KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI

Federasyon kimin tezi?

Yayın Tarihi: 21/10/20 07:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+

Gürültüsünü kolay atlatamayacağımızın anlaşıldığı son seçim kampanyasında, Mustafa Akıncı ve özellikle seçimi sadece destekledikleri aday kazanırsa hazmedecek yapıda “demukraat” lar oldukları görünen, müntesipleri, en büyük lâkırdı bombardımanını, “federal Kıbrıs” üzerinden yaptılar. Duyan da sanır ki “federal bir Kıbrıs”kavramını kendileri icat etti, Mustafa Beyi olmazsa olmaz… Oysa tarif edip kabul ettiklerine de bakarsanız, aslında hazmettikleri de üniter bir devlette bir azınlık olmak! Benim  hazmedip, affedemediğim de bu…Bunun da sebebini yarın anlatırım…

Oysa…

Kıbrıs Sorunu’nun çözümü için ilk defa federasyon öneren kimdir, biliyor musunuz?

Belki şaşırmayacaksınız ama  mekânı cennet olası Türkiye Dışişleri Bakanı, Fatin Rüştü Zorlu’dur! Muhatabı, Yunan Dışişleri Bakanı Averof… Yer: BM Binası New York… Tarih: 4 Aralık 1958… (  RICHTER. Çağdaş Kıbrıs’ın Kısa Tarihi s. 153 Galeri Kültür)

Averof, kendisinin böyle bir çözüme itirazının bulunmadığını, ama Kıbrıslı Rumlar’ın bunu katiyyen kabul etmeyeceklerinden dolayı adını koymamalarını söylemiş! İki eşit arasında bir federasyon kurmaktansa, “idari” bir federasyon kurup, %18 nüfuslarına karşın, Türklere hükümette %30 pay vermeyi önermiş. Zorlu da bunu kabul etmiş! Nitekim  Kıbrıs Türk Gazetelerinden Bozkurt, 18 ve 20 Şubat 1959 tarihli sayılarında adada  “idari bir federasyon” kurulmakta olduğunu yazmış.  (AKEL Milletvekili Niyazi Kızılyürek arkadaşımız… Bir Hınç ve…. S. 260)

Yabancı yazarlar da  Kıbrıs Cumhuriyeti’nin idari bir federasyon olduğunu ve Rum komşularımızın bunu sindiremediklerini yazıyorlar. (Brendan O’Malley –Ian Craig. Kıbrıs Komplosu s. 126. Khora Yay.)

Nitekim, anlaşmaları imzalayıp, anayasasını da yazdık ama yeni Kıbrıs Devleti’ni kurduğumuzun ertesi günü, Rum patriyotlarımız, Türklere bu kadar hak verilmesini asla kabul etmeyeceklerini dünya aleme ilan edip, faaliyete başladılar. Bunun sonucunda üç yıl içinde devlet ortadan kalkıp, çatışmalar başladı. İki halkın arasını bulmak üzere ABD’nin de dahli ile 15 Ocak 1964 günü Londra’da toplanan konferansta, Kıbrıs Türk tarafını temsilen Rauf  Denktaş, “idari” sinin işe yaramadığının ortaya çıktığını belirtip, “Kantonal Federasyon” istedi. Tabii kabul görmemek bir yana, kendisinin adaya girişi de yasaklandı, sürgün edildi…

Dört sene sonra yapılabilen Toplumlararası Görüşmeler’in bu sütunda tefrikasını yazdım. 1974 yılının 15 temmuz günü EOKA’nın yaptığı darbe ile o gün yapılması gereken ama yapılamayan görüşmeye kadar, KıbrısTürk tarafının talebi, adada bir federasyon kurmaktır. Kliridis’I, Vasiliu’yu, Rolandis’i, Polis Poliviu’yu okuyun, hepsi de bunu anlatıyor ve her çözüm aşamasına gelindiğinde, Makarios’un “sallayıp” anlaşmayı torpillediğini anlatıyorlar.

Savaş çıkıyor… Birinci harekât…

Ateş kes ilan edilip, Cenevre’de toplanılıyor… Türkiye’nin teklifi: Gelin bir kantonal federasyon kuralım! Yunanistan, Kıbrıslılar olmadan buna karar veremeyeceklerinden bahisle kabul etmiyor. İki hafta sonra Denktaş ve Kleridis’in de katılımları ile bir daha toplanılıyor! Türkiye eski teklifinde ısrar ederken, Denktaş, “bir dakka” diyor, “şimdi artık kantonal federasyon bize yetmez, coğrafi iki bölgeli bir federasyon talep ediyorum…” Badriodiler reddediyor, bir daha savaşıyoruz…

1975 Denktaş-Kliridis Viyana Görüşmeleri, 1977 Denktaş- Makarios, 1979 Denktaş – Kiprianu Doruk Anlaşmaları… Türk tarafının talebi: İki bölgeli, iki toplumlu, eşitliğe dayalı bir federasyon! Makarios 1977’de bunu görüşmeyi kabul edince, 40 senedir sürdürülen görüşmeler…

Mecliste “oybirliği” ile kabul edilen Perez de Cuellar Belgesi, Rauf Denktaş’ın 100 maddesinden 92’sini kabul ettiği Galli Fikirler Dizisi, referandumda halkın %65 oyu ile kabul edilen Annan Planı… Tümünün de öngördüğü, federasyon…

Bu arada Kliridis’in, Vasiliu’nun, Rolandis’in, Poliviu’nun “zamana oynadıkları ve bunun yanlış olduğu” ile ilgili söyledikleri, yazdıkları…

Ve kırk yılın sonunda, Crans Montana’da Anastasiadis’in söyledikleri, yaptıkları… BM Genel Sekreterine “ Mr. Anastasiadis just doesn’t want” dedirtmesi…

Arkadaşlar, siz bu sürecin hangi noktasında ve neresindeydiniz ki siz olmayınca olmazdı?

Sadece boş lâkırdı ile propaganda yapıp da seçim kazanmayı beklemek hakkı da var tabii ama kaybedince de sineye çekmeyi bilmek gerek… Fadarsyon, Türkiye ile Kıbrıs Türk Sağı’nın tezidir…

Hallenip, dövünmeniz, bir kısmınızın Annan Planı’na da hayır demiş olmanızı unutturmuyor…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Doç. Dr. N. BERATLI yazıları