Yeni bir din!

loading
15 Ağustos, Cumartesi
£

9.64

8.73

$

7.37

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Yeni bir din!

Max Weber’in saptamasıdır: Önce büyü vardı, sonra din; şimdi de bilim, der… Nedir büyü? Rasyonel şeylere irrasyonel metodlarla ulaşmaya çalışmak! Peki din nedir? Tam tersidir… Ama lâfı dolandırmadan söylersek, din; iman etmektir. Sorgulamadan! Sorguladığınız anda zaten iman elden gidiyor…

Keith Jenkings’ti galiba “Bu bilimsellik lâfını dünyanın başına belâ eden, Karl Marx’tır!” diyen… Kendi sosyalizm tahlilini, kendiden öncekilerden ayırmak için, kendisininkine Bilimsel Sosyalizm demişti. Her şeyin “Bilimsel”i moda oldu… Materyalizm de yanlış anlaşıldı…  Skolastik kilise mantığı ile yetişmiş insanların her birinin kendisi gibi Londra kütüphanelerinde harcayacak on beş yılları olmadığından, bir kitaba imanı bıraktılar, kendisinin kitaplarına iman eder oldular.

Yakın dostu F. Engels yazar ki ömrünün son yıllarında, “ Tek bildiğim, Marxist olmadığımdır” dermiş…  (Seçme Yazışmalar c.s.234)  Ve fakat sebep oldu, düşünmeye ve öğrenmeye vakti olmayan ama değişimden yana olduğunu da göstermek isteyen bir yığın insan, aslında neyi ve nasıl değişeceğini de bilmeden, dini boşladı ama iman etmekten vazgeçip rasyonel düşünmeye başlayamadı, “bilim” lâfına iman eder oldu. Çünkü hem bilgisi yetmiyordu, hem de bilim yapacak “boş vakti” yoktu. Ahlâki durumu da dindar olmasına engeldi!

Şu lâfa bakın:

“Bu güne  ailesinden birini kaybetmemiş, şanslı bir gezegen sakini olduğum için ve doğru işleyen sağlık sistemimiz için Evren’e teşekkür ederek başlıyorum. Bu yıl Anneler Günü’ne denk gelen …’nin Doğum Günü için Annesi ….’a onu sarmalayacak sevgi enerjisi gönderiyorum. Bugünü annesinden ayrı geçirmek durumunda kalan herkese moleküllerimden biraz biraz gönderiyorum…”

Bu, ünlü bir “yıldız”…

“Allah’a şükürler olsun” dese, racona uymaz… Yediği onca halt ile Allah adı yan yana gelemez… Herkes’e da moleküllerini gönderiyor! Rica edeyim bana gelecek olanlar beyin kısmından gelmesin… Daha ünlü kısımları var, oralardan göndersin…

Kullandığı enerji gibi, molekül gibi, sinerji gibi lâkırdılar da gerçek anlamını içermiyor. Belli ki hepsini de sadece bir yerlerden duymuş ama anlamını bilmiyor, ne çare ki bilimsel de takılmak istiyor. Bilmeden bilim nasıl olacak?

Derken, Haşmet Babaoğlu’dan birşey okudum:

“Salgın dünyayı etkisi altına aldığından beri bazı kesimler doğaya üstün bir "şuur" katma; hatta bir nevi "Tanrılaştırma" çabasındalar… Gazete eklerinde, internetin sevgi pıtırcığı sitelerinde, yeni ekolojinin tapınmaya dönüştüğü mahfillerde sık sık görüyoruz... Kimi "doğa bizi cezalandırıyor" diyor… Ama bütün insanlık gün gelip hiç hesap edilmeyen bir biçimde köşeye sıkıştığında... Bu tiplerin aklına hemen doğa geliyor... İnsanlara ders veren ve gazabından kaçılamayan doğa... Bunları söylerken de "ne diyorum ben?" diye hiç sormuyorlar kendilerine.Yeter ki, "Tanrı"dan söz etmesinler, başka her şeyi putlaştırıp tapınmaya hazırlar.        Şu kesin... Yeni ekoloji bir tür "din" olmak istiyor.”

Oturduğunuz evin, bindiğiniz arabanın, giyindiğiniz esvabın, bilir bilmez herşeye müdahale ettiğiniz 300 kelimelik dilin hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. Kafa temelde Malinezya yerlilerinin “büyü” sistematiğine bağlı kaldıktan sonra…Hâlâ büyücülük, düzeyindesiniz, homo erecticus’dan kurtuldunuz ama Homo Sapiens düzleminde çakıldınız kaldınız demektir. Hiç değilseönünüze gelene vaaz vermeyin de biri size bunu hatırlatmasın, ayıp olur…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.