Evde otura otura…

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.55

7.69

$

6.76

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Evde otura otura…

İki ay evde oturup da günde ilaç için on dakika sokağa çıkınca, düşünmeye ve anlamadığımız şeyleri anlamlandırmaya vakit buluyoruz.

Gerçi defalarca yazdım ben evde oturunca kendine yapacak iş bulamayanlardan değilim. Bu süreçte bir yeni kitabın basım aşamasına getirilmesi, üç akademik makale, (biri yayına hazır) beş on tane köşe yazısı, her hafta netten beş saat ders ve onların kayırlarının alınıp saklanarak Youtube’da yayını, evden birkaç tv programına konukluk, ayıptır söylemesi bir de belgesel tv filmi yapmaktayım! Ama gene de düşünmeye bol bol zaman kalıyor…

Beş on dakika sokağa çıktığımda dikkatimi çeken insan manzaralarını alın!

Bir grup var, daha önce de yazdım “düz ayvaz”… Ölüp gidebileceğinin farkında değil, kediden akılsız, canını korumaktan aciz…

İkinci bir grup var: Kendini ayrıcalıklı sanmaya alışmış… Bunların bir bölümü tamam, “açarım Ersin abiye telefonu cezayı sildiririm” ekolüdür ama şimdiye kadar farkında değildim yenile fark ettim ki bir de “biz entel/dantelik, virüs bizim havamızdan ürker” sananlar var…

Kalan saçlar benden beter at kuyruğu, sakal da mücessem ama suratına maske ile dolaşmayı korkaklık zanneder, ar eder… Takmaz! Mikroskopta bilen görünmeyen bir mahlûktan mı korkacak?

Üçüncü bir grup, bazı Afrikalı “öğrenciler”den oluşuyordu! Son günlerde sayısı daha az! Bunlara “höst” deseniz “discrimination” diye feryat ederler ama haftalarca ya virüs kendilerine dokunmaz sanmaya ya da bu memleketin vatandaşı değildirler, buranın hükümeti yalnız kndi vatandaşlarını yönetebilir sanmaya devam ettiler. Son zamanlarda “tarz” maskeler uydurdular, takıyor çoğunluğu onların da…

Dördüncü bir grup var… Bu eve kapanmaların sebebinin, bu “fena” hükümet olduğunu sanıyor! Doğrudan yalan söylemekle hükümeti zayıflatacağını ve ilk seçimde kendi gommasının hükümet olacağını sanarak, yalan söyleyenler değil…

Onlar nev-i şahsına münhasır bir çeşit mahlûkattır… Bırakın… Bunlar doğrudan eve kapanmanın, hükümetin suçu olduğunu zannedenler. Aralarında ciddi ciddi bu güne kadar dinlenecek adam sanıp aldandıklarımız da var…

Ve hemen hepsinin,asıl sorununun, gerçek ile arzuları arasındaki bağlantıda, kâinatı kendi keyiflerinin yönettiği zannının önde olması yatıyor, dikkat buyurunuz…

Alın Türkiye merkez medyasının”baba” gazetelerinin, internet sayfalarını!

Hiç birini okumuyorum… Haber yok, “tık tuzağı” mübarekler! Sekiz tık sonra bir cümle… Raiting yüksek görünecek, gelsin parra’lar…Eskiden futbolun daha güzel oynandığını keşfettim, örneğin… TV’lerin futbol spikerlerinin, kırk yıldır on-on beş klişe cümle ile bağırıp durdukları da eve kapanıp çok sık futbol maçı seyredince kafama dank etti…

İşte meşin yuvarlak, gole izin vermeyen direk, tecrübeli file bekçisi, tecrübeli teknik adam, dar alan, geniş alan, akıl dolu bir vuruş v.s.! Ötekiler akılsız çünkü…

Daha çok var ama hem yerim daraldı, hem de zamanım… Gazeteye yetiştirmek üzere, yazıyı kesmeliyim. Kendinize iyi bakın, der Amerikalılar… Öyle yapın…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.