Sırtarmak

loading
5 Ağustos, Çarşamba
£

9.25

8.37

$

7.04

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Sırtarmak

Son yıllarda bizde bir şapşal siyasetçi türü ortaya çıktı! Veya siyaset iddialısı diyelim…

Bizi zamanımızın İstanbul’unda “Altı kaval, üstü Şişhane” diye bir lâf vardı! Tam o hesap… Bir şey söyler, ama tam zıddını yapar ve her durumda da haklı olduğunu sanır! Öyle zanneder… Vahim olan da bu…

Beyni köşeli sınırlarla limitli olduğu için bir dediği ile öteki arasındaki bağlantıyı, düşünemiyor. Önce peşinen, doğarken ezberlediği on lâftan biri olan “ aslolan partidir, kişilerin ne önemi var?” deyip, kendini peşinen solcu kabul ediyor.  Kendine göre ama ha! Hiçbir başka kritere ihtiyacı yok! Yani örneğin Arjantin’de yaşasa ya da Bolivya’daki bu söyledikleri ve yaptıklarının hangisi ile sol görüşlü diye tanımlanacak? Oysa Lenin “ Bir kişinin niteliği hakkında karar verirken an son güveneceğiniz ölçü, onun kendi hakkındaki görüşleridir” derdi ama hatırlatsan, sana “ modası geçti” der… Yeni moda ne? Sorma! Kafasını çevirir de yürür… Bilmiyor! Öğrenmeye de niyeti yok… Sebebini ve bu lâfın esbabını başka yazıda yazarım…

Ondan sonra, sosyal hayatta ve hele siyasette, doğrunun bırakın kıtalar arasında, aileden aileye bile değişebilecek göreli bir kavram olduğundan bihaber, dünyanın her tarafında siyasetin, kendi doğduktan sonra ve kendi gibi yapılmaya başlandığını ve entelektüelizmin her aşureye nohut olmakla mümkün olduğunu sandığından, ABD’deki başkanlık seçimlerinde taraf oluveriyor. Ama ABD iç politika hayatının kendi beyin köşeleri ile ilgili olmadığını düşünemediğinden, sanıyor ki orada da bizim kabilede olduğu gibi iki büyük partiden biri sağcı; öteki de solcudur, elbette ki! Başka ne olmak ihtimali var?

Ve “tabiatıyla”, tavrını ve tarzını da “solcu” sandığı Demokrat adaylar üstünde çırpınmakla ortaya koyuyor. Bunlar, Clinton’u sosyal demokrat zannediyorlardı… Obama’yı da… Eskiden de Kennedy solcuydu, emperyalizm adamı vurdurdu, sanan aptallar var! Şimdi da Biden!

Bir yandan Küba’nın sağlık sistemini abarta abarta anlatıp över, öte yandan Küba’da bu şimdiki düzen kurulamasın diye Domuzlar Körfezi Çıkarması’nı yapıp yenilen Kennedy’nin partisinin şimdiki adayına gönül düşürür! Bilmiyor ki Kastro o körfezde ABD Demokratları’nı kumlara gömmeden önce Küba’da toplam 6 hastane vardı, “Demokratik” Kennedy’yi yendikten sonra, şimdi 200… Yenemeseydi, 6 belki de 4’e inecekti…

Hadi diyelim ki Vietnam halkını ve önderi Ho Şi Minh’i, “eski moda tutucu komünist” diyerek “post modern” dünyaya yakıştırmaz, ağzına almaz! Elli sekiz bin Amerikalı asker öldürdü şerefsizler. “Bağımsız kalacağım” diye insan öldürülür mü? Bırak o seni bire kadar kırsın, sen de kınama bildirisi yayınla! Barışçılık onu emretmez mi? Eder!!! Bırak adam memleketinin doğasını bile değiştirecek bombalar atsın sana… Sen de ona karşı tetik mi çekeceksin? Vicdanın da mı yok, bre hey medeniyetsiz? Vicdani red yap, çık otur açlık grevine, bir da kınama bildirisi, tamam değil? Utanmaz! “Öldürecen genni?”  Bu medeniyetsizler savaştı, öldürdü… “Vietnam’da barış engellenemez” demediler… Onun için sevmez onları, adlarını ağzına almaz! Ama o yandan “İki üç daha fazla Vietnam” diyen Che Guavera’nın güzel yüzünü de poster yapar, göğsüne asar! Dudakları güzel, ne yapalım… Amenna ama ayni adamı tutuklu iken katledip, kafasını ve ellerini kestirerek gövdesinden ayrı gömülmesini emreden Lyndon Johnson’un partisinin, şimdiki adayını da “ilerici” zanneyleyip, onunla da yanak yanağa fotoğraflar çektirir…

Daha ileri gitmeyeceğim… Lâfın devamının nereye kadar gidebileceğini, okurun hayal gücüne bırakıyorum. İyi ki Clinton’a rast gelmedik…

Vietnam Savaşı’nı Demokrat Johnson’un başlatıp, Cumhuriyetçi Nixon’un bitirdiğini bilmediğinden o zehaba kapılır ki ABD’de seçimi Cumhuriyetçi Trump kazanırsa, dünya savaşı çıkar ama Demokrat Biden kazanırsa, dünya güllük gülistanlık olur!

Bu şaşkınlıkla, Hillary Clinton’un bu bizim doğarken ezberlediğimiz on slogan çerçevesinde, bizim kabul eylediğimiz gibi bir “demokrat” olmadığını anlayacak kadar düşünemediğinden, (çünkü adını Demokrat koymuşlar partisinin, biz napalım?) Amerikan Neo-John’larının (New York Times köşe yazarı Jonah Goldberg bunlara “güler yüzlü faşistler” diyor, ben onun yalancısıyım!) her türlü hile ve desisesinin, yerel işbirlikçisi konumuna yükseliyor ama “solculuk” adına…

Hiç mesele değil! Mussolini de İtalyan Sosyalist Partisi gazetesi Avanti’nin başyazarıydı. Faşizm’i “yeni bir sol program” diye sunduydu dünyaya…

Hoş bunlar da “paydaş, paydaş” diye diye, Korporatif Yönetim Sistemi’ne giden yola taş döşüyorlar sevabına ama sistemi Mussolini’nin icat ettiğini bilmedikten sonra, ne gam? Nasılsa Amerikan liberallerinin 2. Dünya savaşı öncesi idolünün Mussolini olduğunu da bilmiyorlar. İtalyanlar herifi vurup baş aşağı asınca, adını söyleyemez oldular! Lâf buraya gelmişken, hem Chau Bella söylerler, hem Chau Bella’nın sövdüğü nizamı önerirler… Paydaşları ile… Bilmiyorlar! Öğrenmek de istemiyorlar… Öğretmeye kalkana da sövüyorlar…

“Nihai ve mutlak gerçek, benim bildiklerimden ibarettir… Ben bilmiyorsam, yoktur”!

Amerikan Demokratları’nın bu memleketteki en sıkı kankasının kimler olduğunu, ben yazmıyorum, siz düşünüp bulun… Biraz solculuk edin…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.