Modalar moda oldu…

loading
27 Ekim, Salı
£

10.67

9.66

$

8.17

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Modalar moda oldu…

Modaları sevmem… Giyimde kuşamda, saç tıraşında falan değil…

Düşünce dünyasında, sade suya tirit moda “düşünceleri” (!) herhangi bir ciddi düşünceyi de modadır diye savunur gibi yapanları da…

Fransa’da Macron, Avusturya’da da o adını bile ezberlemeye gerek duymadığım faşist oğlancık seçim kazanınca, bizde de “gencim” demekten başka hiçbir sermayesi olmadığı halde siyasette yer tutmak, adam yerine konmak, toplumun tepesine çıkmak hevesine kapılmış bir oğlan, sosyal medyada bayram yapmış, “darısı başımıza” demek istemişti. Hemen unuttunuz ama beş sene önceki seçimlerin moda söylemi “doğmakta geç kalmış olmayı” bir meziyet olarak pompalamaya yönelikti. Hem demokratçılık oynayacak, hem de sadece gençtir diye faşistleri destekleyecek!

Sade o zemin ve iddia ile seçim kazanmanın mümkün olduğu çünkü seçim denilen aksatanın en moda faaliyet ama sonrasında sefil olunduğunun yaşayan örnekleri ortalıkta geziyor ama o bahsettiğim ayni oğlan, “Ulan oğlum haltettik! Bu işi bilmiyormuşuz!” deyip susacağına, dün gene facebook sayfasında fetva veriyordu! Aradan geçe geçe beş sene geçmiş ama bu defa da mevcut adayların en ihtiyarını destekleyen bir paylaşım! Gülelim mi? Ağlayalım mı? Yoksa hakkettiği muameleyi yapıp, ciddiye mi almayalım? Ben öyle yaptım… Sildim…

Hiç ilgisi olmayan bir Portekizli karışınca “müdahale” değil ama konunun en önemli taraflarından birinin dışişleri bakanı bir açıklama yapınca, “müdahale”! Halâ bunu yiyen var mı?

Basra’da şehrin suyunu keserek çöl sıcağında çocukları susuz bırakarak,  babalarının teslim olmasını sağlayan post modern zamanların Yezid’i, İngiliz’in; Londra’da sokak kedileri için kenara köşeye, su koymasını modernlik sanıp, moda etmeye kalkanlara sinir oluyorum örneğin… İnsan sevmiyor ama hayvan seviyor! Kedileri acıyor ama çocukları acımadı… Çünkü Arap’ın çocuğu, İngiliz’in sokak kedisi kadar değerli, değil! Sami Yenidüzen arşivini kaybetmemiş olsa rahatça yirmi yıl önce yazdığım köşe yazılarını bulup, yeniden yayınlayacağım. Şehirlerarası yollarda kedi-köpek görünce arabayı üstüne sürüp spor olsun diye çiğneyerek, parçalanmış leşini de çürüyene kadar öldürüldüğü yerde bırakan, başka bir halktı çünkü… Onlar Mars’a göçtü, yerine bu yeni “hayvansever” Evroppalı nesil geldi… Modadır, koymayın… Sevdiğinden değil… Öyle görünmekten hoşlaştığındandır…

Daha öyle modalar duyuyorum ki yazmaya hicap ederim, kalsın…

Kafaya zeytin dalı sarıp sokağa atılmakla “ barışçı” kesilme modasına da gülmezseniz, asabınız bozulur! Ne zamandan beri bu kafayı edindin be sör? Hayatın boyunca bu memlekette barışın egemen olması için ne bedel ödedin? Yazdığın bir bildiri için faşist dönemde mahkemeye verilip yirmi yıl polisten fellik fellik kaçmışlığın var mı, örneğin? Memleketten sürüldüğün? Cumartesi günü daireler kapalı iken telgraf emri ile işten atılmışlığın falan? Senin güney yönüne bakmaya korktuğun günlerde, gidip gelip görüşmeler yaparak, hakkında dosyalar yazdırmışlığın falan? Da bütün bunlara katlanmış birinin, şimdi “ Yahu anlaşmayan federasyon istemediğini açıkça söyleyen Kıbrıs Rumları’dır! İki lâf da onlara söyleyin…” demesine hastalar oluyorsun? Moda değil diye mi? Yoksa ne söylemen lâzım geldiğini bilmemekten mi? Ya da “ticaretin” mi bozulur?

Korona modalarını da yazacaktım… Yer kalmadı… Pandemi lâfını hayatında ilk defa 2020 Nisan ayında duymuş henüz anlamını da anlatamayan “uzman”ları falan… Fetva veriyorlar ama… “Grip gibi bir hastalıktır yavu”… “Herkes bulaşacak, kaçarı yok”! Dün nette bir klip dolaşıyordu… Koronalı bir hastanın, nefes almak için nasıl çırpındığını gösteriyor… Kırk yıllık hekimim, yüreğim kaldırmadı seyretmeye… Çok ölmekte olan hasta başında bulundum, böyle bir solunum zorluğu meslek hayatım boyunca görmedim… Beddua mı edelim? Allahtan size de öğretmesini mi dileyelim?

Bir susun yahu… Bilmediğiniz konularda konuşmayı bir bırakın… Ne iseniz bir öyle olun, öyle görünmekten korkmayın…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.