"Ne önlem alalım?"

loading
2 Temmuz, Perşembe
£

8.54

7.70

$

6.85

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

“Ne önlem alalım?”

Dünden devam…

1879 yılında, Akdeniz ülkeleri, Mısır, Bağdat ve Türkiye’de Veba salgınları çıkması üzerine, Kıbrıs’taki İngiliz yönetimi, yeni ve katı uygulamaları olan bir Karantina Yasası yaptı. Yıl sonunda Londra’ya gönderilen harcamalar listesinde, Karantina Binası tamiratı için o zaman için nemli bir harcama yapıldığı görülüyor. Lârnaka’daki Osmanlı’dan kalma Karantina Kurumu’nun başına getirilen Heidenstam’ın Suriye’den ve İran Körfezi’nden gelen gemilere karşı tatbik ettiği katı uygulamalara rağmen, salgın 1881’de Kıbrıs’a da ulaştı. 1881’de Suriye’den gelen bütün gemilerin, yolcuları ve bagajları, mürettebatları ve yükleri 3 gün karantinada tutulmaktaydılar.

1881 temmuz ayında, Küçük Asya’da çıkan Çiçek Salgını, yüzünden bu ülkeden gelen bütün teknelerin de karantina kapsamına alınmasına kadar, Suriye’ye karşı uygulanan önlemlere uyuldu. O yıl, Türkiye’den gelen 4 Britanya, 9 Avusturya gemisi ile 53 Türk, 1 İtalyan, 6 Yunan ve 23 Kıbrıslılar’a ait teknenin toplam 710 yolcusu, karantinada alıkonuldu. Ondan sonra Karantina aynı anda 3 geminin yolcu, mürettebat, bagajları ile yüklerinin karantinada tutulabilmesi sağlandı. Adaya işlenmek üzere ithal edilen, işlenmiş hayvan derilerinin izole edilip, dezenfekte edilebileceği koşullar geliştirilip, kalıcı kılındı.

3 Aralık 1886 tarihli 6125 numaralı The London Gazette’da yayınlanan bir emirname ile 8 Ekim 1886 tarihinden itibaren, Malaga’dan yola çıkmış olan bütün gemilerin, Lârnaka’ya uğramaları halinde; yolcuları, mürettebatları ve bagajları ile 10 gün Karantina’da tutulmadan, Kıbrıs’a giremeyeceği ilân edilmektedir.

1896’da resmi görevli olarak adayı ziyaret eden Albay A.O.Green, 1914’te yayınladığı Cyprus isimli kitabında 14 Kasım akşamüzeri saat 5’te karantina memurunun izin vermesinden sonra Limasol’a çıkabildiğini anlatıyor (Green. 2015: 20).

Buna rağmen 1897’de adada bir Çiçek salgını baş gösterir. Lefkoşa hastanesi tümüyle boşaltılıp Çiçek hastalarının hizmetine verilir ama ihtiyacı karşılayamaz. Bunun üzerine Lefkoşa Mağusa Kapısı’nda bulunan eski Osmanlı kışlası tamir edilerek, doğrudan karantina idaresine bağlı bir bulaşıcı hastalıklar hastanesi kurulur ve Karantina Hastanesi diye anılmaya başlanır.

1902’de adanın sömürge yönetimi, resmi bir broşür yayınlayarak, Kıbrıs’taki hükümet emlâkının bir listesini ilân etti. Sömürge yönetimi Müsteşar Vekili J.C. Gore hükümet binalarına İngiliz Yönetimi tarafından el konulduğunu açıkladı. Listeye bakanlar, görürler ki devletleştirilen emlâk arasında,  Lârnaka, Limasol ve Girne Karantina binaları da bulunmaktadır.

1913’te ise yukarıda adını andığımız O.A. Green artık Kıbrıs Başmüsteşarı’dır. Yeni bir liste yayınlayarak, Osmanlı’dan kalan resmi emlâkın tümüne el koyduklarını açıklar. Lârnaka’daki Garantina Binaları (Tahaffuzhane) ve Karantina merkezi (hastane) de elbette listeye dahildir.

1913’te yayınlanan resmi belge niteliğindeki Handbook of Cyprus’ta 1911-12 yılları arasında Kıbrıs Karantina Yönetimine 1512 sterlin masraf edildiği kaydedilmiştir. Aynı belgede hükümetin her ilçede bir karantina hastanesi kurulabilmesi için, belediyelerle işbirliği sağlamaya çalıştığı anlatılıyor. Karantina İdaresi’nin komşu ülkelerde sık sık görülen kolera ve veba salgınlarından ülkeyi korumakta başarılı olduğu belirtilirken; Kıbrıs Karantina Mevzuatı’nın henüz bitirilmediği, bunundevam etmekte olan bir süreç olduğu kaydedilmektedir.Buna rağmen idarenin yayınladığı 1915 tarihli Sağlık Raporu’nda Karantina Uygulaması sonucunda adada Veba ve Koleraya karşı “immunizasyon”un sağlandığı belirtiliyor (Sanitary Report 1915:13).

19 Temmuz 1917’de yayınlanan Liman Harçları Yasası’nda (Fasıl 296 madde 11) Karantina Harçları düzenlenmektedir (Quarantine and Customs Law Chap. 296). 1920 yılı kayıtlarında, adada Veba, Çiçek ve Tifüs’ün kontrol altına alınmış olduğu, o yıl Mart ayında, Rusya’dan gelen göçmenlerde Tifüs’e rastlandığı, bunların da Karantina’ya alınarak, hastalığın yayılmasının önlendiği belirtiliyor (Sanitary Report 1920: 12).

1925 yılında, Lozan Anlaşması’nın verdiği hakka dayanarak Türkiye’ye giden Kıbrıs Türklerinin bazıları, orada barınamayıp geri dönerler. Girne’ye yanaşan gemilere kıyıya çıkma izni verilmez. Deniz’den Lârnaka’ya sevk edilen yolcular karantina’ya alınırlar. Karantina bitince, 36 şilin ücreti ödeyemeyen göçmenler, 18’er gün hapse mahkûm edilirler.

1926 yılında, Larnaka, Mağusa, Limasol ve Baf limanlarında düzenli bir biçimde çalışan Karantina idarelerine ek olarak, birer kıyı kasabası olan Lefke ve Poli’de de Kırsal Karantina kurumları kurulup, görevli memurlar atandığını görüyoruz ( Sanitary Report 1926: 12).

Ertesi yıl, kazalardaki District Medical Officer (İlçe Sağlık Sorumlusu) ve Lefke ile Poli’deki Rural Medical Officerler tarafından, 1237 buharlı geminin giriş kontrollerinin yapıldığı kaydediliyor (Sanitary Report 1927: 14).

1930 yılı kayıtlarında, adanın başlıca limanı olma özelliğinin, Mağusa’ya kaydığını görüyoruz. O yıl Mağusa Limanı’nda, 196 Buharlı gemi, 244 yelkenli gemi ve 6 da deniz uçağı karantina işlemine tabi tutulmuş. Bu rakamlar sırasıyla; Limasol’da 156, 193; Lârnaka’da 120/130; Gemikonağı’nda (Lefke) 69, 39; Baf’ta 6, 104; Girne’de 4,34 ve Poli’de de 1 yelkenli gemiden ibarettir (Sanitary Report 1930: 13).

1931 yılında, Mağusa’ya inen 6 deniz uçağı yanında, 4 uçağın da Limasol’a indiği ve karantina işleminden geçtiği görülüyor. Bu yıl sağlık raporunun altına düşülen bir notta, Kraliyet Donanması ve askeri uçaklardaki askeri personelin, sivil karantinaya tabi olmayıp, ordunun kendi sağlık servislerince gözetim altında tutulduğu da eklenmiş bulunuyor (Sanitary Report 1931: 22).

11 Mart 1932 günü çıkarılan yeni bir yasa ile 1879 Karantina Yasası yürürlükten kaldırılarak yeni düzenlemeler yapılır. Karantina uygulamalarına itaat etmeyenlere 6 ayı geçmemek üzere hapis ve 100 pound’u aşmamak üzere para veya iki cezanın birlikte verilmesi düzenlenir (Fasıl 260).

Bu yasa, yürürlüktedir… Yüzme bilmeyenler, ağaca çıkıyorlar…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.