…

Elâzığ’da büyük bir deprem, ölümlere neden oldu. Üzülmemek elde değil…

Benim hatırladığım ilk büyük deprem haberi, 54 yıl önceye aittir. 20 Ağustos 1966 günü sabahın bir vaktinde mevzideki transistörlü radyo açıktı. Saat beş miydi, altı mı? Unuttum… Geçmiş gün… Çukurova Radyosu’nun sabah haberlerini dinleyecektik. Ben ve Üstün Köroğlu, Konnoz bölgesi 1 numaralı mevzide…

İlk haber olarak, spiker Varto’da olan büyük depremi anlatmaya başladı… Yirmi bin kişinin öldüğünden bahsediliyordu… Üstün ile birbirimize baktık! Kim daha kötü durumdaydı acaba? Biz mi? O insanlar mı? Biz de aç ve açıktaydık elde silahlarla ama hiç değilse üstüne bastığımız toprak bize ihanet etmiyordu…

Yıllar sonra, kız kardeşim mezuniyet tezi için 1970 Burdur Depremi’ni çalıştı. Sosyal etkilerini… Naçizane tezin başlığı bana aittir: “Deprem Kültürü ve Burdur”… Prof. Saran Nepan çok beğenmişti. Hemşire şimdi Burdur’da yaşıyor… Ben de uzun yıllardır gider, gelirim. Dünya tatlısı insanların yaşadığı, şirin küçük bir kenttir… Orada can dostlarım var… 1970 depreminin acısını yaşayan eşi, bir dönem eline geçirdiği belediye başkanlığı esnasında, mühendis kafası ile şehrin inşaat koşullarını depreme göre düzenledi… Ayni şiddetteki bir başka depremde, hiç bina yıkılmadı, kimse ölmedi… Zaten beşik gibi sallanan bir bölgedir, bu bahsettiğimin hangi tarihte olduğunu şimdi unuttum, ama sallanıp duruyorlar… İnşaat maliyetlerini artırdığı için, ilk seçimi de kaybetti…

Bir başka deprem anım da Rize/Çayeli’de sevgili ebem Ehlinaz Namoğlu’ndan dinlediğimdir. 1976 yılında gencecik bir ebe olarak Van’da görev yaparken, bir öğleden sonra bir ziyarete gitmişler. Otururken, birden deprem başlamış! Koşmuşlar ki canlarını dışarı atalar… Ehlinaz, o kadarını hatırlıyor. Bir de yirmi gün sonra Ankara’da Hacettepe Hastanesi’nde kendine gelişini. Bina üstlerine çökmüş… Bunlar altında kalmışlar. Ölmeden çıkarılıp Ankara’ya yetiştiriliyor ama Crush Sendromu dolayısıyla oluşan böbrek yetmezliğinden, yıllarca tedavi görüyor.

Allah başa vermesin…

Anadolu üç kıtanın kavşak noktası olarak doğu ve batı uygarlıkları arasında bir köprüdür. Bunun kültürel ve politik sonuçları ile övünüyoruz ve çok da işimize geliyor. Ancak, doğa ne kültür tanır ne politika… Orada bulunmakla size iki defa o toprakta imparatorluk kurdurur ama öte yandan da Afrika ve Avrasya kütlelerinin bir birlerine karşı her hareketinde, kırılmayı da o toprakta yaşatır, dünyayı başınıza yıkar.

İnşaat mevzuatı, şehirleşme stratejileri ve benzeri insani önlemlerle zararı minimuma indirmek olası ve nitekim ülke geliştikçe de zarar ( özellikle can kaybı) azalıyor ama sıfırlamak, mümkün değil.

Türkiye’nin bir kez daha başı sağ olsun. Çam sakızı çoban armağanı, elimizden ne gelirse, emirlerine vermek, boynumuzun borcu…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.