"Gelecek, geçmişe benzer! Suyun suya benzediğinden çok"!

loading
9 Ağustos, Pazar
£

9.51

8.60

$

7.29

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

“Gelecek, geçmişe benzer! Suyun suya benzediğinden çok”!

Niyazi Berkes hoca, Unutulan Yıllar’da anlatır: Elli sene Kıbrıs’a uğramadıktan sonra ilk geldiğinde gitmiş Sultan Mahmut Kütüphanesi’nde eski el yazmalarına baksın… Bizim “ilericiler” kendisine demişler ki: “ Sizin gibi aydın bir adamın eski yazılara bakmasını, hiç yakıştıramadık”! Bir daha da gelmedi galiba! Canterbury’de öldü, orda medfundur.

E.H. Carr mıdır? Yoksa Tosh mudur? Şu anda aklımda değil ve kitap da bakmak istemiyorum…Lucién Febvre da olabilir… Bir tanesi de der ki: “ Bir iddiası olmadan tarih yazmaya oturanı ciddiye almayın… Fakat, bulduğu tarihsel olgular başlangıçtaki tezini doğrulamıyorsa, tezini değiştirmeyen adama da tarihçi demeyin!” (Mealen)

Defalarca yazdım, söyledim: Ben Kıbrıslı Türkler’in Tarihini (Kıbrıs’ta Ulusal Sorun ile birlikte dört cilddir affedersiniz) yazarken, kendimce yaptığım bir tarih metni ortaya koymak değil, politik tavrımı izah eden bir tahlil yapmaktı. O zamanlar Kıbrıs Türk Solu içinde etkin bir AKELci kanat vardı! Biz de onlara karşı idik… Şimdi ölmüş yoldaşları tartışma konusu yapmayayım, isim vermiyorum… Bilen, biliyor… O zaman için son yirmi beş yılı ayrı ayrı yaşamış, ayrı pazarlar oluşturmuş, kültürü, dili, dini, gelecek tasavvuru farklı iki ayrı halkın, tek bir devrimci örgütte mücadele edemeyeceğini anlatırken, “ayrılığın” aslında 450 yıllık bir “farklılık” olduğunu ortaya koymak zorunda kalmıştım. Birinin bayramı, ötekinin felâketi… Nasıl “ortak” kimlik?

Bilen bilir… Solda bu önemli bir tartışmadır, dünya çapında… “Yahudiler ayrı örgütlenmelidir” diyen BUND’u, Lenin yerden yere vurur… Ama öte yandan da “Biz niye Alman işçi sınıfından ayrı örgütleneli? Alman yoldaşlarla bir parlamento içinde, az da olsak, haklarımızı savunabiliriz! Bölücü olmayalım!” diyen Polonyalılar’a da “ Bu kadar acınacak halde olmasaydınız, çok komik olabirdiniz” der…

Yâni? Yânisi şu: “ Ben başka bir millettenim çekilin oyanı” diyen kadar, “Ben proletaryayım, varsın çoğunluk beni aşağılasın, katletsin, dikkate almasın! Önemli olan birliktir” diyen de ortaya sol bir görüş koymuş olmuyor! İlki şovenizm yapıyor, ikincisi düz aptaldır…

Dolayısıyla, biz o iddiayı ortaya koyarken, oturup da bin sayfa yazınca bizim “arkandaşlar” cevap veremediler, betlerine gitti… Hemen bir slogancık patlattılar: “ Bu eski meseleleri konuşmanın bu gün barışa ne katkısı olur? Bırakın tarihi! Yarına bakalım hep beraber…”

Buna da “Yahu Marxizm artı değer teorisi ile tarihsel materyalizmdir. Bir ayağı topal siz nasıl sosyalistsiniz?” dedik… O da ağızlarına tıkandı…

Şimdi aradan otuz sene geçti, manzara da değişti… Artık cehaleti yüzüne vurulanın, “Marx’ın modası geçti, biz sosyal demokratık” deme lüksü de var! Çünkü sosyal demokratların da Marxist olduğunu bilmiyor… Ne Bernstein’dan haberi var ne Kautsky’den… Ne Lieibknecht’en… Kafaya zeytin dalını sardı, geldi mitinge oldu sana solcu ve dahi barışçı! Sosyal demokrasiyi Ecevit kurdu sanıyor…

Onlardan bir tanesini geçen gün yakaladım gene “ Tarihi bırakın, geleceğe bakalım!”

Tarihte ne savunduysa halâ ayni şeyi savunan herifin karşısında “tarihi bırak”ırsan ne olur?

Onun da cevabını İbn-i Haldıun’dan yazalım:

“Gelecek, geçmişe benzer! Suyun suya benzediğinden çok”!

Ulan, Goşistliği bile payimal ettiniz, Allah müstehakınızı vermeye…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.