Anlamsız lâkırdılar

loading
9 Temmuz, Perşembe
£

8.67

7.80

$

6.86

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Anlamsız lâkırdılar

Sosyal medyada yazmıştım… Dün TV’de de söyledim…

Viroloji profesörü ile konuşup kalkıp köye gidiyorsun… Okuma yazma seviyesi kuşkulu tarla işçisi de sana Covid 19 konferansı çekiyor. Yeni filizlenen hıyar lâsanlarını korumak için hangi tarımsal ilaçların, nasıl atılması gerektiğini bildiğini iddia eden hiçbir Nöroşirürji profesörü görmedim oysa…

Biri tutturmuş, ille güneye de geçecek! E geççç… ELAM seni bekler… On bin imza toplamış, “gelmesinler” diye…Git, babanın su kabağını gör, gelme! Ondört gün karantinada kal, öyle çık… Belki de yüzüne tükürüp seni bulaştırır gönderirler… Allah bilir! “ Senede dünya yüzünde 150 milyon insan ölüyor, 350 bin de coronadan ölürse ekstradan çok mu?” diyor… İnsandan bahsediyor ha! Bu tip, biri sokak kedilerini zehirlese, “onlar da can” diye kendini de paralar… “Can derdine düştünüz” diye de kadara ediyor… “Oğlum sen para derdine düştün de biz de sadece canımızın derdine düşsek, çok mu gelir sana?” desen de sanmayın ki söylenecek lâfı yoktur…

Bu ortamda ne yazsanız, ne konuşsanız boş… Onun için içimden gelmiyor, yazamıyorum.

Derken… Zaten illet olduğum “tv Türkçesi”nin iki seçkin örneği takıldı kafama: Uzmanlar! Ve de: Ekipler!

Bir bakıyorsun, spiker döktürüyor, ekranda da olay gösterilmekte… “ Olaya müdahale eden ekipler…” Oysa görüntüde yarde yatan bir insanın başında, üç tane üniformalı mahlûk var… Bu üçü bir ekipse, ötekiler nerde? Yoksa, haberi yazan o üçünün her birinin adının mı “ekip” olduğunu sanıyor? İşte görüyoruz, ortada bir tane “ekip” var! Neden çoğul? “Ekipler”…

Aslında biliyorum, lâkırdı kulağa hoş geldiğinden söyleniyor ama, neyse… Biz mantıksızlığını soralım… Bir güzel lâf daha var böyle olur olmaz söylenen: “ Aaaadetaaa”… Evireceksin çevireceksin bir “aaaadetaaaa” uydurup, terennüm edeceksin… Hem sana ayrılan saniye sayısını tamamlıyorsun ve hem de hoş duyuluyor, kardeşim! Anlam? Si…et anlamı…

Veeee… Karşınızda “Uzmanlar”!

Kim? Neyin uzmanı? Nerden belli uzman olduğu? Ne belli ki sen bir yerinden uydurup da kendin saçmalamıyorsun?

“Uzmanların açıladığına göre, yoğurdun tadı ekşiymiş”! Oysa,”şekerin tatlı, biberin acı, tuzun da tuzlu olduğunu açıklayan uzmanlar” da var… “Güneşin her sabah doğup, her akşam battığını” söyleyen de… “Yağmurda ıslanıp, güneşte terleyebileceğinizi belirtip” insanlığı uyaran “uzmanlar” da cabası…

Cem Yılmaz’ın o Anadolu Rock klibini biliyorsunuzdur! “Ben demiyorum, ‘uzmanlar’ söylüyorlar”!

Bir de başka hastalık var… Türkçe kelimenin entonasyonunu değiştirip, vurguyu orijinalindeki heceden alıp, başka bir heceye aktarınca, daha bir Evroppalı, daha bir “batılı” ne diyeyim “çağdaş” olunduğu sanılıyor… Meselâ “ÖRneğin” demiyeceksin… “örNEğin” diyeceksin… Vurgu büyük yazılmış hecede… Bri moderen oluyorsun, bir moderen ki sorma! Soyadlarını okurken de vurgu ilk hecede olacak! Faraza adamın soyadı “Yoğurtçu”… Vurgusuz düz bir kelime… Sen, “YO-ğurtçu” diyeceksin… İlk hecede vurgu… Çok bir moderen oluyor…

Ben ne yazacaktım yahu? Hah… “Anımsadım” koymayın da… Hatırlamadım! Ne münasebet? Ben gerici miyim?

Ayıptır söylemesi ama söylemezsem çatlarım:

Türkiye’de CHP sözcüsü Faik Öztrak isimli muhterem, “Bizim darbelerle bir ilişkimiz yok” demiş…

Aldı beni bir gülme…

12 Mart faşizminin üç başbakanından iki tanesinin kök CHP’li olduğunu (Nihat Erim ve Ferit Melen) bir yana bırakın, hazretin amcası İlhan Öztrak da başından sonuna bütün 12 Mart hükümetlerinde Devlet Bakanı olmak kendisini kesmemiş, altı yıl istirahat ettikten sonra, 12 Eylül hükümetinin de Devlet ve Adalet Bakanı olmuştur… O on yedilik çocukların yaşlarının büyütülüp asıldığı dönemin Adalet Bakanı, galiba da amcaydı… Dede Faik Öztrak ve baba Orhan Öztrak da CHP bakanları oldukları için, amcanın parti ile alâkası yok, diyemezsiniz. Darbe hükümetlerinin de “sürekli” bakanı…

Darbelerle CHP arasında ilişki kurmaya kalkan, önce hazretin soyadından başlar…

Hiç alâkası yok, Allah korusun! Ya bir de olsaydı? Allah Türkiye’yi acımış…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.