Tükenmeden tüketsek?

loading
13 Temmuz, Pazartesi
£

8.67

7.77

$

6.87

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Tükenmeden tüketsek?

(Dünden devam…)

Doksanlı yıllarda Türkiye’den döndüğümde, (üçüncü dönüşümdü) o zaman üniversite yaşlarında olan oğullarım dikkatimi çekmişlerdi:

“Bu millet burada ne bulursa silip süpürüyor… Tüketilmeyen hiçbir şey yok! Tüketim toplumu mu bu?”

O zaman verdiğim cevapta, anlatmıştım ki: Batılı terminoloji ile her duyduğunuzu her yere ikame edemezsiniz. Bir defa “bilimsel doğru” görecelidir. Ve hele ondan sonra “doğru” sosyal bilimlerde “izafiyetin” kendisidir. Bırakın ülkeleri, ulusları, kıtaları, her köyün ve belki de her ailenin kendi “sosyal gerçekleri” vardır, kendince! Bu bakımdan, Tüketim Toplumu denince, çılgınca tüketemeden önce, çılgınca da üreten; sonra da ürettiğini tüketen toplumlardan bahsedilir. Hiçbir şey üretmeden sadece tüketen bir topluluğu, o isimle adlandıramazsınız. Tüketim Toplumu, ABD’ye dersiniz, Japonya’ya dersiniz, G8’lere dersiniz ama Etiyopya’ya diyemezsiniz! Ne üretiyor ki ne tüketecek?

Meta üretmiyorsunuz, amenna… Ama manevi değer de üretmiyorsunuz… Üretmeye cüret eden üç beş kişinin ürettiklerini de; sanat eseri olsun, bilgi olsun her neyse, süratle metalaştırıp, en erken zamanda onları da tüketiyorsunuz…

Bu ‘tüketim toplumu’ değil… Çünkü bir ayağı eksik…

Ve doğal olarak üretmenin cefasını çekmeden, tüketmenin sefasını sürmeye kalkmak, insanı yabancılaştırıyor. Eski, yeni, kendinin zamanında ürettiği ya da sonradan başkasından çaldığı her değere karşı! Meta, sizi teslim alıyor!

“Almadan vermek, Allah’a mahsustur” der her dinden inananlar… Bu aynen tersten de doğrudur, vermeden de alamıyorsunuz… Burada yüz bin türlü geçmiş adaletsizlikten bahsedebiliriz ama şurası da güneş kadar gerçektir ki 1974 sonrasında elde ettiğimiz servetin üretilmesinde, sebepleri her ne olursa olsun, (On bir yıl sürüm sürüm süründürülmüş olmak, katliama maruz kalmış olmak, Kızılay yardımı ile karın doyurmuş olmak v.s.) harcanmış bir damla terimiz yoktu… O fiziksel olarak hak etmeden elimize düşmüş bulunan zenginlik, bizim fikrimizi bozdu… Bir şeyi ve adını koyalım refahı elde etmek için çalışmanın ve bir şeyler üretmenin gerekli olduğuna dair doğal kural, burada işlememeye başladı! İlk kuşak, yani ondan öncesini de yaşamış nesil, bunun kolaylığını çalışmanın zorluğuna tercih etti, eyvallah! Ama ikinci kuşak bunu gerçek sandı çünkü öncesini bilmiyor, yaşamamış! Bu “yalancı dünya”nın içine doğmuş… Asıl korkunç olan da budur…

Yahu tarih boyunca dünyanın her tarafında insanlar kendi değerlerini yargılarken, kendilerini ürettikleri ile yargılarlar! Burada meğer biz bu temel ölçütü yitirmişiz! Kendimizi, ürettiklerimizle değil; tükettiklerimizle yargılar olmuşuz!

Değerini ürettiğinde değil, tükettiğinde arayan aymaz bir topluluk var ki toplumun azınlığı değil…

Hiç ihtiyacı bitmez… Hep sahip olduğunun daha çoğunu, daha büyüğünü ister… Her alanda…

“Bu insan davranışıdır” denilebilir… Evet, öyledir! Ama normal insan, bir şeye sahip olmak için onu üretecek emek harcaması gerektiğini bilir ve ona göre çalışır… O değeri üretmeye uğraşır… Yok! Bizimkiler her şeyin, doğuştan edinilmiş bir hak olduğunu zannedip, çırpınıyor… Başkasının ürettiğini yutacak! Yutamayınca da dünya âleme sövecek…

Kendi üretemediği maddi değerleri tükete tükete, iş geldi başkasının manevi değerlerine de el koyup, onları da tüketmeye dayandı… Hem camiye gider, hem kiliseye!

Dünkü yazı ile bunun ilişkisi?

“Bu çağda bilgi de metalaştırıldı” dedik ya? Doğmuş olmakla her şeyin sahibi olmaya hakkı olduğunu sanan bu cühela kesim (ki azınlık değil) doğmuş olmakla bilginin de sahibi olunabileceğini sanmaya başladı. Bir şeye sahip olmak için, ayrıca çalışmış olmanın bir gereği yok!

Umarım ki bunun böyle olmadığını anlamak için, çok ölü vermeyiz…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.